Fatih Balkış’ın Karaçam Ormanı’nda adlı son romanının oldukça ilgi gördüğü söylenebilir. Bu ilginin bir sebebi kurgusunun ve dilinin gücüyse, diğerinin aydın-iktidar ilişkisini (yeniden, doğrudan ve sözünü sakınmadan) konu edinmesi olduğu su götürmez. Parantezin içindeki “doğrudan” ve “sözünü sakınmadan” nitelemelerine güçlü bir itiraz geleceğini zannetmiyorum. Fakat konunun özgünlüğünün üzerindeki “yeniden” örtüsünü biraz aralamakta yarar var. Elbette aydınların belirli...
Son Yazılar:
Alpagut Gültekin Anısına “İkil ve Çoğul” Sergisi Öktem Aykut’ta
2025’TE TÜRKİYE SİNEMASI
Zamanının Ötesinde Doğaçlama ve Deneysel Tarzıyla Karşınızda: Rebel Moves
Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu Ödülleri | Ali Alışır
Ev Sahipliği: Mine Sanat Galerisi’nin 40 Yılı
Brieflyart Sanat Galerisi: Habip Aydoğdu’dan “Bir Rengin Tanıklığı”
Dar Zamanın Çemberinde Bir Şair: Ziya Osman Saba
Art Sümer’den Yeni Sergi: ÖZGE TOPÇU-BİLMEYİŞİN ZARAFETİ
CEMAL SÜREYA: TÜRKÇEDE KALAN SES
Ali Avni Çelebi ve Münih Günleri
Sinemada Bilinçdışının Mekânları
Halkekmagstudio’dan Sergi: Nedir?
Rimbaud Müslüman mıydı?
Manuel Çıtak retrospektifi fotoğrafseverlerle buluşuyor
YEDİNCİ SANATIN BİZDE BIRAKTIĞI İZLER
Entel, Entelektüel, Entelijansiya
ORHAN TAYLAN RESMİNDE BEDEN, BAKIŞ VE YABANCILAŞMA
19. YÜZYIL FRANSIZ SANATINDA GERÇEKÇİLİK VE GUSTAV COURBET
VE TANRI KADINI YARATTI: BRIGITTE BARDOT
Yazar: Arif Mutlu
Bir “Modern İncil” Denemesi: Güzel Ölümün Öyküsü
Önemli not: Yazı romana dair kimi sürprizleri açık etmektedir. Ayşegül Devecioğlu’nun “Atiye Abla’ya, onun yurtsuz ve yazısız halkına” ithaf ettiği ikinci kitabı Ağlayan Dağ, Susan Nehir Çingene kimliğinin peşine bir antropolog titizliğiyle düşüyordu. Ancak kurduğu bu epistemolojik özne-nesne hiyerarşisi üzerinden bir sözcülüğe soyunmuyor, hatta kitabın sonunda Çingene halkının kendi edebiyatçılarına sahip olduğu, dolayısıyla kendi sözünü...
Eleştirideki Tutukluğun Eleştirisindeki Tutukluk
“Entelektüel” sözcüğü, biraz da aynı anda hem “Batılı” hem de “sofistike” tınlaması sayesinde olsa gerek, gedikli bir kader mahkumunun tespihini maharetle şaklatması gibi dilimizde evirip çevirmeyi sevdiğimiz bir kavram (Buradaki “sevdiğimiz” yükleminin gizli öznesi olan “biz”, “entelektüel” olma, ya da en azından “entelektüel uğraşlarla haşır neşir olma” iddiasındaki kişilere denk düşüyor). Ancak şu sözünü ettiğimiz...


