Bir kuyunun başındayım, taş atıyorum kuyuya, kuyunun içindeyim. Kuyu gözlerini bana dikmiş bakıyor. Gözlerim, kuyunun gözleri, vücudum kuyuya akıyor. Kuyu görmese ıslanmazdı gökyüzü. Yaşlı bir söğüt ağacı gölgesiyle göğü kuruluyor. Resim: Betül Merkan
Son Yazılar:
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
yurdu geniştir şiirin
kıs(s)alar… (şiir)
Her Akşam 8’de (Şiir)
“Das Kapital” Neden Sabırlı? Çin Modernleşmesi Perspektifinden ‘Das Kapital’i Yeniden Okumak
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Ana Sayfa
H. Muharrem Helvacı
Yazar: H. Muharrem Helvacı
Rüzgârın Saçları (Şiir)
Rüzgârın sarı saçlarıyla gittin Kavruktu zaman Sular tünemişti bulutlara Ağıtlara gebe akşamlarla gittin Gittiğinde Ufkundan hançerlenmiş gök Kızıla kesmiş kanıyordu Rüzgârından ayrılmış bir bulut Çisil çisil ağlıyordu Gittin Dereler peşinsıra gitti Menekşeler rengine küstü İştar tammuza Tarla öküze küstü Ferhat erdi de şirine Gönül o kıza küstü Gittin Ay peşinsıra gitti Saçını yoldu güneş Yunus...

