“Yeni sanat sezonuna yeni normal ile girdik.” Bu basit görünen cümlede garip bir şeyler var. Cümle, acaba yeni normal için fazlasıyla mı normal! Yoksa anormal bir cümle mi? Eğer yeni bir normalde isek, yeni normal bir cümle nasıl kurulur? Eski ya da yeni normallerin gramerleri, sentaksları, semantiği nasıl bir düzene sokulur? İçeriğine mi dikkat etmemiz...
Son Yazılar:
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
Kategori: Kritik
Deleuze’ün Fötrü: Deleuze ve Antik Felsefe
Postyapısalcı felsefenin kilit aktörlerinden biri olan Deleuze’ün felsefi kariyeri Batı felsefe geleneğinin bir “temsil metafiziği” olduğu kabulünden hareketle eleştirel bir düşünsel tavrın gelişimine kaynaklık etmiştir. Deleuze 1968 yılında yayımlanan Fark ve Tekrar kitabında modern felsefenin görevine ilişkin gerçekleştirdiği tanımlamada Nietzsche’den miras aldığı “Platonculuğun ters çevrilmesi” söylemine yer verir. Burada Deleuze’ün en temel kaygısı Platonculuğun varlık...
“TENET” VE “DARK” KARŞISINDA “TİME TRAP”
İnsana, Umuda ve Geleceğe Dair Bir Film Okuması: Not: Bu yazı, özellikle ağırlıklı olarak söz edilen Time Trap adlı filmle ilgili “spoiler” denilen ayrıntılar içermektedir. Bu konuda hassas olanların, söz konusu bu filmi seyrettikten sonra okumaya geçmeleri daha uygun olur. Bu metin, başlıkta adları geçmesine rağmen, Tenet’i1 çeken Christopher Nolan gibi bir yönetmenin teknik...
AHMET MİDHAT EFENDİ’NİN TABANCASININ MARKASI NE İDİ?
Mesleğinizin pirî, üstadı hakkında bir kitap görüp de nasıl heyecanlanmazsınız… Daha önceleri pek çok şeyine vakıfsınızdır aslında… Evvelki yüzyılda yayın yaşamına soktuğu Tercüman-ı Hakikat gazetesinin tam bir gazetecilik ve yazarlık okulunu olduğunu; Ahmet Rasim’i, Ahmet Cevdet’i, Ahmet İhsan’ı ve daha pek çok ismi yetiştirdiğini, Hüseyin Rahmi Bey’deki “romancılık” yeteneğini keşfettiğini, öğretmenliğinin ve eğiticiliğinin vurgulanması...
EDWARD SAID VE POSTHÜMANİZM
HÜMANİZM VE DEMOKRATİK ELEŞTİRİ ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME Hümanizm ve Demokratik Eleştiri,i Edward Wadie Said’in ölümünden bir yıl sonra, 2004 yılında Columbia University Press tarafından yayınlandı. Kitap, Said’in 2000’lerin başında yazdığı veya elden geçirdiği makalelerini bir araya getirdi. Bu yazıda, aradan geçen yaklaşık 20 yılın ardından yeniden Türkçeye çevirdiğimii Hümanizm ve Demokratik Eleştiri’de dikkatimi çeken konular...
AVANGARD’IN BİR ZAR ATIMI: SANAT TARİHİNDE KÖTÜ ŞANS (I)
Bedri Rahmi Eyüboğlu, yaptığı Amerika seyahatleri sırasında resimlerini izleme ve tanışıp imza alma fırsatı bulduğu Mark Rothko üzerine, seyahat dönüşü dönemin sanat dergilerine bir yazı kaleme alır. Yazıda Rothko’nun renk tutkusundan, çağdaş resmin renk ile olan deneyiminden bahsediyordur. Yazının bir yerinde, sanatçılar özelinde sanat tarihinden bahsederken (mealen) şöyle bir cümle kurar: sanat tarihi içerisinde kendisine...
ABDURRAHİM KILIÇ’IN ŞİİRİ VE YASAKTIR BU AŞKTAN ÇIKMAK
Dört iklimi aynı anda yaşayan bir duygu coğrafyası şairin yüreği burada; ayrıca bu coğrafyanın kış halleri diğer mevsimleri rehin almışa benziyor. Elbette şair, ağır basan bu kış hallerini aşkın çakmak taşıyla yangın yerine dönüştüren bir alana, özellikle arıtan yüzüne çevirmeyi başarıyor. Işığın özellikle de acının çıplak dansıdır, burada dizeler. Öyle ki bu çıplak dans...
SÖZ ÇETİN ALTAN’DAN AÇILMIŞKEN. PEKİ “ÜSTAT KILLI NURİ” KİMDİ?
Son iki yazıda Çetin Altan’ı, dolayısıyla 1950 sonlarından itibarenki Babıâli’yi ele aldım. Peki Çetin Altan ve benzeri gazeteci-yazarlar birbirleriyle polemik, daha halkçası “kalem kavgası” yapmazlar mıydı? Yapmaz olurlar mıydı, hem de nasıl! Vaktiyle onun da kitabını yazmış (Bkz. Türk Basınında Kalem Kavgaları/ “Ben Senin Cemaziyelevvelini Bilirim” adlı kitabım) biri olarak, 1960’lı yıllardaki bir kavgayı sizlere...
YİTİK BİR AYDINLANMADAN IŞIMALAR
Dünyamızın zengin, katmanlı, karmaşık jeolojik yapısının oluşumunda yanardağlar, belli aralıklarla gerçekleştirdikleri büyük patlamalar ve püskürttükleri lav kütleleriyle önemli bir rol oynadılar. Yer kürenin milyonlarca yıllık evrim sürecinde mağmanın birikmiş enerjisini ve minerallerini yeryüzüne fırlattılar. Böylece sönmüş, küllenmiş eski lav kütleleri yenileriyle birleşerek ve sentezlenerek katmanlaşmış yapılar oluştu. Mineral bakımından muazzam zenginlikteki bu jeolojik yapılar giderek...
“ÇETİN ALTAN KONUSU”NA DEVAM EDELİM Mİ?
1986 ya 1987 yılıydı. Henüz daha basılı hiçbir kitabım yoktu. Aktüalitenin konular serabında geziniyor, ömrü yirmi dört saatlik bir gazete yaprağına, su üzerine imza atıyordum. Çalıştığım gazetenin tiryakilerinin dışında benim imzamın kimselerin dikkatini çekmemesi doğaldı. O günlerde yine; halkımızın, adalete, yargıya, bizdeki geçerli yargı sistemine duyduğu güvensizlikten söz ediliyordu. TRT kanallarında sıkça gösterilen Amerikan...









