çağırma seansları olsa demiştik. enikonu içkiliydik. güzdü. bahanemiz çoktu. hızlı hızlı yürüyorduk. hızlı hızlıydık. ola ki duymamışızdır diye seslenmişlerdi. yetmemiş bağırmışlardı feryat figan. dememiştik aslında seans means. yüklü olduğumuz doğruydu bir tek. saatler geçip gidiyor gibi geliyordu. rüzgâr üstümüze üstümüze esiyor gibi. içkiliydik. güzdü. güzdük. yalınayaktı gece. kampanalar çanlar bir de ziller… sütlü kahve...
Son Yazılar:
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Yazar: Deniz Rüya Utku
HORAIRE (ŞİİR)
toparlan yola çıkıyoruz servis öncesi kontrollerini mekanik aksamın bakımını yap gerekli önlemleri al sukulent fazla su istemez gönlünü kaptırma çalıştır ve yol boyu hareket emirlerinden tarifelerden dışarı çıkma şair kılıklı adamlardan uzak dur işaretçinin ve personelin verdiği sinyallere uy sukulent radyasyonu azaltır rahat ol hareketleri kontrol et diğer çalışanları denetle çok su verirsen çürür çok...
DENEME ÇEKİMİ, XIV (ŞİİR)
İç avludan falan bahsediyor, uğultulardan göğüslerden kafeslerden virgülsüz listelerden Vapurlara kıl payı yetişmişken jeton bulurum hevesiyle ceplerini karıştırma telaşlarını hatırlayıp durduğundan Gölgeli, sağır bir avluymuş, göğsündeki uğultuyu Kanın pompalanışını duyabildiğinden gözleri doluyor, ter birikiyor şakaklarına Kırk sekiz yaşındaymış, itiraf ediyor, sevmiyormuş beni, pfff sevmesin zaten Ilıklık, gümbürtü, günbatımıymış hissettiği seyrek sakalında, hoşuma gidiyor...


