Yeni-Türkiye’yi anlamlandırabilmek için sosyalist tezlerden çok dil teorilerine ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum; çünkü dil, işaret ederken gizleyen, gizlerken işaret eden müthiş bir sistemdir. Bu süreçte Marx yerine Harold Bloom, Wallerstein yerine Ranciere ya da Derrida tercih etmek sanırım çok daha isabetli olacaktır… Henüz ikinci yüzyılda, “Önce konuştuğun şeyin anlamını öğren sonra konuş!” diyen Epiktetos’un aksine, Yeni-Türkiye’de,...
Son Yazılar:
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Yazar: Barış Kılıç
Öksüz Kalan Anarşizm; Katalonya’da Sol’u Aramak
Faşizmin Avrupa’da doruk noktasına ulaştığı zamanlar İspanya’da, Cumhuriyetçi Halk Cephesi koalisyonu işbaşına gelmişti. Üstelik bir seçimle! Faşizmin her taşın altından çıktığı bir zaman ve kıtada anti-faşistler sandıkların üstüne basa basa iktidarın sahibi olmuştu. Velhasıl, bir iç savaşın çıkması için başka bir sebebe lüzum da yoktu. General Franco komutasındaki milliyetçi güçler ile Halk Cephesi arasındaki bu...
Bu Şenlik O Düğünlere Benzemiyor
“Bırakın ölüler ölülerini gömsünler…” Hz.İsa İnsanoğlu canlılar âleminde kabiliyetlerinin çeşitliliğiyle tanınır. Ne tek ve en başarılı hüneri koşmak olan bir attır, ne de kocaman bir kimya laboratuvarını küçücük bedeninde taşıyan naif bir arı. Fakat Yeni Türkiye’de -büyük ambalaj çağında- dil, mitos ve ritüelde meydana gelen değişimleri izlemek, neyin neye tekabül ettiğini, gösterilenin neler sakladığını aynı...
Bir Paradoks Olarak Modern Demokrasi
Grekçe’de Para/Dox “Karşı Kanaat” anlamı taşır: doğru gibi görünen yanlış çıkarımlar. Mesela Giritli Epimenides’in “Tüm Giritliler yalancıdır” fragmanı gibi. Halk kavramından başlayalım çünkü Demokrasi, atıf yapılan halkın niteliğine göre değişir. Siyaset Biliminde halk denilince akıllara, Herkes-Pek çok-Salt çoğunluk-Sınırlı çoğunluk-Organik/Organik Olmayan, gibi farklı kavramlar gelmektedir. Halkın, “Herkes” anlamında kullanılması, demokratik bir ölçüt değildir çünkü bazı toplumlarda...
Haremdeki Yalnızlar; Resmi Tarih ve Osmanlı Eşcinsel Kültürü Üzerine
“Tarihin temize çekilmesi; Milli Tarih” Tarih ile bağı Malkoçoğlu, Kara Murat, İstanbul’un Fethi gibi destanlaştırılmış olaylar ve şahıslar üzerinden şekillenenlerin, hakikatin kıyısından kenarından geçmeyenlerin tarihidir Milli Tarih. Diğer adıyla “Resmi Tarih” Gündelik hayatın her alanında bizi kendisine çağıran, aksi istikamette yol alanları yok eden ‘Resmi Tarih Otoritesi’, onu tek ve doğru bilgi olarak sunan kültürel...




