Orhan Koçak için Her şey çabuk unutulur buralarda. Uzun, ama adsız biter ovaların kekeme tarihi. Bir yılkı atının kör menzili olur ömrümüz Kurdun kuşun ağzında, tanrısız ve korkak. Sonrası, arabesk bahçelerde bir oturak cumhuriyetidir! Toz, ter, pasaklı bir güneş ve suikast… Kurdun dişindeki kan emzirir sırtımızdaki darağacını. Yerli ve derin odalarda, yeni barbar Durmadan aklıma...
Son Yazılar:
Moksvin (Öykü)
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
Ana Sayfa
Mustafa Eroğlu
Yazar: Mustafa Eroğlu
SON MEKTUP (ÖYKÜ)
Bir fotoğrafın kalmış bende. Geç bir hazan zamanı olmalı. Yanına, yörene bakıyorum. Her şey, siyahla beyazın bir felaketten artakalan çığlığı. Hiç düşünmüş müydün, niçin en güzel şarkılar, bir fısıltının tekinsizliğini sezdirenlerdi? Sağında, kurumuş bir incir ağacı var. Ağacın dallarından biri omzuna değiyor. Bir ölünün yırtık kefeninden dışarı sarkan kuru, soğuk elini nasıl da andırmış o...

