KAYBOLAN BABIÂLİ’NİN ARDINDAN: Biraz da kaybolan Babıâli’nin ardına düşelim mi, ne dersiniz? 1990’lardan itibaren, eski Babıâli adım adım kaybolup gitti. Şimdinin en genç gazetecisini karşınıza alıp sorsanız; size hiçbir şey anlatamaz eski Babıâli’den…Kentin epeyce uzak semtlerindeki plaza’larda, center’lerde üslenmiş günümüzün gazetelerinden bahsedebilir ancak… Biz şimdi, ilk yıllara gidip, işin başlangıcına bakalım: Banliyö trenlerindeki, deniz hatları...
Son Yazılar:
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Kategori: Manşet
Yapay Zeka Sosyolojisi Notları: Yapay Zekanın Ayrımcılığı ve Yanılabilirliği
Yapay zekanın ayrımcılığı ve yanılabilirliği, bir başka yapay zeka sosyolojisi konusu.(1) Çekik gözleri ya da koyu tenleri tanımayan gümrük teknolojileri ilk akla gelen örnek. Bir diğeri, işe alımlarda yapılan ayrımcılıkları yapay zekanın da benimsemesi, çünkü sonuçta beslenilen veri ayrımcı. Sözgelimi, kadınların ‘geleneksel’ olarak alınmadığı önceki işe alım süreçlerinin verileriyle beslenen yapay zeka aynı ayrımcılıkları yapıyor....
SALLY RONNEY’İN NORMAL İNSANLARI, NORMAL MİDİR?
Hemen her birimiz, günlük dilin sınırları içinde, aile bireyleri arasında, sokakta, iş yerinde, sosyal ortamlarda “normal olmak, normalim, normal değilim, bu normal değil, sen normal misin, ben neden normal biri gibi olamıyorum vb. ” dilsel ifadeleri sıkça kullanır ve “normal” sözcüğünü farklı bağlamalar içinde tartışırız. Bununla birlikte sözcüğün taşıdığı, işaret ettiği anlamsal kodlar ile ilgili...
Aldous Huxley: “İnsanlık, kişiliğini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya” (Türkçe Altyazılı)
Cesur Yeni Dünya romanı ile tanıdığımız Aldous Huxley, 1960 yılında Hollywood’da verdiği röportajda insanlığın kişilik kaybı yaşadığına dikkat çekiyor. Bunun yanında Huxley’in edebiyata, siyasete, İngiliz mizahına ve daha bir çok şeye değindiği hoş bir sohbet izliyoruz. Çeviri: İlker Kocael
Slavoj Žižek: Beyaz Liberaller Neden Kimlik Politikalarına Bayılır? (Türkçe Altyazılı)
Çeviri: Koray Kırmızısakal Redaksiyon: Öznur Karakaş Slavoj Žižek, daima beyaz utancı yaşayan liberallerin aslında daha sinsi bir ırkçılık yaptığını, çünkü kendilerini her şeyin ölçüsü olarak kabul ettiklerini söylüyor. Bu yüzden liberaller, kimlik politikalarına bayılırlar diye ekliyor. Türkçe altyazı için CC’ye tıklamanız yeterli. Kanalımıza Kreosus veya Patreon üzerinden destek olmayı unutmayın: https://kreosus.com/terrabayt https://www.patreon.com/terrabayt
Nehir (Şiirler)
George Szirtes Macar – İngiliz şair ve çevirmen. George Szirtes İngiltere’nin önde gelen, çağdaş şairlerinden biridir. Macar asıllı şair 1948 yılında Budapeşte doğmuş. II. Dünya savaşının son yıllarında ailesiyle birlikte toplama ve çalışma kamplarında hayatta kalmış, 8 yaşında bir göçmen olarak İngiltere’ye gitmiştir. Szirtes’in ilk şiirleri 1979 yılında İngiltere’de yayımlanmaya başlamış. Aslında sanat eğitimi...
EFLATUN NURİ’NİN ANILARINI NE YAPMIŞSINIZ BÖYLE?
KARİKATÜRÜ OYA GİBİ İŞLEYEN ADAM 1968 güzüydü… Orhan Müstecaplıoğlu’nun Laleli’deki atölyesine, ilk kez gördüğüm bir adam çıkageldi. Ufak tefekti, bir ayağı aksıyordu, gözlerinden muziplik okunuyordu, gözlüğü burnunun üstüne gelen yerden kırılmıştı, (iğreti şekilde tutturduğu kırılan yerini yaptırmak için beni gözlükçüye gönderdi), çizgilerinden imzasını tanıdığım karikatürist Eflatun Nuri’ydi bu… Orhan Müstecaplıoğlu ile gençlik arkadaşıymışlar. Sarıldılar, öpüştüler...
Michel Foucault: Marksizm düşmanı sahte bir solcu mu? (2. Bölüm)
Filozof Gabriel Rockhill’in The Philosophical Salon için yazdığı yazıdan çevrildi. Türkçesi: İlker Kocael Yazının ilk bölümü:https://ekdergi.com/michel-foucault-marksizm-dusmani-sahte-bir-solcu-mu-ilk-bolum/ 1970’lerde ve 1980’lerin başında, Foucault’nun değişken siyasi yönelimi muğlak solcu yörüngeden iyice saptı. Geçirdiği evrimin birçok açıdan André Glucksmann’dan çok da farklı olduğunu söyleyemeyiz, kendisi bu dönemde Foucault’nun en sık siyasi iş birliğine girdiği kişilerdendi. Elit muhafazakâr akademik çevrelerden...
METAFOR: EMPATİ YETENEĞİ
Aziz Augustinus’un devleti tanrının yeryüzündeki temsilcisi olarak görmesi/ göstermek istemesi hangi düşünce katmanlarından oluşmuştur ve Augustinus, klasik metafor bilgisinden bakıldığında devleti tanrının hangi özelliğiyle yan yana getirmek istemiştir? Devlet, temsil için tanrının hangi özelliklerine sahiptir? Çok şey söylemeye, yorumlamaya açık bir konumdur bu, metaforun doğası gereği ama nihayetinde bu nominal metafor bizi şuraya getirir:...
Gabriel García Márquez: Yüzyıllık Yalnızlık Üzerine (Türkçe Altyazılı)
Gabriel García Márquez, eseri Yüzyıllık Yalnızlık ile büyülü gerçekçilik, edebiyat ile sinema gibi konular üzerine konuşuyor. İspanyolca videoya gömülü olan İngilizce altyazı, Türkçe altyazının rahat okunabilmesi için bulanıklaştırılmıştır. Çeviren & Hazırlayan : Mehmet Sait Şener Twitter: @dolgwol









