Geçmişten Gelen Tartışma Son on beş yılda kültür alanında yeterli dönüşümün sağlanamadığına dair tespitler, bana yıllar önce yaşanan “Muhteşem Yüzyıl” tartışmalarını anımsatıyor. Dizinin ilk günlerinde, henüz fragmanının yayınlanmasıyla kimi çevreleri ayağa kaldıran ve “maksatlı bir çabanın ürünü” olarak nitelendirilen yapıma ilişkin ilk tepkileri hatırlayalım: Bir sendika başkanı, dizinin “Türkiye’nin son yıllarda izlediği başarılı dış politikanın...
Son Yazılar:
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Kategori: Kritik
David Hume: “Müntehirin Cenaze Namazı¨ meselesi
Öyleyse hayatından bir sebeple bıkmış, acı ve sefaletini sürdürmek gücü kalmamış, o kadar ki ¨ölüm korkusunu cesaretle yenmiş, bu acımasız dekordan firar eden o adamı¨ suçlamak haksızlıktır. O evrenin ulu düzenini bozmuyor, belki de buna yardımcı dahi oluyordur. İntiharın insana ait en karmaşık ruh hâli olduğu apaçıktır. Kim bilir müntehirin gönlünde ne fırtınalar kopmuştur, hangi...
Poe’nun Kuzgunu: İki Şiir, Bir Roman, Bir Ustura
Yazar Taylan Kara’nın Sol Haber’de yayınlanan köşe yazılarının sanıyorum hemen hepsini okumuş olmalıyım ki, yazdığı kitapları merak ederek Poe’nun Kuzgunu ile yazarın kurgu dünyasına doğru devam ettim. Eleştirdiği yazar ve kitapları, neredeyse hiçbir açık bırakmayacak şekilde inceleyerek vasat edebiyat, kalitesizliğe övgünün çıkarlar doğrultusunda günden güne artması, kitapları okuma zahmetine dahi girilmeden verilen edebiyat ödülleri...
The Square: Bu “Kare” daha çok film alır.
O zaman sanat ne? Belki de bunu tekrar tartışmanın evresindeyiz. Sanatı yıkmaktan, ya da “sanatı yıkmanın sanatından” biraz kurtulup soruyu tekrar kurmak gerekiyor.
Bir Değerlendirme: Bienal Biter, Şehir Sürer
Bu yazıda yer alan olumlu-olumsuz eleştiriler kurum ve şahıslar üzerine yazılmamıştır. Adı geçen kurum ve sanatçıların kişilikleriyle ilgili değildir, olamaz. Onları, etkinlik ve eserlerle buluşmak konusunda takdir eder ve yalnızca sanatsal bir deneyimin benzersiz vesileleri kabul eder, bunun başlı başına öneminin farkında olarak saygı duyar. Bu metin, sade bir bienal ve şehir izleyicisinin izlenimlerinden oluşan...
Şener Şen: Köprüden Önce Son Çıkış
Yol Ayrımı baştan sona ‘‘kör göze parmak’’ ilerliyor. Karakterlere derinlemesine inilmiyor. Tüm karakterlerin mazileri Mazhar’ın mazisinde eritilmiş ve o dönüşüp dövüşerek duyguları çözecek, tozu silkeleyecek, burjuva ailenin suçlu geçmişini aydınlatacak. Yavuz Turgul’un son filmi Yol Ayrımı vizyona girdi. Film, özünde Turgul’un, Lumière Kardeşler’in treninden inerek kendi vargeline kürek mahkûmu oluşunu haber veriyor bizlere. Yani Turgul’un...
Dil ve Eleştiri
Dilimiz derken ne anlıyoruz? Dalgınlıkla içilen kahvenin yaktığı dilimiz mi, sözlerin zaman zaman ucunda kıvrandığı dilimiz mi, lisan mı? Sözün, yazının, fikrin ya da eleştirinin temeli mi yoksa? Dil, edebiyat ve sanat eleştirisinin yapı taşıdır; müzikte ses ve nota gibi. Türk Dili’nin tarihsel süreçlerini, eleştiri ve eleştirmenler üzerinden izlemek mümkündür. Türk Dil Kurumu’nun 2017 yılını...
Mahallenin “kıllı” rövanşı: İvedik
Peki kimdir İvedik? O sanayiide sigortasız çalışan, ürününüzün barkodunu okutan kasiyer pizzayı evimize getiren motokurye, tostumuzu basan lise terk çocuktur, çakma marka giysilerine bakarak çoğu zaman Apaçi deyip küçümsediğimiz. Kısacası İvedik “mahalleye dönüş” mizahının tehlikeli de olabilecek ilk arızalarından biridir. 90’larda Türkiye mizahında oluşan kırılmayı, “bakan” küçük insanın “bakılan” olmaya ve yeni orta sınıfların gözünden...
Biz ve Contemporary: 3. Dalga Gelir mi?
Art İnternational ve Contemporary İstanbul fuarlarını dolaşırken geçen yıldan itibaren bir kavram telaffuz ediyorum. Bazen samimi arkadaşlarla açılışlarda paylaştığım da oluyor. Ama bugüne kadar yazmaya pek fırsatım olmadı. Kavram “3. Dalga”… Son 10-15 yıla yayılabilecek bir 3. Dalga derken neyi kast ediyorum açayım: Türkiye sanatında, galericiliğinde ve de koleksiyoner profilindeki 1. Dalga 1980 sonrasıydı. Özalcı...
Bir ‘‘Çözelti’’ Olarak Toplum: Uyarca
1972’de İsviçreli Friedrich Durrenmatt tarafından yazılan ve dilimize 1987’de Yücel Erten’in çevirdiği ‘‘Uyarca’’, özgün adıyla ‘‘Der Mitmacher’’ oyunu bu sezon Das Das Sahnede tiyatro severlerle buluşuyor. Ülkemizde ilk olarak 93’te Ankara Devlet Tiyatrosu’nda Şakir Gürzumar’ca yönetilen oyun, 2003-2004 sezonunda bu kez dönemin Kurtlar Vadisi dizisi oyuncularından Atilla Olgaç, Tarık Ünlüoğlu’lu kadrosuyla İstanbul’da sahnelenmişti. Atsız...









