Spree Nehri üzerinde cafe olarak kullanılan alçak tavanlı şirin bir teknenin içerisinde Meriç ile sabah kahvemizi içiyoruz. Teknenin büyük pencerelerinden su yüzeyiyle hemen hemen aynı seviyede nehre bakıyoruz. Nehir yer yer donmuş, donan kütlelerin üzerinde yürümeye çalışan ördekler güzel bir manzara oluşturuyor. Ağaçların çıplaklığı had safhada, gece yağmaktan yorulan kar taneleri artık daha seçici davranıyor....
Son Yazılar:
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Kategori: Kritik
Tarihin Dönüm Noktaları: Karmaşa
Dünya üzerinde her toplumun kendine göre çıkmazları bulunur.Çözüme kavuştuğu düşünülen bu çıkmazlar ya örselenir ya da değişim geçirir. Türkiye’nin yaklaşık son 200 yılını belgeler dahilinde incelemeye çalışan bir tarihçi bunu isterse rahatlıkla görür.. Peki değişimin belgelerini inceleyen bir tarihçi tamamen tarafsızca bir tarih yazımı gerçekleştirebilir mi? Açıkçası buna cevap vermek güç. .13 Ağustos 1903’de...
Anlatılan Senin Değil, Hepimizin Hikayesi: Psikolojikleştirmeye Karşı
Sermaye düzeni, aslında kimseye birey olarak davranmazken, insanlar üzerinde hep topluluksal ve toplumsal bağlamlarda etki ederken, bir yandan da, her birinin birey olduğu yanılsamasını yaratıyor. Aslında hiç bir koyun kendi bacağından asılmaz; koyunları sürüler halinde asarlar. Bu birey yanılsaması kendini en çok da psikoloji tartışmalarında gösteriyor. 3 örnekle bu yanılsamayı açıklayalım. İlk örneğimiz, Google’ın CEO’su...
Taksim’deki Suriyeliler: Irkçılık, Ayrımcılık ve Sınıfsal Bakış Üzerine
Bir grup Suriyelinin Taksim’deki yılbaşı kutlamasına yönelik tepki dindi sayılır; ancak bu tepkilere yönelik tartışmalar sürüyor. Bu kutlamalara tepki gösterenlere genellikçe ırkçı deniyor. Bu yakıştırma, aslında ırkçılığın ne olduğuna ilişkin algının doğru olmadığını düşündürüyor. Bu nedenle, bu yazıda ırkçılık kavramını tartışmaya açıyor; ayrımcılık ve sınıfsal bakış noktalarını gündeme getiriyoruz. Suriye Irkı? Öncelikle, Suriyelilere yönelik bir...
Bu Şenlik O Düğünlere Benzemiyor
“Bırakın ölüler ölülerini gömsünler…” Hz.İsa İnsanoğlu canlılar âleminde kabiliyetlerinin çeşitliliğiyle tanınır. Ne tek ve en başarılı hüneri koşmak olan bir attır, ne de kocaman bir kimya laboratuvarını küçücük bedeninde taşıyan naif bir arı. Fakat Yeni Türkiye’de -büyük ambalaj çağında- dil, mitos ve ritüelde meydana gelen değişimleri izlemek, neyin neye tekabül ettiğini, gösterilenin neler sakladığını aynı...
PROTEZ RUHLAR, TRANS DUYGULAR
“Gerçek dünyayı bertaraf ettiğimize göre, geriye kalana ne dememiz gerekiyor? Görünümler dünyası mı? Kesinlikle hayır! Çünkü hakiki dünyayla birlikte görünümler dünyasını da yok ettik.” Friedrıch Nıetzsche Özellikle son on-on beş yılda gündemimize dâhil olan bir tartışmayı güncelleyerek başlayalım: Baş döndürücü bir hızla gelişen ülke ve dünya gündemine koşut olarak aynı hızda değişen bir başka...
Black Miror: Hiçbir Şey Doğru Değil Ama Her Şey Aynı!
David Cronenberg’in Beat akımının önemli temsilcilerinden William S. Burroughs’un aynı adlı eserinden uyarladığı Naked Lunch filmi “hiçbir şey doğru değil, her şey serbest” ifadesiyle açılır. Bu ifade aynı zamanda Hasan Sabbah’ın tarikat üyeleri üzerinde kurduğu hakimiyete de atfedilir. Öyle ki Assassin’s Creed oyunu bu sözü slogan olarak benimsemiştir. Hasan Sabbah’ın ve Haşhaşilerinin batı kültürünü etkilediği,...
Bartu Ben, Sen Kimsin?
Bartu Ben, televizyon reklamları arasında gösterilen berbat diziler tarihimizde hem derdi hem de konuyu işleyişi ile farklı bir yerde duruyor. Dizinin bir platform dizisi olması otosansürden fersah fersah uzakta olmasına, şimdiye dek herhangi bir yerli yapımda görmediğimiz sahneleri izlememize de olanak sağlıyor. Türkiyeli bir dizi karakterinin 31 çektiğini, nihayet 2018 yılının sonlarına doğru görebiliyoruz. Elbette...
Kara’nın Mağdurları ve Deniz’in Şanslıları
Bizde okur, sempatizan değil parti üyesi bir Nazi olan, savaştan ise sıradan bir oyun ve oyuncak gibi doğallıkla söz eden Alman düşünür Carl Schmitt’le yeni yeni tanışıyor. Dost Kitabevinin 2000 yılında cesur ve çok yerinde bir girişimle Türkçeye çevirip bastığı ¨Siyasi İlahiyat¨ başlıklı eseri, Schmitt’i bizlere tanıttı. Evvela Türk akademiyasında kaynak kitap oldu, derken ardından...
SERİ ÜRETİM KÜLTÜRÜNÜN EŞLİKÇİSİ OLARAK SERİ CİNAYET
Uygarlık tarihi çok sayıda insanı öldüren katillerle doludur. XV. yüzyıl Fransa’sında Jan Dark’ın silah arkadaşı Baron Gilles de Rais yüzlerce köylü çocuğunu öldürmüştür. XVI. yüzyılda “kurt adam” Gilles Garnier çocukları öldürdükten sonra onları parçalayıp yemektedir. Örnekler çoğaltılabilir, ancak modern anlamda seri katilin ortaya çıkması için XIX. yüzyıl sonlarını beklemek gerekecektir. XIX. yüzyıl seri cinayetin önemli...









