Bir kuyunun başındayım, taş atıyorum kuyuya, kuyunun içindeyim. Kuyu gözlerini bana dikmiş bakıyor. Gözlerim, kuyunun gözleri, vücudum kuyuya akıyor. Kuyu görmese ıslanmazdı gökyüzü. Yaşlı bir söğüt ağacı gölgesiyle göğü kuruluyor. Resim: Betül Merkan
Son Yazılar:
Soluk Soluğa (Şiir)
Herkes Kahraman Olmak İster; Peki Delikanlılık Nedir?
Savaşın Çocukları (Şiir)
Bu Önemsiz Sabah (Şiir)
Umut evden dışarıda (Şiir)
EFLATUN (ŞİİR)
İNMELİ KEDİ (ŞİİR)
Deniz Çöpçüsü (Şiir)
Hiçbir Şey Öğrenmemişiz Tarihten (Şiir)
Acıda Dinlenmiş Yüz (Şiir)
YAŞAM DERDİ (ŞİİR)
Carlo Ginzburg: Tarihte olduğu gibi sinemada da her yakın çekim, perde arkasında yaşanan bir sahneyi ima eder.
MERDİVEN MASALI (ŞİİR)
Solis (Şiir)
Çoktan Unutulmuş Günler İçin (Şiir)
Ansızın Giden Güzel Adam: Mustafa Horasan
Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı “Zaman Salıncağı” yayımlandı
YOUTUBE HOLLYWOOD’U YENDİ!
Stefan Zweig’den Maxim Gorki’ye: “Mektuplar günün birinde yine anımsanır”
Ana Sayfa
H. Muharrem Helvacı
Yazar: H. Muharrem Helvacı
Rüzgârın Saçları (Şiir)
Rüzgârın sarı saçlarıyla gittin Kavruktu zaman Sular tünemişti bulutlara Ağıtlara gebe akşamlarla gittin Gittiğinde Ufkundan hançerlenmiş gök Kızıla kesmiş kanıyordu Rüzgârından ayrılmış bir bulut Çisil çisil ağlıyordu Gittin Dereler peşinsıra gitti Menekşeler rengine küstü İştar tammuza Tarla öküze küstü Ferhat erdi de şirine Gönül o kıza küstü Gittin Ay peşinsıra gitti Saçını yoldu güneş Yunus...

