“Yeter artık, tarihe tanıklık etmek istemiyorum” diye yakınıyor, üst üste gelen siyasi, ekonomik, manevi saldırıların ardından, bir de pandemiyle karşılaşan genç kardeşimiz. “Yetti gari!” Sürekli siyasi gerginlik, ekonomik kriz, ekolojik felaket, bölgesel çatışmalar, küresel itişmeler, otoriter basınç, kaza görünümlü katliam, aykırı ya da muhalif her harekete parmak sallayan bir iktidar, orasından burasından yaşam tarzına...
Son Yazılar:
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
Yazar: Ali Mert
Sarı kapaklı tükenmez kalem
Yıllar önce kaleme aldığım ve hiçbir yerde yayımlanmadan çekmecede biriken öykü, deneme, anı ve anlatılar arasına karışan bu metni, ölüm oruçları bugünlerde yeniden gündemde olduğu için tekrar gözden geçirdim ve Eleştirel Kültür aracılığıyla paylaşmak istedim. Direnenlere… Saygı ile… * Bir heyet oluşuyor. Pek kalabalık olduğu söylenemez. Ama niceliği değil, temsil yeteneği önemli. Hep öyle söylenir....
Veba’dan Corona’ya kıstırılmışlık duygusu
Kıstırılmış, kuşatılmış, karantinaya alınmış bir dünyadayız. İzole, atomize, yalnız insanların yalıtılmışlığını çoğaltan bir salgının ortasında. Çoğu insan için korkulan, endişe edilen, “kapanma”ya yol açan bir “hastalık” iken, kimileri için “coşku”yla karşılanan, yalnızlıkları ya da umutsuzlukları için bir “çare” arayışına denk düşen salgının ortasında. Garip ama gerçek. İnsan dediğiniz farklı uçlarda savrulmakta. Zira birbirinden çok farklı...
Carson McCullers ve “serseri bir melek gibi yazma”nın sırları
Yanlış hatırlamıyorsam Dashiell Hammett için kullanılıyordu ya da yazar kendisi kullanıyordu bu “serseri melek gibi yazma” benzetmesini. Bir boşluk (başıboşluk), hafiflik, dışarıdan ve yukarıdan bakış, sert çocukluk ve umursamazlık haline rağmen sağlam durmak, sıkı yazmak yine de… Tabii her daim “cool aura”sı ile birlikte… Soğukkanlılıkla, kesivermek ayakları yerden bir şekilde… Edebiyat toprağının derinlerine kök salmış...



