Toplumun marjını ölümüne zorlayan sevgili Kanat Güner’in anısına… Hiçbir projenin, öznesi olan sahada bire bir pratik karşılığı yoktur ve olamaz da… Proje bir amacı hayata geçirmek adına hazırlanmış önsel varsayımlar bütünüdür. Daha fazlası değil. Önsel olanın ise sonrayı belirlemesi birçok bilinmeyeni olan sahada söz konusu bile olamaz. Üstelik sahada son diye bir olgu yok...
Son Yazılar:
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Yazar: Nedim Sarıkaya
GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUP: MARX’TAN VERA ZASULİÇ’E
Mektup, bir iletişim aracı olarak belki de en işlevsel dönemini 19. Yüzyıl’da yaşadı. Aydınlanma sonrası yeni bir oluş halindeki toplumsallaşmanın (Modernizm’in) izlerini mektuplarda bulabilirsiniz. Belli devrimlerin gerek düşünce ve gerekse hareket olarak rüşeym halinden tutun da sonrasına kadar izdüşümleri de birinci derecedeki aktörlerin kaleminden satırlara yansımıştır. Bu yüzden sonradan oluşturulmuş bir tarih bilgisi değil, sıcağı...
QUEER : FARKLILIK FETİŞİZMİ Mİ, YENİ UFUKLAR MI?
Queer, son yılların en popüler konularından biri haline geldi. Yayın alanından, tartışma platformlarına ve akademiye kadar uzanan çizgisine bakılırsa hızla yol aldığı ve almakta olduğunu söylenebilir. Bir alt kültür hareketi olarak sokaklardan alınıp, akademiye kadar uzanan değişim çizgisi belli kaygıları da beraberinde taşımakta. İlk çıkışından bugüne kadar yaşadığı değişim ve anlam genişliği queer teoriye...
MAX STIRNER, ÖZCÜLÜK VE MÜCADELE
Stirner’i o dönemde ‘’öteki’’ kılan Aydınlanma felsefesine sirayet etmemesi ve keskin eleştirileri Marksist ve Anarşist çıkış noktalarını oluşturan membaya, Aydınlanma’ya yöneltmesidir. Toplumsal mücadele alanına dair bir şeyler yazmak her zaman belli kaygıları beraberinde getiriyor. Bunların başında gerek tartışma kültürümüzün düzeyi ve gerekse tabu haline getirilmiş teorileri, değişmez ama ‘’bilimsel’’ kabul edilen muhafazakarlıklarla uğraşma sıkıntıları yer...



