O zaman sanat ne? Belki de bunu tekrar tartışmanın evresindeyiz. Sanatı yıkmaktan, ya da “sanatı yıkmanın sanatından” biraz kurtulup soruyu tekrar kurmak gerekiyor.
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Kritik
Bir Değerlendirme: Bienal Biter, Şehir Sürer
Bu yazıda yer alan olumlu-olumsuz eleştiriler kurum ve şahıslar üzerine yazılmamıştır. Adı geçen kurum ve sanatçıların kişilikleriyle ilgili değildir, olamaz. Onları, etkinlik ve eserlerle buluşmak konusunda takdir eder ve yalnızca sanatsal bir deneyimin benzersiz vesileleri kabul eder, bunun başlı başına öneminin farkında olarak saygı duyar. Bu metin, sade bir bienal ve şehir izleyicisinin izlenimlerinden oluşan...
Şener Şen: Köprüden Önce Son Çıkış
Yol Ayrımı baştan sona ‘‘kör göze parmak’’ ilerliyor. Karakterlere derinlemesine inilmiyor. Tüm karakterlerin mazileri Mazhar’ın mazisinde eritilmiş ve o dönüşüp dövüşerek duyguları çözecek, tozu silkeleyecek, burjuva ailenin suçlu geçmişini aydınlatacak. Yavuz Turgul’un son filmi Yol Ayrımı vizyona girdi. Film, özünde Turgul’un, Lumière Kardeşler’in treninden inerek kendi vargeline kürek mahkûmu oluşunu haber veriyor bizlere. Yani Turgul’un...
Dil ve Eleştiri
Dilimiz derken ne anlıyoruz? Dalgınlıkla içilen kahvenin yaktığı dilimiz mi, sözlerin zaman zaman ucunda kıvrandığı dilimiz mi, lisan mı? Sözün, yazının, fikrin ya da eleştirinin temeli mi yoksa? Dil, edebiyat ve sanat eleştirisinin yapı taşıdır; müzikte ses ve nota gibi. Türk Dili’nin tarihsel süreçlerini, eleştiri ve eleştirmenler üzerinden izlemek mümkündür. Türk Dil Kurumu’nun 2017 yılını...
Mahallenin “kıllı” rövanşı: İvedik
Peki kimdir İvedik? O sanayiide sigortasız çalışan, ürününüzün barkodunu okutan kasiyer pizzayı evimize getiren motokurye, tostumuzu basan lise terk çocuktur, çakma marka giysilerine bakarak çoğu zaman Apaçi deyip küçümsediğimiz. Kısacası İvedik “mahalleye dönüş” mizahının tehlikeli de olabilecek ilk arızalarından biridir. 90’larda Türkiye mizahında oluşan kırılmayı, “bakan” küçük insanın “bakılan” olmaya ve yeni orta sınıfların gözünden...
Biz ve Contemporary: 3. Dalga Gelir mi?
Art İnternational ve Contemporary İstanbul fuarlarını dolaşırken geçen yıldan itibaren bir kavram telaffuz ediyorum. Bazen samimi arkadaşlarla açılışlarda paylaştığım da oluyor. Ama bugüne kadar yazmaya pek fırsatım olmadı. Kavram “3. Dalga”… Son 10-15 yıla yayılabilecek bir 3. Dalga derken neyi kast ediyorum açayım: Türkiye sanatında, galericiliğinde ve de koleksiyoner profilindeki 1. Dalga 1980 sonrasıydı. Özalcı...
Bir ‘‘Çözelti’’ Olarak Toplum: Uyarca
1972’de İsviçreli Friedrich Durrenmatt tarafından yazılan ve dilimize 1987’de Yücel Erten’in çevirdiği ‘‘Uyarca’’, özgün adıyla ‘‘Der Mitmacher’’ oyunu bu sezon Das Das Sahnede tiyatro severlerle buluşuyor. Ülkemizde ilk olarak 93’te Ankara Devlet Tiyatrosu’nda Şakir Gürzumar’ca yönetilen oyun, 2003-2004 sezonunda bu kez dönemin Kurtlar Vadisi dizisi oyuncularından Atilla Olgaç, Tarık Ünlüoğlu’lu kadrosuyla İstanbul’da sahnelenmişti. Atsız...
DERYA YÜCEL’E AÇIK MEKTUP
Sayın Derya Yücel’in EK Dergisi sitesinde yayınlanan “Sahte-kar Bir Oyun: Trumbauer Koleksiyonu” adlı yazıma istinaden yazmış olduğu açıklama için benim de cevap hakkımın doğduğunu düşünüyorum. Öncelikle belirtmem gereken en önemli konu Derya Hanım’ın yazıma dikkat çekerken özellikle belirttiği şekli ile tarafımdan kaleme alınan yazının AICA üyesi Ali Şimşek’in editörlüğünü yaptığı EK Dergi’de yayınlanmış olmasıdır. Bu...
Kötü niyete EK açıklama!
Okurlarımız farkındadır; iki gündür Galip Munzam adını kullanan bir kişi tarafından, bizi muhatap almaya çalışan intihal suçlamasıyla karşı karşıyayız. Asıl adı Aytek Soner Alpan olan ve sol.org.tr çevresinden şahıs, ekdergi’yi üstperdeden hırsızlıkla suçlamakta ve taraftarları aracılığıyla, etkili olamasa da bir linç kampanyası sürdürmeye çalışmaktadır. Bu şahsın 2012’de yayın yönetmenimiz Ali Şimşek ile Birgün’de başlayan bir polemik...
Post-modernist Şiirler(!) Sirki
Şiir okurunun mumla arandığı coğrafyamızda, var olan az sayıdaki şiir okurunu da şiirden soğutan post-modernist şiir anlayışının görsel şiir algısı dışında kalan yazılı metin örnekleri, hiç şüphesiz çağımızın genel politik tavrının ürünüdür. Edebiyat dergilerine ve şiir yıllıklarına göz attığınızda, başat olan anlayışın hâlihazırda post-modernist şiir anlayışı olduğunu görürsünüz. Uzun yıllardır ülkemizin şiir düzleminde ağırlığı olan...









