Yazının başlığına aldanmayın. Öznur Yalgan’ın yazıp Mesut Arslan’ın tasarlayıp yönettiği When in Rome hakkında orta sertlikte bir yazı yazmayı düşünüyorum. İlk olarak şunu söyleyebilirim: bir saate yakın süren oyun kimi yanılgıların ardına sığınıyor. Öncelikle usta işi bir gözbağı biçiminde tasarlanmış afiş gözlerimizi bağlıyor: Antik kıyafetlere bürünmüş, saksılarla görünen iki erkek ve iki kadın. Erkekler sakallı,...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Kritik
37. DYO SANAT ÖDÜLLERİNDE NELER OLUYOR?
Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfının Dyo işbirliği ile düzenlediği geleneksel DYO Resim Yarışması’nın 37.’si, Filiz Piyale’nin “Göç” adlı resminin pentür dalında ödül alan üç sanatçıdan birisi olarak ödüle layık görülmesi ile sonuçlandı. Ancak sonuçların hemen ardından anonim bir mail tarafından sanat yazarlarına ve bazı sosyal medya hesaplarına mailler gitmeye başladı. Bu e mail yarışmanın sonuçlarının...
2000’LER: İNİSİYATİFLERİN SONBAHARI
“Doğrunun yanlışı, yanlışın doğrusudur…” 1980’lerin ikinci yarısından 1990 ve 2000’lere çağdaş sanat daha çok süreklilikler üzerinden tartışılmaya çalışılıyor. Bunda elbette çağdaş sanat yordamlarını ilk ‘ben’ ya da ‘biz’ başlattık kökenciliği de mevcut; anlamak gerekiyor. Oysa Türkiye’de çağdaş sanatı ya da 1990’lardaki yaygın kullanımıyla güncel sanatı tartışmak sanıldığı kadarıyla zor değil. Bu ‘contemporary’nin bize özgü ve...
Kol Kırılır Yen Nerede Kalır?
Yen, iki cepheden izlenen bir oyun… Oyuncular deviniyor seyirci ayrıksı yüzeylerle muhatap oluyor. Sahnenin bu biçimde kurulumu, dekorun yerleşimi bir yabancılaşma doğuruyor. Oyuncular rolleri daha içten canlandırırken seyirci de maalesef aynı ölçüde yabancılaşıyor. Kol kırılır yen içinde kalır sözü denilince akla ilk aile ortamlarının hataya göz yuman şefkati ve sadakati gelir ki aile; burjuvasından emekçisine,...
Cem Yılmaz Komedisini Anlamak
“Gülmekle ilgili sıkıntısı olan bir adamın burada ne işi var? Bazıları dertleniyor: ‘Aman canım, öyle ağzını yayıp gülmek olur mu, birazcık da düşünmek lazım!’ diye. Ben o konuyu hallettim, merak etme. Diyorlar ki ‘yalnızca gülmek olmaz, güldürürken düşündürmek lazım!’ Oysa gülmek zaten çok zorlu bir aktivite, o yüzden neşene bakacaksın, güleceksin o kadar…” Güldürürken Düşündürmek...
Eleştirinin Sıradanlaşması
Genel olarak maddenin bilinci şekillendirdiği düşünülürse -ki bu materyalist felsefenin işidir- doğduğumuz yere göre düşünmeye başladık demektir. Bir dinamik olarak sanat ve sanatçının kökeni burjuva-küçük burjuva menşeili olduğuna göre, eleştirilerin de eksenini anlamamız için çok kafa yormamıza gerek kalmıyor. Artık her şeyin çok çabuk duyulduğu bir kulaktan kulağa dünyasında yaşadığımız, cep telefonlarının kişiliğimiz, yazılan...
KADIN KURTULURSA DÜNYA KURTULUR!
Ez cümle, kadının kurtulduğu toplum kurtulur. Görünen o ki kadın kurtulamadı bu ülkede. Cennet de onun ayağı altında ama cennete gitmeden önce hakkı gasp edilen, cinayete kurban giden, şiddete maruz kalan yine o. Ne zaman Diyanet bir açıklama yapsa içimden kusmak geliyor. Ülkenin memuru, işçisi, öğrencisi, kadını, erkeği, yoksulu, fakiri laik bir ülkede var olması...
B. SADIK ALBAYRAK’IN “BESTSELLER OKUMA KILAVUZU”
O halde? O halde evet, bunlar gerçekçi romanlardır. Ve pekâlâ sağlam sınıfsal temelleri vardır. Peki nasıl bir gerçekçilik bu? Belki de bu gecikmiş bir yazıdır. B. Sadık Albayrak’ın Bestseller Okuma Kılavuzu 2016 Kasım’ında çıktığına göre üzerinden epeyce zaman geçmiş oluyor, gündemden düşmüş olabilir. Sonuçta her şey çok hızlı değişiyor artık. Dün söylenen sözün bugün hükmü...
Woody Allen: Dön Baba Dönelim!
2002’de çektiği Hollywood Ending filminde izleyiciyle dalgasını geçmiş, sektörün ezber kalıplarını bir bakıma teşhir etmişti Seksen yaşını geride bırakmasına rağmen setlerden ayağını hiç çekmeyen Woody Allen, ununu eleyip eleğini her defasında gözümüze sokmayı başarıyor. Nasıl başarıyor? Asıl mesele o… Elek ve un çok değişmiyor: Aşk hikâyeleri, çiftlerin kâh komik kâh buruk deneyimleri, ayrılıp barışmaları, kavuşup...
NE OLACAK BU GÖNÜLLÜLÜK MESELELERİ?
İnsanların içini rahatlatacak açıklama, “siz istediğiniz kadar tepki gösterin bizim gönüllülerimiz bunu her yıl yapmaya hazır olacak” gösterişi kesinlikle değildir. İçimizi rahatlatacak olan açıklama yöneticilerden gelen “bir sonraki etkinlikte buna dikkat edeceğiz” olacaktır. Geçtiğimiz günlerde kültürlimited adlı sitenin kariyer bölümüne bakınırken 21 – 24 Aralık tarihlerinde gerçekleşmiş olan Base İstanbul etkinliğinin bir ekip arakadaşı ilanına...









