Eski şiir, asırlar boyunca zevkin seçtiği nadir örnekleriyle değil,bütünüyle göz önünde tutulursa, daima bir “kendinin dışında” konuşma, hatta kendi dışında yaşama ameliyesi gibi görünür. Pek az edebiyatta konuşan benliğin bu cinsten ve bu kadar ısrarla kendisini inkâra rastlanır.” Ahmet Hamdi Tanpınar, XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi 1. Şiir-Şair Dünya edebiyatında şiir ve şiir sanatı /...
Son Yazılar:
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Kategori: Kritik
Meclis: 21’inci Yüzyılda Yeni ‘Prens’i Oluşturmak
“Spinoza’nın dediği gibi, toplumsal bünyenin zorba kellesini uçurmakla yetinirsek, parçalanmış bir toplumun cesediyle baş başa kalırız. Yapmamız gereken, reddin çok ötesine geçen bir projeye girişmek, yeni bir toplumsal beden yaratmaktır. Bizim kaçış çizgilerimiz, çıkışımız kurucu olmalı ve gerçek bir alternatif yaratmalıdır.” (Hardt ve Negri) Ne yapmalı? Nasıl örgütlenmeli? Nasıl bir liderlik yaratmalı? Örgütleri ve kurumları...
“HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK” NEYİN ADIDIR?
Son on yıldan fazla bir süredir sıklıkla anons ettiğimiz isyan fırtınaları hız arttırarak bütün hızıyla devam etmekte. Türkiye’de kopan ilk büyük fırtınanın adı “Gezi isyanı” oldu (2013) ve bir kasırgaya dönüşerek bütün Haziran ayaklanması müddetince bütün hızıyla devam etti. Fransa’daki isyan en gösterişli biçimde Paris’in bir meydanını (Place de la République) işgalle başladı (2016) ve...
AKADEMİYE SÖVGÜ
Yazıya başlamadan önce ne mazisiyle, ne kuruluş amaçları ve saikleriyle ilgili herhangi bir kafa karışıklığı bırakmamak adına Akademi üzerine kısa bir tarihçeyi gözler önüne sermemiz boynumuzun borcu. Akademi, Fransız Devrimiyle beraber sanatı bir disiplin haline getirme çabalarının bir devamı olarak kuruluyor, kurumsallaşıyor. Amacı, derdi, gayesi, sanatın kurallarını doktrine etmek ve sanatın nasıl yapılıp nasıl yapılmayacağıyla...
SYRIZA Döneminin Kapanmasının Ardından Türkiye Solu Özeleştiri Yapıyor mu, Yapacak mı?
Dün itibariyle Yunanistan’da SYRIZA dönemi kapandı. Türkiye’de neredeyse solun tümü, SYRIZA konusunda yanıldı, Ocak 2015’teki seçim zaferini alkışladı. HDP, CHP, ÖDP ve hatta AKP, “Türkiye’nin SYRIZA’sı biziz” yarışına girdi. Yanıldıklarını anladıklarında çok geçti ve hâlâ özeleştiri yapmış değiller. SYRIZA Konusunda Öngörü Sahibi Olanlar: SYRIZA’nın sol bir parti değil, sistemi restore edecek bir parti olduğunu önceden...
Asya-Pasifik’ten Kuzey Atlantik’e 10 Ülkede Kadın Üniversiteleri
Olumlu ve Olumsuz Uygulamalar Kadın üniversiteleri için, ilk bakışta, “100 yıl önce ilerici, bugün ise gerici bir uygulama’ denebilirdi. Öncelikle, bu ifadedeki ‘ilerici-gerici’ kavramsallaştırmasına itiraz edenler olabilir. Açıklayalım: Burada, bu çifti bilindik çağdaşlaşma tartışmaları bağlamında değil, haklar ve özgürlüklerdeki ilerlemeler ve gerilemeler üstünden tarifliyoruz. Bir uygulama, bize göre, hakları ve özgürlükleri geriletiyorsa gericidir; ilerletiyorsa ilericidir....
ÇALIŞMA MASUM DEĞİLDİR
Sermayecilik çağıyla birlikte olumlanan her değere kuşkuyla bakılmasını önermek gerekiyor. Çünkü toplumun benimsemesi ve sahiplenmesi için gönüllü bir biçimde, rıza yoluyla topluma sunulan düşünüş ve davranış tarzları son çözümlemede sermayenin yani kapitalist-emperyalist sistemin çıkarına işlev görüyor. Bu türden temel toplumsal gerçekliği görmenin yolu ve yöntemi ise olay ve olgulara sermayenin üretim süreci açısından bakılmasıdır. Bu...
Pasif direniş: Hayal ve eylem
Yazar ve aktivist Rebecca Solnit, yakın tarihte Türkçeye çevrilen kitabı Karanlıktaki Umut’taki yazılarından birinde, aktivistlerin kendilerine muhalif kesimler ve iktidarlar tarafından “gereksiz ve gülünç” diye nitelendirildiğini; aktivizm ve direnişin aynı kişilerce tehlikeli bulunduğunu belirtmişti. İktidarların oyunlarına çomak sokan, savaşlara, işgallere, sömürgeciliğe ve şiddete karşı harekete geçerken, bunu daha çok dolaylı biçimde ortaya koyan bu “tehlikeli”...
John Steinbeck’in Vietnam Düşmanlığı
John Steinbeck (1902-1968), işçi edebiyatçısı olarak çok sevilir, fakat ömrünün son yıllarındaki Vietnam düşmanlığı pek bilinmez. Steinbeck’in yaşam öyküsü, insana “onurlu yaşamak yetmez, onurlu ölmek de gerekir” dedirtiyor. Bu bilinmezlik, aslında Steinbeck’in Vietnam düşmanlığının yarattığı utanç ve şokla yakından ilişkili. İşçi yazarı, Nobel ödülünü aldıktan sonra, 1966 ve 1967’de savaş muhabiri olarak Vietnam’da bulunur. Steinbeck,...
ÇERNOBİL MUHASEBESİ: GERÇEKLİK BİR KURGUDUR
Hollywood hayal fabrikasının yaratıcı dinamiğini kaybetmesinin üzerinden uzun yıllar geçti. Süper kahraman furyasına bel bağlayan endüstrinin en son ne zaman geniş kitleler nezdinde tartışma yaratacak bir ürün ortaya koyduğunu hatırlamak bile kolay değil artık. Bağımsız sinemanın delifişek enerjisiyle gündem belirlediği zamanların da geride kaldığını söyleyebiliriz rahatlıkla. Kitle kültürünün can damarını oluşturan eğlence endüstrisinin böylesi bir...









