Bu ülke insanına “Neden küfür ederiz “ diye bir soru sorsak nasıl yanıtlar alırdık acaba? Saygısızlık, terbiyesizlik, alışkanlık ilk üçe girerdi sanki… Küfür çeşitleri kadar küfrün nedenleri de değişkenlik gösteriyor ülkeye ve topluma göre. Ötekileştirmekten beslenen coğrafyamız insanı genellikle cinsel kimlik, cinsel içerik, inanç ve değerlere yönelik küfürler ediyor. Çoğumuzun ağzına biber sürülmesine veya biber...
Son Yazılar:
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Kategori: Kritik
BERNARD HERRMANN VE BİR PİYANONUN KORKU EZGİLERİ
Klasik akımın teorisyenlerinden -ki buna gereksiz/sıradan modernistlerin itirazı olsa bile- , E. M. Forster; yeryüzünde yirmi altı konu, otuz iki tema ve sekiz nota olduğunu yazdıktan sonra neredeyse yüzyıl geçti. “Sınırlar, her zaman onu çevreleyen hareket alanlarıyla mümkündür.” Ve bu cümleyi yazan ilk kişi, Pasajlar kitabında Benjamin’di. Orası, derin bir ayna. O aynaya baktığınızda bile...
KAVRAMSAL SANATIN BAŞKA BİR BOYUTU: FLUXUS VE PERFORMANS
Akış anlamına gelen Fluxus, geleneksel anlamda bir akım olarak değerlendirilmemesine rağmen, Almanya’dan çıkıp, pek çok Avrupa kentinde ve New York’ta etkili olan ortak bir üslup olmaktan ziyade, sanatçıların sergiledikleri ortak bir tavır olmuştur. Genel avangard yapısı itibariyle Dada ile birçok benzerlik taşımaktadır. Fluxus terimi ilk kez 1961 yılında George Maciunas tarafından ortaya atıldığı ifade edilmektedir....
CATTELAN’IN MUZU MAZİDE Mİ KALACAK?
Sansasyonel “sanatçı” Cattelan ile ilgili gerek Anna Sansom’un 8 Temmuz 2022, gerekse Gareth Harris’in 11 Temmuz 2022 tarihli haberleri önüme düştüğünde derin bir soluk aldım. Kısaca aktarayım: Konu Amerikalı sanatçı Joe Morford’un Miami’deki bir federal mahkemede sanatçı Cattelan’ın “Comedian”ının kendi eseri olan koli bantlı “Banana & Orange”ın telif hakkını ihlâl ettiği iddiası ile açtığı dava ...
EDİP CANSEVER’DE KENT KAVRAMI
Oscar Wilde, satırlarını çizmek için kaleminizi tetikte tutmanız gereken kitabı “Dorian Gray’in Portresi”nde “Güzel şeylerde güzel anlamlar bulanlar kültür ve zevkleri gelişmiş kişilerdir. Onlar için umut vardır” der. Edip Cansever’in “Su Altında Kanat Çırpan Üveyik” şiiri tam da bu söze denk düşer. “Bir çift Van sesi / Van’ın doğurgan sesi / Bin çift nar düşürülmüş...
Bir Bilgi Aracı Olarak Fotoğraf: Sosyal Medya & Manipülasyon
Bir kitap yalnızca çarpıcı giriş cümleleriyle değil sonuç bölümüne iliştirilen geniş ifadelerle de bazı sınırları zorlayabilir. Sosyal medyadaki manipülasyonların imgelerle olan ilişkisinin temellendirilmesiyle başlayan Ersin Berk’in son kitabı “Bir Bilgi Aracı Olarak Fotoğraf: Sosyal Medya & Manipülasyon” ‘’Eleştiri, son sığınaktır!’’[1] diye bitmektedir. Araştırma sorularının dar bir koridordan başlayıp genele yayıldığı bir kitabın böyle bir cümleyle...
ŞİDDETE RANDEVU!
E.E. Cummings’in “I Carry Your Heart with Me” adlı şiiri duruyor bir süredir önümde. Bu şiirle ilgili yazacaktım. Ülkemizin yetiştirdiği değerli bir kardiyoloğun ölüm haberini alıncaya kadar. Bir cinayet yine! Konya Şehir Hastanesi’nde. Kardiyoloji uzmanı Dr. Ekrem Karakaya bir güvenlik görevlisi tarafından, hem de bir başka hastane güvenlik görevlisi tarafından silahlı saldırıya uğradı. Bir ‘sağlık...
Entelektüel Bir Pratik Olarak Yamyamlık
İntro “Yeme isteği olmadan sevmek, anoreksik bir durum olsa gerektir.” Jacques Derrida Et insan ruhunun kabuğu ya da örtüsüdür ve insanın et ile ilgili problemi tarih boyunca çözülememiştir. Başkasının etini yeme hasreti; doymak bilmez şehvetin son durağı ya da ötekinin meziyetlerinin iliğine dek sindirilerek sömürgeleştirilmesi imgelerinde sürekli dirilir. George Bataille, Dali resmindeki “göz”...
BAKIŞSIZ SONSUZLUĞA UZANMAK…
Ve orada kalmak hep… Ahh Selene! Seni giyecektim üzerime. Sonra da gidecektim. Soğukluklarda dinlenerek sürekli, sakin, “Selene” diyecektim. “Gölgeli yüzünü göstermiyorsun! Sakın yakın olmasın! Ve yapışkan. Karanlığa… Hem gölgelerini göremeyecek olanlar nereden bilsin, yapıştırdığını yüzünü karanlığa!.. Ah Selene! Sirenlerin eşliğinde… Pallas’ın büstünde daha önce kim oturdu?” (2) Ah Selene! Poe kovuyor beni izninizle. Çok kurcaladın beni...
ERKEN MODERN DÖNEMDE BİREYİN YÜKSELİŞİ (1450-1789)
“Yeni felsefe muğlak kıldı her şeyi Öğelerden ateş büsbütün sönüp gitti Güneşle birlikte dünya da yitirildi; ve artık hiç kimse Söyleyemiyor bize nerde arayacağız dünyayı (…) Parçalar halinde her şey, tekmil tutarlılık yitip gitti. Adil ölçü kalmadı, hiçbir şey tutmuyor birbirini.” John Donne, 1611. “…Eğer insan veya düşünen ve gözlemleyen varlık yeryüzünden kovulursa, bu etkileyici...









