“Gerçeğin, gözle görülür bir yönü vardır.” – E. M. FOSTER Dil, tehlikeli bir güçtür. Tehlikenin ölçüsüyse, tamamen onu nasıl kullandığınızla ilgilidir. İnsan, ne zaman hangi dil’i konuşmalı, ya da konuşabilmeli? Konuşmak istediğimiz veya konuştuğumuz dil, bizi nasıl koruyabilir? İşte bunu bilmeliyiz. Bir adım daha atıp şu iki soruyu da sormak mümkün; dil, bizi/bizleri koruyan bir...
Son Yazılar:
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Kategori: Kritik
‘YENİ’ ELEŞTİRİ VE ŞAİR-ELEŞTİRMEN
Eleştiri kavramının içerdiği zenginlik ve karmaşıklık, onun bütüncül ve derli toplu bir tanım altında ele alınmasını güçleştirmektedir. Eleştiri; araçsal, metalaşmış, tahrip edilmiş veya üretken olmayan bir olgu olarak ele alınsa dâhi gündelik kullanımda pozitif ve kimi zaman bağlam bağımsız bir çağrışıma sahiptir. Eleştiri kavramının sözü edilen pozitif çağrışımı ise onun ‘doğal’ aynı zamanda ‘soyut’ olanla...
Kare’nin Sessizliği: Metin Özgör’ün Kavramsal Sınırlar’ı Üstüne
Soyut resmin büyüsü, her ne kadar kendinden menkul varoluşunun ötesinde bir talebi olmasa da tersi yönde, hakkında sınırsız söz üretme imkanını da beraberinde getirdiği söylenebilir. Soyut resmin bir nevi sonsuzluk üzerine inşa edilmişliğinden kaynaklı bir durumdur bu. Hatta hiç’lik üzerine inşa edildiği bile iddia edilebilir (bkz. Heidegger). Hiçlik asla tüketilemeyecek bir mefhumsa eğer, o zaman...
DİL, TÜM ‘GERÇEK’LİKLERİN YETERLİ İFADESİ MİDİR?
* […/..] “Öyleyse “gerçek” nedir? Wilhelm Reich, bu konudaki düşüncelerinin bilinmesi arasındaki hayatî farklılık üzerine yaptığı ilginç meditasyonda “aklın gerekliliği, gerçeğin arayışından değil, kendi anlam arayışından ilham alıyor” (1) dedi. “Bilgi, gerçeği aramaktan ibarettir” (2) diyor George Thomson, gerçeği ve göreceliliğin tehlikelerini göz önüne alarak uyarıyor: “Kesinlik arayışı değil”. Ancak belirsiz bir dünyada gerçeğin ölçüsü...
Müziğin Sineması: Ennio Morricone
90’lı yılların ikinci yarısından itibaren modern hayat, bireye oyun oynayabileceği birçok estetik alan olanakları sunmaya başlamıştı: Edebiyat, mimari, resim, heykel, müzik gibi… Bu estetik alan Jean Baudrillard’a göre, ‘nesneler dünyasından kopuş’un büyük habercisiydi. Çünkü sanat eserinin etkisi, benzersizliği, onun sonsuz süre[ler]de sürekli ve yeniden üreteceğimiz, bir benzersizlik yapısı üzerine kurulmuştu. Müzik bu estetik alanın imkân ve...
Ahmet Güneştekin Vakası: Ölümü Rengarenk Görmek
Diyarbakır 1990 sonrası yükselişe geçen güncel-çağdaş (contemporary) sanatın İstanbul’dan sonraki en önemli merkeziydi. Hatta başta Diyarbakır olmak üzere bölge sanatçılarından bazıları İstanbul’daki ana akım galerilerin de parlayan yıldızlarına dönüştüler sonra. Bunun en önemli nedenlerinden biri yükselen Kürt hareketinin de ivmesiyle pekişen ve kendini kimlik, modernite ve resmi ideoloji eleştirisi üzerinden kuran ve 90’ların yıldız küratörü...
DİKİŞ TUTMAYAN BİR FESTİVAL: ALTIN PORTAKAL!
Türkiye’nin en köklü kültürel organizasyonu anlamına gelen Altın Portakal Film Festivali, dün 58. kez izleyiciyle buluştu. Bir zamanlar Onat Kutlar’ın deyişiyle “halk şenliği” olarak adlandırılan festival, son yıllarda organizatörlerin ve yerel yöneticilerin aldıkları skandal kararlarla işlevini yitirmeye başladı. Gelin hatırlayalım: Sansür ve Sürgün Yılları Genellikle belediye başkanlarının isimleriyle dönemlendirilen Portakal’da köklü değişimler, Menderes Türel’in ikinci...
ŞİİR VE PSİKOLOJİ
Bütün zorluklarına rağmen, analitik psikolojinin şiirle olan ilişkisini tartışmak, genel olarak psikoloji ve sanat arasındaki ilişkilerin çok tartışılan sorusu hakkındaki görüşlerimi tanımlamak için hoş bir fırsat veriyor. İki şey karşılaştırılamasa da aralarında şüphesiz bulunan yakın bağlantılar soruşturma çağrısı yapıyor. Bu bağlantılar sanata yönelik uygulamanın psikolojik bir etkinlik olması ve psikolojik açıdan yaklaşılabilmesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır....
Uzak geçmişteki düşünme biçimleri
Bronislaw Malinovski ve Claude Lévi-Strauss arasındaki tartışmanın özünü “ilkel” ve “ilkellik” kavramları oluşturuyordu. Malinovski’nin, “uygar” bir dünyadan bakarak “ilkel” dünya üzerine kurduğu tezleri kıyasıya eleştiren Lévi-Strauss, bu gibi yaklaşımların hem bilimi kısıtladığını hem de araştırılan toplulukları aşağıladığını söyleyip “ilksel” veya “öncel” demeyi uygun bulmuştu. Lévi-Strauss’un bu demokratik ve hümanist tavrı, kendisinden sonra gelen antropologları etkileyip...
KENTSİZLİK HAKKI
Bir yeryüzü kesitinin kent olarak tanımlanabilmesi büyüklüğüne, üzerinde binalar, binaların arasında sokaklar bulunmasına, etrafında surlar olmasına ya da bir kanun metnince kent olarak tanımlanmasına değil, ama üzerinde yaşayanlar arasındaki işbölümünün niteliğine ve düzeyine bağlıdır. Bir araziye, üzerinde çok sayıda insanın yaşamasına olanak verecek şekilde yapılar bina edilmiş olması, bu arazinin yüzölçümü ve üzerinde yaşayan kalabalığın...









