Büyük şirketlerin yöneticileri için sıkça eğitimler düzenlenir. Adı değişse de içeriği pek değişmeyen bu eğitimlerde ele alınan öncelikli konulardan biri motivasyondur. Çalışanların gelir düzeyi ile motivasyon düzeyi arasında doğrudan bir ilişki olmadığına dikkat çekilir. Gelirin miktarından çok, değişimidir etkili olan. İşçilerin memnuniyetsizliklerinin, itirazlarının, isyanlarının öncelikli açıklaması üretimden az pay almaları değildir. Gelirin azalmakta oluşu daha...
Son Yazılar:
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
NURETTİN BELİKIRIK: “NEDEN SORUSU, YAPTIĞIM RESİMLERİMİM BİR İFADESİ OLARAK ORADA DURUYOR.”
Sven Beckert: Kapitalizmin bir başlangıcı vardı ve bir gün sona erecek!
Kategori: Kritik
Mircea Eliade: DİNLER TARİHÇİSİNİN ÖTEKİ İLE SORUNLU KARŞILAŞMASI
Mircea Eliade insanın dindar bir varlık (homo religious) olduğunu, dindarlığın insanın ayırt edici nitelikleri arasında bulunduğunu vurgular. Bu çok yetkin dinler tarihçisi daha da ileri gider ve “insan olmak dindar” olmaktır” der.(1) İnsan “dinsel bir varlık“ olarak tanımlandığında dinler tarihçisinin çalışma alanı da belirlenmiş olur. O insanın özel varoluşsal durumunu inceler. Varoluş durumlarını sistemleştirir, birtakım...
Hemen Anlayabiliyorsanız, Kesinlikle Çağdaş Sanat Değildir!
Anlaşılabilir ve kısa bir yazı olacak. Çekinmeye gerek yok. Referans var, dip not yok. Başlığı da hemen kavrayabiliyorsanız problem değil, zira bu yazı da bir sanat yapıtı değil. Kesinlikle. Şiir veya edebiyat hiç değil. Bu yazı sadece bir yazı… Başka bir şey değil. Ben de dolambaçlı yollardan gitmeyeceğim, Türkçe yazacağım ve açıklayıcı olmaya çalışacağım, Çağdaş...
KRİZTİK: Ankara ve Art…
Geçen ay gerek 19. ODTÜ Sanat Günleri-Kaya Özsezgin anması gerek ARTANKARA Fuarı dolayısıyla Ankara’da bir üç gün geçirme fırsatı yakaladık. Öncelikle ODTÜ’deki sergiyi beğendiğimi söylemeliyim, tek küratörlü çalışmanın handikapları aşılmış ve çok seslilik gelmiş. Bence artık büyük toplamlı sergiler çok küratörlü yapılmalı. Bu sanat dünyasındaki tek sesliliği ve hep aynı sanatçıları görme sıkıcılığını aşmanın tek...
“FARK”TAN “MELEZ”LİĞE: DARYUSH SHAYEGAN’IN ARDINDAN…
Türkiye’de daha çok Yaralı Bilinç adlı kitabıyla tanınan Daryush Shayegan [Şayegan], 22 Martta Tahran’da yaşamını yitirdi. Shayegan 83 yaşındaydı. 1979’da Devrim’den sonra İran’dan ayrılıp Paris’e gittiyse de 1991’de kendi isteğiyle ülkesine dönmüştü. Dünyayı kültürel olarak iki ayrı konum üzerinden inceleyen Shayegan, tanınırlığını, Fransa’da yayımladığı Din Devrimi Nedir? (1982) kitabıyla sağlasa da ilk önemli çalışması Batı...
ÖLÜME SEVİNMEK
İran’da düşen uçağın ardından hayatını kaybeden gencecik insanlar ve bu olayın ardından oh olsun diyen başka insanlar! Ölenlerin ardından üzüntüsünü dile getiren gazetecilere ya da tanınmış kişilere sosyal medya üzerinden saldıran yüz binlerce insan! Evet, ölen de insan, ölüme sevinen de… Ne garip değil mi? Ama bir de ‘insan’lık diye bir şey var. Yurdumda anlamını...
Jiletli 80’lerden Cihangir Blues’a Müslüm Gürses
60’ların sonundan itibaren, yani ziraatın/hayvancılığın neredeyse teslim bayrağı çektiği yıllarda; ülkemizin doğusundan büyük kentlere, batıda ise köy ve kasabalardan en yakın merkez kente göçen, depolitize, örgütsüz alt sınıf/orta-alt sınıf gençliğinin isyanı, akacak mecra olarak, adına sonradan ‘arabesk’ denilecek müzik türünü bulmuştu kendine. İşte tam da bu dönemde, büyük kentlerde minibüslerden/taşrada özellikle sanayideki küçük atölyelerin cızırtılı...
Jet Sosyete: Business Class Dünya, Ekonomik Sınıf Anlatı
Jet Sosyete dizisi pazar akşamları yayınlanmaya başladı. Gülse Birsel’in yazıp Hakan Algül’ün yönettiği dizide komedi alanında ünlenmiş televizyona aşina birçok isim rol alıyor. Karakterlere, anlatılmak istenen meseleye, oyunculara ayrıca eğileceğim fakat ilkin bir noktaya açıklık getirmem gerektiğini düşünüyorum. Bir TV dizisi neden eleştirilir? Okurlara ne ölçüde doğru gelir kuşkusuz kestiremiyorum ancak bu konuya dair bakışımı...
Daha Ne Kadar Sürecek Bu Korkunç Acı?
Oyunculuk geçmişiyle bilinen ve oyunculuğu sürdüren Onur Saylak’ın ilk yönetmenlik deneyimi Daha bir ilk film için ciddi riskler üstleniyor. Film Suriyeli göçmenlerin umuda kaçışlarını ele alıyor ve Hakan Günday’ın aynı adı taşıyan, 2013’te yayınlanan romanından uyarlanıyor. Romanı okumadım. Dolayısıyla filme dair yazdıklarım bir açıdan hep eksik kalacak. O yüzden filmi bir sinema eseri düzlemiyle yorumlamaya...
KARŞIT ANLAMI OLMAYAN KELİME: İSTİSMAR!
Hemen her gün minicik bedenlerin, geç kaldığımız çığlığıyla uyanıyoruz güne. Dipsiz bir çukurun bataklığıyla örtülmüş vicdanlarımızı temizlemeye çalışıyoruz, anlamını dahi bilmediğimiz kelimelerle. Hoş, anlamını bilmek yetecek mi ki tüm pisliği temizlemeye? ‘4,5 yaşındaki çocuk, babasının tecavüzüne uğradı!..’ haberi dönüp duruyor beynimin içinde. Aldığı hasarlarla ilgili cümleler savruluyor dört bir yana. Kim bilir kaç haberden ‘habersiz’...









