Zamanın içinde kısa bir sessizlik olsa da, o an Emine’nin zihninde yıllar geçiyor, yüzlerce kelime kasırga gibi uçuşuyor başını döndürüyordu. İstanbul, bardaktan boşalırcasına yağan yağmurla başlamıştı güne. Doğa ana, ayrım yapmaksızın, şehrin bütün semtlerini yıkamıştı. Kenar mahalle kadınları bugün, daha bir şevkle, dip bucak temizlik yapacaklardı temizliğe gittikleri evlerde. İstanbul’ da bahar temizliği zamanıydı. Emine...
Son Yazılar:
bozuk gül (şiir)
Gökalp’lerin Gülsün’e Limon Çiçeği Kolonyası Şiiri
Aşk Üşümesin (Şiir)
otopsi (şiir)
kendimi kazdığım derin (şiir)
Günümüz Profesyonel Matematiğinin Sonu Üzerine
“Bakışın Nesnesi” Akademililer Sanat Galerisi’nde
Alain Badiou: Başka Bir Dünya İmkânının Savunusu, Felsefenin Yeniden Çağrısı
Hukuksal Emperyalizm: Geç Emperyalizmde Uluslararası Hukuk ve Bağımlılık
Yapay Zekânız Pek Güzelmiş de Mülkiyeti Kimde?
CEP TELEFONLARI SANATI NASIL DÖNÜŞTÜRDÜ?
THOMAS BALKENHOL: “BİR FİLMİN KURGUSUNU YAPACAK KİŞİ, SENARYOYA BAKAN İKİNCİ KİŞİ OLMALI.”
KİTSCH, İRONİ VE POSTMODERNİZM: JEFF KOONS
ŽİŽEK’İN YAMUK BAKIŞI VE HAKİKATİN KARANLIK YÜZÜ
Anne Carson ile Şiir Üzerine
Yedi Deli Tek Zihin
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
Ana Sayfa
Sevda Yurtalan
