Türkiye’nin modernleşme sürecinde, ne Hristiyan Batı ile din/inanç uyuşmazlığı, ne de yaşantı farklılığıdır ayağımıza değen ilk taş. Açmazın temelinde, kadın meselesi olduğunu düşünürüm. Modernleşme, yontusuz tarifiyle tebayı birey kılmaktır. Birey olma hadisesi, yalnız erkek için değildir öte yandan; kadın da payını alır bu yeni dünya ganimetinden. Hal böyle olunca, erkeğin kadın üzerindeki mülkiyet hakkı da...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Kritik
SAMİR AMİN’DEN BİZE NE KALDI?
Türkiye’de “eşitsiz gelişim”, “Avrupamerkezcilik eleştirisi” gibi kavramlarıyla büyük ilgi görmüş olan Samir Amin (1931-2018) yaşamını yitirdi. Aslen Mısırlı olan Samir Amin, Bağımlılık Okulu olarak bilinen, “bağımlı ülkelerin büyüme kapasitesinin bağımsız olamayacağı”nı savunan ekolün neo-Marksist düşünürlerinden biriydi. Türkiye solunun farklı kesimlerince izlenen Samir Amin, “emperyalizm”, “sömürgecilik”, “siyasal İslamcılık”, “Avrupamerkezcilik”, “eşitsiz gelişim” alanlarından dikkate değer tartışmalarda yer...
MARTIN BERNAL: Kara Athena’yı Düşünmek…
Martin Bernal, üç ciltlik eseri “Black Athena” ile Batı medeniyetinin Afrika ve Semitik soyunun, dönemin ırkçı anlayışına saplanmış 18. ve 19. yüzyıl tarihçileri tarafından Antik Yunan’ın kayıtlarından temizlendiğini savunarak akademik bir tartışmayı ateşledi. 1957 yılında King’s College, Cambridge’den mezun olan Bernal, 1960’da Pekin Üniversitesi’nden Çin dili diploması aldı ve 1963’te Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de ve 1964’te...
220. Doğum Yıldönümünde Fransa’nın Tarihçisi: JULES MICHELET
“İngiltere bir imparatorluktur, Almanya bir millet, bir ırk; Fransa bir kişidir.”1 1851’de College de France’daki hocalık görevinden ikinci ve son kez uzaklaştırılmadan önce Jules Michelet genç bir öğrencisine şöyle demişti: Bizim bugünkü çabamız kristal bir şişenin içine kapatılmış bir insanın yaptığına benziyor. Kişi kendi sesinin gayet güçlü duyulduğunu zannediyor çünkü sesi iç duvarlara çarpıyor ve...
SINIF SAVAŞI, TEORİ VE TARİH BİLİMİ
Popüler olanın ve onu izleyen yüzeyselliğin etkinlik kazandığı koşullarda elbette ki teorik olana verilen önem azalır. Ancak entelektüel dünyada çoğu zaman günceli ve yüzeyseli aşan, teorik tartışmalara olanak veren çalışmaların bir adım öne çıktığı görülmektedir. Matt Perry’nin Marksizm ve Tarih (İletişim Yayınları , 2010) adlı çalışması bunlardan birisi. Perry çalışmasında #Marx’ın ve Marksistlerin tarih görüşünü açıklarken aynı...
Ahlat Ağacı: Herzenciliğe Giriş!
‘‘Olay, suçlu olanların açığa çıkarılamaması nedeniyle Allah’a, dosya ise halledilmiş sayılarak arşive havale edildi. Tutanak’’i (Herzen’in Suçlu Kim romanının girişi) Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi Ahlat Ağacı’nı ele alacağım bu yazıda ilk iş olarak başlığı açıklamak durumundayım. Neden ‘‘Herzencilik’’ dedim? Hayli kişisel bir mesele… Daha doğrusu öznel bir çıkarsama… Kış Uykusu’nu izledikten sonra hislerim arafta...
AKIL, AKILCILIK, KAPİTALİZM VE ÖTESİ
Türkiye’de ve Dünya’da liberal-faşist felaket kör gözleri bile uyaracak şekilde bütün hışmıyla ve geri dönüşü olmamacasına düşünce ve siyasi hayatın gündemine çöreklenince muhalif cephede en keskin görünen kılıçlar çekilmeye başlandı. İkinci Dünya Savaşının sonundan beri dillerden düşmeyen “koruyucu Devlet-Ana” ve/veya “barış içinde geçiş”, “zıtların birliği” türküleri yerini, uzlaşmaz çelişkilerin “ya hep-ya hiç” ile tempo tutulan...
İsyan Ve Uzlaşma
Can Sevgiliye verilmek içindir Feridüddin Attar İsyan etmek doğru mudur? Peki ya uzlaşmak? Bir hamlede yanıtlamak mümkün değil elbette. Tıpkı gülmek, selam vermek veya şaka yapmak konusunda olduğu gibi; neyin doğru neyin yanlış olduğu yönünde ezberlenebilecek bir yargı olamaz. Belirleyici olan, bunların ne zaman, nerede, ne kadar yapıldığı. Örneğin, kendilerini siyahlardan üstün gören azınlıktaki beyazların...
Modern Yunanistan Tarihinde Bir Gezinti
Bir matematikçi, evrene baktığında sayılar arasındaki ilişkileri keşfederek ve kimi zaman da icat ederek temel örüntülerin (pattern) peşine düşer.1 Bir yazın araştırmacısı ise, anlatılardaki temel izlekleri (tema) inceler. Bu yazıda modern Yunanistan tarihinin temel izleklerini ve örüntülerini ele alıyoruz. Modern Yunanistan tarihi, 1821’de Yunanlıların Osmanlı’ya karşı kurtuluş savaşı başlatmalarıyla önceki dönemden ayrılır.2 Ancak 1821 ve...
Le Bon’un ‘Kitleler Psikolojisi’ Kitabı Neden Yanlış?
Gustave Le Bon’un (1841-1931) ‘Kitlelerin Psikolojisi’ (1894) kitabının başlığına kanıp da onu ilerici ve hatta devrimci bulanlar olabilir.1 Bu yazıda, kitaptan alıntılarla, Le Bon’un zaten çok iyi bilinen gericiliğini ve karşı-devrimciliğini ortaya çıkaracağız. Bu alıntılar ayrıca psikolojinin ve sosyolojinin neden marksizmsiz eksik olduğunu gösterecek. Egemen ve ezen sınıflar yanlısı, onları kayıran, toplumsal ve dolayısıyla değiştirilebilir...









