Orta Çağ’da binbir çeşit dikkat uyandıran davranışla ilgi çekenlere soytarı denirdi. Günümüzün sanal ortamlarında ise troller var. Ne kadar çarpıcı ve güldürü içeren bir paylaşım yaparlarsa, normları ve normali elinde tutan baskıcı çoğunluk o kadar çok paylaşır. Zaten köşeleri ahbap-çavuşlar tutmuşlardır; fakat internetin kapılarını da troller tutar ki gerçekler kimseciklere ulaşamasın. Çağımızda aydın düşmanlığı ileri...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Kritik
İthaka’yı Yeniden İnşa Etmek: Roma
Homeros’un Odysseia destanının göçebe kahramanı Odysseus İthaka’daki evinden uzakta olduğu yıllar boyunca zorlu maceralara atılmış, her macerası eve dönüş yolculuğunu daha da ertelemiştir. Yolunu dolambaçlaştıran onca şeyden ve onca zamandan sonra İthaka’ya hırpani bir halde geri döndüğünde başlangıçta onu hiçbir yakını tanıyamaz, Odysseus o kadar değişmiştir ki. Zorlu, çetrefilli yolculuğunu başarıyla tamamlamıştır fakat İthaka’daki kimliğini...
Velvet Buzzsaw: Pentürün Ölümcül Dönüşü
Not: Filmi izlemeyenler için aşırı spoiler içerir. Bağımsız film tadında bir İsveç yapımı “Kare-Square” hakkında yazdığım yazıyı, sıraya bir Netflix dizisi girerse şaşırmayalım. Çok malzeme var çünkü diye bitirmiştim. * Kare, küratörler, koleksiyonerler, aşırı kavramsal işler, bu da sanat olur mu dedirten enstalasyonlar, videolar, anlaşılmaz ağdalı katalog metinleri üzerinden zaten çoktandır tartışılan, formüllere dönüşmüş çağdaş...
X KUŞAĞI
X kuşağı belirli bir yaş gurubunu tanımlamak için kullanılan bir kavram. Farklı değerlendirmelere göre ABD’de 1964-1977, 1961-1981, 1963-1978, 1965-1980 yılları arasında doğanlar ya da 1990’lı yıllarda yirmili yaşlarda olanlar X kuşağına dahil kabul ediliyor. X kuşağı bazen kayıp kuşak, ben kuşağı, on üçüncü kuşak, twenty-somethings (yirmili yaşlarında olan gençler) olarak da adlandırılıyor. İkinci dünya savaşı...
Gelecek Tahayyülleri: Sigorta Diktatörlüğünden Feminist Ütopyaya
Bilgi çağı, uzay çağı, yapay zeka çağı, büyük veri çağı vb. Hep geleceğe ilişkin varsayımlara ve çıkarımlara dayanan ifadeler. Bunlar, çoğunlukla, teknolojik belirlenimciliğe yaslanıyorlar. Bunlara göre, teknoloji öyle ilerleyecek ki toplumu peşinden sürükleyecek. Bunu teknoloji fetişizmi izliyor. O herşeyin ötesinde, herşey teknolojiden sonra geliyor. Oysa toplumsal süreçlerden bağımsız bir teknoloji yoktur; çünkü yeni buluşlar da...
BİLİM VE FELSEFE YOLCULUĞUNDA İSLAMİYET
Spree Nehri üzerinde cafe olarak kullanılan alçak tavanlı şirin bir teknenin içerisinde Meriç ile sabah kahvemizi içiyoruz. Teknenin büyük pencerelerinden su yüzeyiyle hemen hemen aynı seviyede nehre bakıyoruz. Nehir yer yer donmuş, donan kütlelerin üzerinde yürümeye çalışan ördekler güzel bir manzara oluşturuyor. Ağaçların çıplaklığı had safhada, gece yağmaktan yorulan kar taneleri artık daha seçici davranıyor....
Tarihin Dönüm Noktaları: Karmaşa
Dünya üzerinde her toplumun kendine göre çıkmazları bulunur.Çözüme kavuştuğu düşünülen bu çıkmazlar ya örselenir ya da değişim geçirir. Türkiye’nin yaklaşık son 200 yılını belgeler dahilinde incelemeye çalışan bir tarihçi bunu isterse rahatlıkla görür.. Peki değişimin belgelerini inceleyen bir tarihçi tamamen tarafsızca bir tarih yazımı gerçekleştirebilir mi? Açıkçası buna cevap vermek güç. .13 Ağustos 1903’de...
Anlatılan Senin Değil, Hepimizin Hikayesi: Psikolojikleştirmeye Karşı
Sermaye düzeni, aslında kimseye birey olarak davranmazken, insanlar üzerinde hep topluluksal ve toplumsal bağlamlarda etki ederken, bir yandan da, her birinin birey olduğu yanılsamasını yaratıyor. Aslında hiç bir koyun kendi bacağından asılmaz; koyunları sürüler halinde asarlar. Bu birey yanılsaması kendini en çok da psikoloji tartışmalarında gösteriyor. 3 örnekle bu yanılsamayı açıklayalım. İlk örneğimiz, Google’ın CEO’su...
Taksim’deki Suriyeliler: Irkçılık, Ayrımcılık ve Sınıfsal Bakış Üzerine
Bir grup Suriyelinin Taksim’deki yılbaşı kutlamasına yönelik tepki dindi sayılır; ancak bu tepkilere yönelik tartışmalar sürüyor. Bu kutlamalara tepki gösterenlere genellikçe ırkçı deniyor. Bu yakıştırma, aslında ırkçılığın ne olduğuna ilişkin algının doğru olmadığını düşündürüyor. Bu nedenle, bu yazıda ırkçılık kavramını tartışmaya açıyor; ayrımcılık ve sınıfsal bakış noktalarını gündeme getiriyoruz. Suriye Irkı? Öncelikle, Suriyelilere yönelik bir...
Bu Şenlik O Düğünlere Benzemiyor
“Bırakın ölüler ölülerini gömsünler…” Hz.İsa İnsanoğlu canlılar âleminde kabiliyetlerinin çeşitliliğiyle tanınır. Ne tek ve en başarılı hüneri koşmak olan bir attır, ne de kocaman bir kimya laboratuvarını küçücük bedeninde taşıyan naif bir arı. Fakat Yeni Türkiye’de -büyük ambalaj çağında- dil, mitos ve ritüelde meydana gelen değişimleri izlemek, neyin neye tekabül ettiğini, gösterilenin neler sakladığını aynı...









