Muhtar, “Teyyare gelmedi”, dedi, “Neler oldu kim bilir! Belki yarın gelir, yarın gelirse akşamdan Bekçi Ramo herkese haber verir, toplanırız.” Kuş uçsa herkesin güzü gökyüzüne dönüyordu, “teyyareyi” bekliyorlardı. Neredeyse yirmi gün olmuştu gelmeyeli. Baş şehirde neler olmuştu, reisicumhur neler demişti merak konusuydu. Bir sabahın seherinde teyyare sesi kör bir çığlık gibi yankılandı. Çocuklar yataklarından fırlayıp...
Son Yazılar:
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Apartman Yöneticisi (Şiir)
Kategori: Litera
“küçük İskender Kitabı” 1 Kasım’da okurla buluşuyor
Geçtiğimiz Temmuz ayında kaybettiğimiz küçük İskender’in arkadaşlarından Halim Şafak’ın hazırladığı “küçük İskender Kitabı” 1 Kasım’da okurla buluşuyor. İkaros Yayınları’ndan çıkan kitap büyük çoğunluğu daha önce dergi ve kitaplarda yayımlanmış yazı ve söyleşilerden oluşuyor. Küçük İskender Kitabı’nda küçük İskender’in şiiri ve yazısı kadar hayatının da düşünsel arkaplanını oluşturan aşk ve düşüncesi, anti-otoriterlik, anarşizm, yeraltı edebiyatı,...
Artık Sevgililer Terk Etti (Şiirler)
Çarşafları Yıkadım Elma kokana kadar yıkadım çarşafları bisikletlerimiz hâlâ bodrumdaydı. Bir elbiseyi astım ve süzüldüm içine bir müzisyen gibi neredeyse. Ve çaresizlik soluklanıyordu gölümün suyu üstünde ve odalarım sevgiyle esnetilmişti kendi dünyamda. Buralara bir uçak düşmüştü ve yolcuların gözleri güzelliklerine yas tutmayan yıldızlar gibiydi. En güzel eşyalar sürüklendi odanın içinde, ben en tuhaf yürüyüşümü zorladım...
Düşünsel Bir Empati Şiiri Olarak Akla Çarpan
“Gelecek kuşaklar da akılla şiir arasındaki uyumu yeniden tesis etmek durumundadır. Onları birbirine karşıt göstermeye, ortak kökenleri üzerine bir edep örtüsü atmaya devam edemeyiz. Kendinden bu kadar emin olan ve bilinçdışı dayanaklarını genelde hiç kale almayan akılcı düşüncenin bilinçle bilinçdışını, hayalle gerçekliği keyfi olarak birbirinden ayırmasını eleştirmeliyiz.” Bu sözler Fransız sürrealist şair Benjamin Peret’ye ait....
ATLAR (ŞİİR)
“Yarattığımız ve yaratıldığımız bir dünyada yaşıyoruz. Ben yarattığım dünyada yaşıyorum. ” Yaşar Kemal Adam çay içiyor yanı başında semaveri Fokur da fokur.. fokur da fokur.. Kadın çok uzaklarda Olsun bir yudum da ona Çocuksa adamın tek gözünde Gülüyor hep fıkır da fıkır.. fıkır da fıkır.. Adam dünyayı görüyor Yoksulu, ırgatı, martıyı.. Nasıl görmek gerekse...
“Kara Kitap”ın anatomisi ve kendi olmak
Bilindiği gibi Türkiye’de postmodern edebiyatın en iddialı ve popüler romanı, Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ıdır. Kitap piyasaya çıktığı 90’lı yıllarda çok tartışıldı. Sert eleştiriler yapıldığı gibi, temel iletisi ve ideolojik arka planı bilinerek veya bilinmeyerek bir çok olumlu, “heyecan verici” tepkiler aldı. Kitabın genel olarak “yeni”, “ilginç”, “başarılı” bir yapıt olarak değerlendirilmesi, dönemin ruh hali, yaşanan...
Karadelik (Şiir)
Hiç gitmediğimiz yerlerinde dünyanın gecelerin ve su kokulu sabahların nasıl başladığını bilirdik. Gözlemevlerinden tüm gökadaları izlerdik evrendeki ve yalnızca gördüğümüzü söylerdik. Çoktan gitmişti oysa at sürüleri basarak aruz vezninde gelinciklere ırmakları gürül gürül geçerek ve bir kez olsun değmeden ellerimiz. Sahi… neye değdi bizim ellerimiz neyi kokladık neleri gördük on bin yılın uğultusu değil mi...
KORKU: QUARTER 1 (Öykü)
O şehirde geçirdiğim üçüncü günün akşamı erkenden eve dönmek istedim. Çok yorgundum. Ellerim onlarca yeri daha yeni işaretlemiş, haritada çizilmedik yer kalmamış da olsa hâlâ kuytuları hummalı bakışlarla arıyordum, ama ayaklarımda dermanı kalmamıştı. Basit bir ikna oluş için bu sözcükler yetti. Kalbimi ikna etmiştim: Dermanım yok. Akşam saat 6’da, bir Mayıs 14’ünde, Ay’ın on dördünün...
Sağaltım yalanlarına öfke: Karaçam Ormanı’nda ve Bataklık
Kendisine layık olmasa da, Ozan K. için. Bilinçaltından doğmamış, en azından başlangıç noktasını o tekinsiz bölgeden çıkarıp oluşturmamış hiçbir kurgusal metne güvenmemeliyiz. Yoksa yazanın matematiksel ince hesaplarının gölgesinde bize sayfaları çevirmeye devam edelim diye tasarlanmış cümleleri takip etmekten başka bir şey yapmadığımız edilgen bir okuma edimine mahkûm oluruz. Şiir ile öyküde böylesi ince ince örülmüş,...
Üzünçlü Günler (Şiir)
Üzünçlü Günler Yaslı günler, üzünçlü günler, kış gibidirler, bunlar da gelip geçer. Hiç takmayalım kafaya, bir sonu var bunların da, bunlar da gelip geçer. En sancılı kederlerimiz hep bizle kalacak değil ya, bütün o dertlerimiz, Sırada bekleyenler nasıl beklerse biz de bekleriz, bunlar da gelip geçer. Halkların, mazlumların başına çöreklenmiş tüm o baskılar, ağular, belalar,...









