Fotoğraf yarışmaları, etikten ve basit fotoğraf bilgisinden tamamen yoksun olduklarını bize bir kez daha kanıtlıyorlar. Geçtiğimiz haftalarda Vietnam’da bu görüntü dolaşıma çıktı. Bir konu etrafında toplanmış, aynı görüntüyü neredeyse aynı açıdan çeken bir fotoğraf turu grubunun başka bir klasik fotoğrafı daha. Kadın onlar için poz vermiş görünüyor; görüntü yakalamak için çok fazla zorlanmak istemeyen fotoğrafçılar...
Son Yazılar:
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
Kategori: Kritik
ALKOL, KADINLAR VE MODERNLİK
Batı’da modernliği önceleyen dönemde, içki gündelik hayatın doğal bir parçasıydı. Esrime, kendinden geçme, öz kontrolünü kaybetme hayatın hoşlukları olarak görülürdü. Mary Douglas’ın da belirttiği gibi tarihte çoğu kültürde alkol, kutlamaların doğal eşlikçisiydi. Ortaçağ Avrupa’sında birçok yerde alkol sağlık açısından faydalı bir içecek olarak görülür, su içmek ise tehlikeli addedilirdi. Daha sonraki yüz yıllarda modernliğin kuracağı...
Bilimin aydınlatmadığı toplumları şarlatanlar aldatır
Şarlatanlık yeni bir meslek değil, yüzyıllardır icra ediliyor. Amerika’da bir ara “televanjelist” pastorlar furyası vardı. Mucizevi güçlere sahip oldukları düşünülen bu papazlar, mega kiliselerden yaptıkları canlı yayınlarda “hallelujah” diye bağırarak kötürümleri ayağa kaldırır, görme engellilerin gözlerini açar, kanser hastalarını iyileştirirlerdi. Hesapta… Aldıkları reklamlar, sattıkları kasetler ve kaçırdıkları vergilerle hepsi köşeyi döndü. Tabii zamanla araştırmacı gazeteciler...
Sağcılığın ‘Kitsch’ Sanatı
Şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başında bulunduğu AKP iktidarının ikinci dönemine denk gelen süreçte, “Sınıfsal arka planımızı sağlamlaştırıyoruz” diyordu. Bu sınıfsal arka plan hemen akla geldiği gibi MÜSİAD ve Anadolu Kaplanları’ndan çok, Türk Sağ İktidarları ve Sağcı Kültür adlı yazımızda belirttiğimiz gibi “lümpenden kendilerine göre burjuvalığa terfi eden az eğitilmiş toplum katlarının politikleşen grupları”ydı. AKP...
Marksist Tarihyazımı Öldü mü? Ruhuna El Fatiha ve Nice Yaşlara!
Marksist tarihyazımı öldü mü? Sovyetlerin yıkılmasıyla birlikte, Marksist tarihyazımının da öldüğünü söyleyenler var; oysa bu, 2 nedenle doğru değil. Birincisi, Marksist tarihyazımı, Sovyetler ya da daha sonra kapitalistleşen Çin’in tekelinde değildi ve olmadı. Türkiye başta gelmek üzere birçok ülkede, Sovyet yanlısı da Çin yanlısı da olmayan güçlü sol hareketler vardı. Bu sol hareketler de Marksist’ti...
Türk Sağ İktidarları ve “Sağcı” Kültür
Bir adamın standart, prototip Türk olduğunu şuradan anlarım, yani şuna bakarım: Bir adam aklını çok beğeniyorsa; aklını, fikrini çok beğeniyorsa, o Türktür kesin, onun başka bir şey olma ihtimali pek yok. Bir de her şeyi bildiği kanaati varsa, o Türktür; Türkün de sağcısıdır. Hiç şüphe yok sağcıdır, her şeyi biliyordur. (1) Yeni Zelanda’da yaşanan alçakça...
Gotik Marksizm
[Bu yazı Margaret Cohen’ın Dindışı Aydınlanma: Walter Benjamin ve Gerçeküstücücü Devrimin Paris’i isimli kitabının açılış bölümünden alıntılanmıştır.] Türkçeleştiren: Suat Kemal Angı —– Birkaç yıl önce bir Fransız yayınevi, bilindik yerlerin Gotik yanlarına ışık tutan bir rehber kitaplar dizisi yayımladı. Her ne kadar Gotik romanın Fransızca muadili roman noir’yı (Kara roman) çağrıştırsa da, Guides Noirs (Kara...
BAUDRILLARD’IN ‘SEMBOLİK’TEN KAÇAN YIKICI-ŞİİRSEL EVRENİ
Toplumsal tarihin formatlanarak ve bir ‘öteki’nin yokluğunda, yalnızca kendini yansıtan aynalar yardımıyla yeniden üretildiği simülasyon evreni, söylemi söylediklerinden çok daha güçlü olan Baudrillard’ın sözlüğünde, her ne kadar ‘büyük anlatılar’ statüsüne dahil olmaktan kaçmaya çalışsa da sonunda bu retro sıfatın bir parçası olmaktan kurtulamamıştır. Öyle ki onun evreni, ‘kesinlikle yanlış ama kulağa hoş geliyor’ tepkisinden ‘doğru...
Postmodern Sanat: Bir Uyanış mı, Yoksa Bir Aldanış mı?
Bugün sanatla ilgili konuşmamız gereken meselelerin başında kuşku yok ki merkezin Avrupa’dan Yeni Dünya’ya taşınmasıyla birlikte, özellikle de II. Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan kulvar kaymasının anlamlandırılması geliyor. U-dönüşü de diyebilirdik, fakat bu olguyu ifade etmek üzere hangi kelimeleri seçersek seçelim, Paris’ten New York’a göçle beraber dümenin bambaşka bir rotaya kırıldığı, o rota değişikliğinden beri...
Türkiye Sinemasında Karlı Bir Doruk: ‘Ağrı Dağı Efsanesi’
Yönetmen ve yapımcı koltuğunda Memduh Ün’ü, senarist koltuğunda Lütfi Ö. Akad ve Duygu Sağıroğlu ve yine Memduh Ün’ü, oyuncu olarak Hakan Balamir (Ahmet), Fatma Girik (Gülbahar), Hayati Hamzaoğlu (Mahmut Han), Yavuz Selekman (Zindancı Memo), Reha Yurdakul (Demirci Hüso), Hüseyin Peyda (Kervan Şeyhi), İhsan Yüce (Vezir, İsmail Ağa), Nuran Aksoy (Mahmut Han’ın Kızı), Coşkun Göğen (Gülbahar’ın...









