Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfının Dyo işbirliği ile düzenlediği geleneksel DYO Resim Yarışması’nın 37.’si, Filiz Piyale’nin “Göç” adlı resminin pentür dalında ödül alan üç sanatçıdan birisi olarak ödüle layık görülmesi ile sonuçlandı. Ancak sonuçların hemen ardından anonim bir mail tarafından sanat yazarlarına ve bazı sosyal medya hesaplarına mailler gitmeye başladı. Bu e mail yarışmanın sonuçlarının...
Son Yazılar:
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Kategori: Kritik
2000’LER: İNİSİYATİFLERİN SONBAHARI
“Doğrunun yanlışı, yanlışın doğrusudur…” 1980’lerin ikinci yarısından 1990 ve 2000’lere çağdaş sanat daha çok süreklilikler üzerinden tartışılmaya çalışılıyor. Bunda elbette çağdaş sanat yordamlarını ilk ‘ben’ ya da ‘biz’ başlattık kökenciliği de mevcut; anlamak gerekiyor. Oysa Türkiye’de çağdaş sanatı ya da 1990’lardaki yaygın kullanımıyla güncel sanatı tartışmak sanıldığı kadarıyla zor değil. Bu ‘contemporary’nin bize özgü ve...
Kol Kırılır Yen Nerede Kalır?
Yen, iki cepheden izlenen bir oyun… Oyuncular deviniyor seyirci ayrıksı yüzeylerle muhatap oluyor. Sahnenin bu biçimde kurulumu, dekorun yerleşimi bir yabancılaşma doğuruyor. Oyuncular rolleri daha içten canlandırırken seyirci de maalesef aynı ölçüde yabancılaşıyor. Kol kırılır yen içinde kalır sözü denilince akla ilk aile ortamlarının hataya göz yuman şefkati ve sadakati gelir ki aile; burjuvasından emekçisine,...
Cem Yılmaz Komedisini Anlamak
“Gülmekle ilgili sıkıntısı olan bir adamın burada ne işi var? Bazıları dertleniyor: ‘Aman canım, öyle ağzını yayıp gülmek olur mu, birazcık da düşünmek lazım!’ diye. Ben o konuyu hallettim, merak etme. Diyorlar ki ‘yalnızca gülmek olmaz, güldürürken düşündürmek lazım!’ Oysa gülmek zaten çok zorlu bir aktivite, o yüzden neşene bakacaksın, güleceksin o kadar…” Güldürürken Düşündürmek...
Eleştirinin Sıradanlaşması
Genel olarak maddenin bilinci şekillendirdiği düşünülürse -ki bu materyalist felsefenin işidir- doğduğumuz yere göre düşünmeye başladık demektir. Bir dinamik olarak sanat ve sanatçının kökeni burjuva-küçük burjuva menşeili olduğuna göre, eleştirilerin de eksenini anlamamız için çok kafa yormamıza gerek kalmıyor. Artık her şeyin çok çabuk duyulduğu bir kulaktan kulağa dünyasında yaşadığımız, cep telefonlarının kişiliğimiz, yazılan...
KADIN KURTULURSA DÜNYA KURTULUR!
Ez cümle, kadının kurtulduğu toplum kurtulur. Görünen o ki kadın kurtulamadı bu ülkede. Cennet de onun ayağı altında ama cennete gitmeden önce hakkı gasp edilen, cinayete kurban giden, şiddete maruz kalan yine o. Ne zaman Diyanet bir açıklama yapsa içimden kusmak geliyor. Ülkenin memuru, işçisi, öğrencisi, kadını, erkeği, yoksulu, fakiri laik bir ülkede var olması...
B. SADIK ALBAYRAK’IN “BESTSELLER OKUMA KILAVUZU”
O halde? O halde evet, bunlar gerçekçi romanlardır. Ve pekâlâ sağlam sınıfsal temelleri vardır. Peki nasıl bir gerçekçilik bu? Belki de bu gecikmiş bir yazıdır. B. Sadık Albayrak’ın Bestseller Okuma Kılavuzu 2016 Kasım’ında çıktığına göre üzerinden epeyce zaman geçmiş oluyor, gündemden düşmüş olabilir. Sonuçta her şey çok hızlı değişiyor artık. Dün söylenen sözün bugün hükmü...
Woody Allen: Dön Baba Dönelim!
2002’de çektiği Hollywood Ending filminde izleyiciyle dalgasını geçmiş, sektörün ezber kalıplarını bir bakıma teşhir etmişti Seksen yaşını geride bırakmasına rağmen setlerden ayağını hiç çekmeyen Woody Allen, ununu eleyip eleğini her defasında gözümüze sokmayı başarıyor. Nasıl başarıyor? Asıl mesele o… Elek ve un çok değişmiyor: Aşk hikâyeleri, çiftlerin kâh komik kâh buruk deneyimleri, ayrılıp barışmaları, kavuşup...
NE OLACAK BU GÖNÜLLÜLÜK MESELELERİ?
İnsanların içini rahatlatacak açıklama, “siz istediğiniz kadar tepki gösterin bizim gönüllülerimiz bunu her yıl yapmaya hazır olacak” gösterişi kesinlikle değildir. İçimizi rahatlatacak olan açıklama yöneticilerden gelen “bir sonraki etkinlikte buna dikkat edeceğiz” olacaktır. Geçtiğimiz günlerde kültürlimited adlı sitenin kariyer bölümüne bakınırken 21 – 24 Aralık tarihlerinde gerçekleşmiş olan Base İstanbul etkinliğinin bir ekip arakadaşı ilanına...
Karagözden Beyaz Perdeye, Sinema Yazarlığından Pelteye
Sosyal medyanın tarifi-kontrolü zor gücü sinefil kültürü ile birleştiğinde ve ana akım medya, sinema eleştirisini neredeyse tamamen dışladığında; rütbeli, kıdemli, tescilli yazarlarla amatör kalemler arasında bir atışma, tatsız ama sert bir tepişme baş gösterdi. Sinemanın ülkemizdeki evrimi için geleneksel bir sanatın gösteri temeli korunmak üzere teknik ve ticari yeni forma doğru ilerleyişini ifade eden ‘‘Karagözden...









