karıncaların ziyafeti hâline gelmiş bir et parçasıyım rıhtım işçileri yalpa vuran vapurlarda kuruturken grevlerini ağırıma gidiyor bu deniz annesiz evlerimiz… bilmiyorum bu sözcüklerin beni kaç gün daha taşıyacağını mübarek olacak yine de rahminin ve toprağının meyvesi girişinde ve çıkışında kutsanacaksın şehrin sen bu bulutu uçmaz bu tozu silinmez mi bildin? gözlerinin kaynağında yaşar -kanatlı sular-...
Son Yazılar:
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Kategori: Litera
ŞARLOT AKŞAMLARI (ŞİİR)
1 artı 1 Bir eve Maaşımın neredeyse Yarısını yatırıyordum; Yeni, eşyalı ve lüks bir daireydi Dördüncü katta. İş yerime yürüyerek Bir buçuk dakikada gidebiliyordum. Dört beş aylığına Kiralamıştım orayı, Hayatımı kolaylaştırmasıyla Masrafa fazlasıyla değiyordu. Öğleden sonraları uyanırdım. Akşama doğru çıkar, Sekiz gibi Dönerdim eve. Dışarıda yemediysem Bir şeyler hazırlar, Duşumu alır, Birkaç saat televizyon izler,...
SESSİZ SERZENİŞ (ŞİİR)
Bilmiyorum seni unutturan şeyi Her söz gizli bir tanık yaratıyor içimin bir yerlerinde Ve içimde gizli bir sığınak oluşturuyor unutuşun kahredici gözleri Sözlerden ve yüzlerden geçilmiyor. Bir resim çiziyor zaman Çocuk gülüşlerinden, papatyalardan Geçmiş onca hatıralardan Veya bir alay konusuyuz Yaşamın genç ellerinde. Yoksa bir anne kucağı özlemi mi Bizi hem günaha hem...
Allahsız Tiyatro (Öykü)
Genç Bir Adamdım Tren Uğurlardım Cahit Zarifoğlu O gün akşamüstü, iki katlı evinin birinci katında kendine kahve yapıyordu. Suyu kaynatmış, iki kaşık kahvesini bardağına dökmüş, iki şeker atmış, sütü eklemiş, kaynamış suyu bardağına döküyordu ki şırıl şırıl su sesi onu o eski evlerine götürdü. O eski evleri ki hem huzur hem huzursuzluk oradaydı....
AĞIRLIK (ŞİİR)
Söyleyecek uzun cümleleri olanlar kısa kalır hayattan Lirizm öldü uzun zamandır insan kendinin ve hem senin hem de onun katili Sanki bir yerlerde unutulmuş sözcükleri topluyor zaman toplayıp çuvalına tepiştiriyor sıkı sıkıya bağlıyor ağzını her seferinde daha az acıyor Uzun susuyor biriken dikenli yalnızlık kısa dokunuyor ki dahası fark ettirsin kalanla yaşadığını Okuduğunu anlamaktan yoruldu...
KÂĞIT KÜLLERİ (ŞİİR)
Külleri düşünme, yağmuru emdiğinde yeryüzü toprağı düşün, çamuru ve taşı ve gazel isyanını bildiğini yaz diyen sevecen sesi annemin, uyarı yangınlar gaflet suçu yağmacı yobazlığın, yazık kin kuyusunda aymazlığın coğrafya-tarih atlası evreni düşün, tüm yanılgıların, yatağını sırların ağaçların ruhu beyaz olur, kâğıt gülleriyle aynı yanan yazgı, yanan yazı böcek cesetlerini belle köz kızılı taşıyor gözelerinde...
ben de bir zaman diyâr-ı zencli idim’in şiirinin şiiri
annem, o bıçağ alma dedi eline. ya kendini öld ürürsün ya da başkasını. ben annem i öldürdüm. bıçakla da değil; anne mle*. yavaş bir blues şimdi. elmore james. late hour s at midnight. gitarla çalmıyorum bu parçayı. ç aldığım şey bıçak. mızıka gibi üflüyorum meret i; üfler gibi diyâr-ı...
deli gibi yoksun burada (şiir)
karıncalanıyor aykırı yanım senden kaçtım, kendime tutsağım sabır yok fıtratımda ne yapayım en çok kendimden alacaklıyım yapılacak şeyler yapışıyor günüme üstümde yıkık bir devrin dijital sarhoşluğu ne içsem yetmiyor, nereye gitsem eksik ne olacak bu hâl, arzımın devri bükük aynı kelimeler tuzak, uyuşturucu yasak aynı şarkılar aynı sensizlik seni sevmek nasıl tumturaklı debdebe...
SEN İYİ MİSİN? (ÖYKÜ)
Sınav kâğıdı elimde ve ben sınav başladığından beri hiçbir şey yazamadan öylece duruyorum. Sorulara nereden başlayacağımı kestiremiyorum. Zaman kavramını hepten yitirdim. Süremin ne kadarını harcadım, geriye daha ne kadar vaktim kaldı onu bile bilmiyorum. Çok çalıştım oysa. Bugünlere gelmek için resmen gece, gündüz, hafta sonu demeden sürekli çalıştım. Kendiliğinden gelişen fırsatları ve elimdeki tüm...
ÇAY’A DÜĞÜN YAPTILAR (ŞİİR)
Düğün kurdular çay’a, çay demleyip gelene Hani döş nerde kumbar, dombasızdan bize ne Yarı- açık çek yazdık sünnetsizin fesine Eniştenin yasına beyaz giydi serseri Kıl kerime, kem halayık, bizler şor’duk onlar ayık Çalab’ın gacısı Kamber, tad özürlü yakmaz biber Neler neler dediler de sıyırmadık yüzüğü Kokoroz’a aç horoz! Hotoz elvan, kız ezik Hem bol geldi ...








