Ana Sayfa Manşet

Kategori: Manşet

Yazı
KÂĞIT KÜLLERİ (ŞİİR)

KÂĞIT KÜLLERİ (ŞİİR)

Külleri düşünme, yağmuru emdiğinde yeryüzü toprağı düşün, çamuru ve taşı ve gazel isyanını bildiğini yaz diyen sevecen sesi annemin, uyarı yangınlar gaflet suçu yağmacı yobazlığın, yazık kin kuyusunda aymazlığın coğrafya-tarih atlası evreni düşün, tüm yanılgıların, yatağını sırların ağaçların ruhu beyaz olur, kâğıt gülleriyle aynı yanan yazgı, yanan yazı böcek cesetlerini belle köz kızılı taşıyor gözelerinde...

Yazı
ben de bir zaman diyâr-ı zencli idim’in şiirinin şiiri

ben de bir zaman diyâr-ı zencli idim’in şiirinin şiiri

annem, o bıçağ alma dedi eline. ya kendini öld ürürsün ya da başkasını. ben annem              i öldürdüm. bıçakla da değil; anne mle*. yavaş bir blues şimdi. elmore james. late hour s at midnight. gitarla çalmıyorum bu parçayı. ç aldığım şey bıçak. mızıka gibi üflüyorum meret i; üfler gibi diyâr-ı...

Yazı
SANATTA ESTETİK VE ELEŞTİRİ

SANATTA ESTETİK VE ELEŞTİRİ

Felsefe, metafizik, epistemoloji ve etik gibi kapsamı geniş olan konular “akılcı eleştirel düşünce” alanı olarak incelenebilmektedir. Estetik sanat felsefesi ve sanat kuramı terimleri birbirleri ile örtüşebilir, fakat eş anlamlı değillerdir. Genellikle “estetik” kelimesi sanat felsefesi ile eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Sanat felsefesi, sanatın doğasını, tanımlamalarını ve güzelliğe verilen tepkileri incelenmektedir. Etik ve estetik arasındaki ilişkileri,...

Yazı
Şair ve Şiir Dilinde İklim

Şair ve Şiir Dilinde İklim

Hisler, İlham ve Edep nazarında şiir dili ve çeviri sorunsalı   Şiir ederini, edebini ve haddini kabul etmek için konuyu delilleri ile ortaya koymamız gerekir. Şiirin konuşma dilinden ayrılan özelliği, sadece kalemin rengi yani edebi dili değildir. Şiirin şiir olarak görülmesi için kaleme dökülme esnasındaki edebi dili dışında his ve ilham gerçekliğini de bilmek gerekir....

Yazı
deli gibi yoksun burada (şiir)

deli gibi yoksun burada (şiir)

karıncalanıyor aykırı yanım senden kaçtım, kendime tutsağım sabır yok fıtratımda ne yapayım en çok kendimden alacaklıyım     yapılacak şeyler yapışıyor günüme üstümde yıkık bir devrin dijital sarhoşluğu ne içsem yetmiyor, nereye gitsem eksik ne olacak bu hâl, arzımın devri bükük aynı kelimeler tuzak, uyuşturucu yasak aynı şarkılar aynı sensizlik seni sevmek nasıl tumturaklı debdebe...

Yazı
SEN İYİ MİSİN? (ÖYKÜ)         

SEN İYİ MİSİN? (ÖYKÜ)  

Sınav kâğıdı elimde ve ben sınav başladığından beri hiçbir şey yazamadan öylece duruyorum. Sorulara nereden başlayacağımı kestiremiyorum. Zaman kavramını hepten yitirdim. Süremin ne kadarını harcadım, geriye daha ne kadar vaktim kaldı onu bile bilmiyorum.   Çok çalıştım oysa. Bugünlere gelmek için resmen gece, gündüz, hafta sonu demeden sürekli çalıştım. Kendiliğinden gelişen fırsatları ve elimdeki tüm...

Yazı
ÇAY’A DÜĞÜN YAPTILAR (ŞİİR)

ÇAY’A DÜĞÜN YAPTILAR (ŞİİR)

Düğün  kurdular  çay’a,  çay  demleyip  gelene Hani  döş  nerde  kumbar,  dombasızdan  bize  ne Yarı- açık  çek  yazdık  sünnetsizin  fesine Eniştenin  yasına  beyaz  giydi  serseri Kıl  kerime,  kem  halayık,  bizler  şor’duk  onlar  ayık Çalab’ın  gacısı  Kamber,  tad  özürlü  yakmaz  biber Neler  neler  dediler  de  sıyırmadık  yüzüğü Kokoroz’a  aç  horoz!  Hotoz  elvan,  kız  ezik Hem  bol  geldi ...

Yazı
Büyük “Soğuk Devrimler” Çağının Mizantropist Kipleri

Büyük “Soğuk Devrimler” Çağının Mizantropist Kipleri

Özgürlük ve görece eşitlikle, ama aynı zamanda derin yalnızlık ve umutsuzlukla ișaretlenen bir “soğuk devrimler” çağında yaşıyoruz. Bu çağda özgürlük çimentoda bir kelebek izlenimi veriyor. Soğuk Devrimler aşağıda bir kralın şarkı söylerken, yukarıda bir Tanrının öldüğü bir post-politik ve post-tarih zamansallığın içine yerleştirilmiș gibi duruyorlar. Bu denemede sıklıkla kullanacağım “post-politika çağı”, hiyerarşilerin, kurumların ve kültürlerin...

Yazı
LEYLA’NIN KARDEŞLERİ

LEYLA’NIN KARDEŞLERİ

Eski romanlarda gördüğümüz ve okuyucuyu sıkmadan doğal akış içerisinde verilen detayları günümüz romanlarında pek göremiyoruz. Gereksiz ayrıntılarla sayfa kalabalığı yapmak başka bir şeydir, detaylara can verip okuyucuyu içine çekmek başka bir şeydir. Öyle sanıyorum ki modern romancılar bu gerçeği hiçbir zaman aklından çıkarmamalı. Detay verecek edebi kudretimiz yoksa fazla açılmadan kıyıda yüzmek ayıp değildir. Bu...

Yazı
“YÜKSEK SANAT”  VE GÜÇ ODAKLARI

“YÜKSEK SANAT” VE GÜÇ ODAKLARI

Bugün yanlış yapma günümdü.  Öyle söz vermiştim. Hızlı fırtınaların öncesiydi. Ses yoktu. Siyah yeleğimin cebinden gözlüklerimi silmek için büyük bir paçavra çıkarttım. Sabun kokuyordu. Görevimiz net görmekti.  Birden, yaşadığım fırtınaları anımsadım. Seni sonradan gördüğümde de ses yoktu.  Şimdi dramatik bir etki, uzak geçmişten  geleceğe uzanıyordu.   Hakkını yemeyeyim, sen haklıydın!  “Geçinmeyen mağdurlar”  ordusu kurup, elebaşını...