Ana Sayfa Manşet

Kategori: Manşet

Yazı
Birgül’ün Düşü (Şiir)

Birgül’ün Düşü (Şiir)

Aramaya başladığında bulmuyorsun Aramayı bıraktığında başlıyor düşün Kimseyi bulmuyorsun Kimseler bulunmaz aradığında.   Oldu şimdi bak Öldü içindeki bütün sevinçler Büyümedin, yürüdün sen Yürüdün geçtiğin yolları yeniden Yeniden katettin belki de.   Büyüttün ya da içindeki çocuğu Ya da öldürdün onu.   Kimseyi bulmuyorsun bak Yürümenin cazibesi bu.   Mahkum ettin yeniden Yaşamaya kendini Yeniden...

Yazı
HER ŞEY İKİNCİ KADEHTEN SONRA BAŞLAR (ŞİİR)

HER ŞEY İKİNCİ KADEHTEN SONRA BAŞLAR (ŞİİR)

Her şey ikinci kadehten sonra başlar; Birinci kadeh ordadır, giriştir, ‘tat’dır, Dolanır çevrende, yoklar seni. Yoklanmak kimin neyine? Gururdur herkes. Her şey ikinci kadehten sonra başlar ve şarap Suçsuzluğunu bilerek akar kendi renginde.   Resim: Morandi  

Yazı
2. DÜNYA SAVAŞI’NA FARKLI BİR PERSPEKTİF: NINGEN NO JÔKEN

2. DÜNYA SAVAŞI’NA FARKLI BİR PERSPEKTİF: NINGEN NO JÔKEN

2. Dünya Savaşı denilince sinema izleyicilerinin aklına ilk fırsatta gelen filmler, genelde ‘Hollywood’ sineması tarafından kodlanmış özelliklere uygun filmler olur hep. Bu filmler de genelde majör bir kahramanlığın yahut estetize edilmiş bir savaş şiddetini içeren filmlerdir genelde. Bu kıstası aşan ve sinema tarihine adını kazımış eserler de vardır elbette. Japon sinemasının hem tematik açıdan hem...

Yazı
SONAT ve İKİ ADAM (Şiir)

SONAT ve İKİ ADAM (Şiir)

Kışa girmek üzereydik. Armada’daki Remzi Kitabevi’nin ilgili raflarını İndirdikten sonra, Koltuklara çekilip Ayrı ayrı seçtiklerimize Göz atmaya başladık. Çok geçmeden, Jean Tardieu’nun “Oda Tiyatrosu”nu havada sallayarak, “Bulduk.” Dedim.   Kitap kısa oyunlardan oluşuyordu. Peş peşe Üç oyun oynayacaktık. Seçtiğim oyunlardan ikisi: “Gişe”yle, “Sonat ve Üç Adam ya da Müzikten Nasıl Söz Edilir”di; Diğerini hatırlamıyorum. “Gişe”yle...

Yazı
bekliyor olmanın küçük görkemli zamanında… (şiir)

bekliyor olmanın küçük görkemli zamanında… (şiir)

kirlendiğim yerden sevme beni biraz bekle pencereden ağaçlara bak kuşların havalanışına tekrar konuşuna bak biraz bulutları düşün çimenleri uzanışı çocuk oluşun sereserpeliğini düşün dudaklarını ıslat derin bir nefes al daha ne kadar kalabileceğini düşün gövdemin etrafında ömrünü düşün birlikte yaşlanabilir miyiz biliyorsun yaralayıcı ve okunaksız seyir defterimin son sayfaları bir binanın 9’uncu katındaki camları silen...

Yazı
Evlilik Teklifi (Öykü)

Evlilik Teklifi (Öykü)

Kazancı Yokuşu’ndan soluksuz çıkıp, Maçka Parkı’na yürüdüm. Askerlik günleri… Bir sarhoşluk sabahı. Kendini uzay imparatoru ilan etmiş berduşun yanına, banka çömeldim. Rütbesiz asker ve bir uzay imparatoru… İmparator şişesinden kırmızı salyalı yudumlar çekip, askerlerine “Öldürün!” emri yağdırırken; mavi gezegende, nikâh salonundan, kuğular misali bir gelin çıktı. Fransız güpüründen gelinliği. İnce, uzun ve karaşın. Yalnızdı gelin,...

Yazı
Wassily Kandinsky: Sinestezi ve Soyutlama

Wassily Kandinsky: Sinestezi ve Soyutlama

Genç Wassily’nin çocukluğunda boya kutusunda farklı renklerdeki boyaları karıştırırken tuhaf bir tıslama sesi duyduğu söylenir. Anlayabildiğim kadarıyla bu adam gerçekten de gerçek bir sinestetmiş. Belli ki oldukça geniş bir hayal gücüne sahipti; ancak bu, gerçek dışı bir hayal ürünü değildi.  Uzun zamandır soyut sanatta ortaya konan gerçeklik karmaşasını takdir ediyorum. Çocukken beni kendine çekerdi. Dikkatli...

Yazı
Devlet Ana Romanı Üzerine   

Devlet Ana Romanı Üzerine  

Kemal Tahir’e göre, Osmanlı Batı tipi feodalizm özellikleri göstermez, Osmanlı için yapı tartışmaları, standart batılı kategorilerle değerlendirilemez. ATÜT kendi özelliklerimizi, yapımızı, kimliğimizi vb tanımamıza yardımcı olduğu ölçüde Kemal Tahir için çekici olmuştur. Kemal Tahir, Devlet Ana adlı eserini –arka kapağında da yazdığı üzere– hangi ilke doğrultusunda yazdığına dair bir konuşmasında; “Bir kere Batı’da roman nereden...

Yazı
Yol; Aslında Gördüklerimizdir: Follow The Signs

Yol; Aslında Gördüklerimizdir: Follow The Signs

“Follow The Signs” yakın zamanda aramızdan ayrılan değerli Cemal Erkaya’ya adanmıştır. Anılar insanı ölümsüz kılar. Bütün ruhların ölümsüzlüğünün yol göstericiliğinde sizi de deneyimimize ortak olmaya davet ediyoruz. İnsanın, eş küratörlüğünü yaptığı sergi hakkında yazması tahmin edersiniz ki pek kolay değil. Fakat bu defa altında derin anlam yatan, bizim için önem seviyesi çok yüksek bir sergi...

Yazı
Nazım Hikmet: Kolektif Hafıza Bizi Unutana Kadar

Nazım Hikmet: Kolektif Hafıza Bizi Unutana Kadar

Nazım’ın şiirinde, her seferinde varlığını sararken, bilincini de bir katarsisle açan, en az üç tanesini tanıdığı, “ani fırtınaların” izleri sürülebiliyor: Birinci fırtına, en sevdiği amcası Mehmet Ali’nin Çanakkale Boğazı’nda diğer kırk bin genç subayla birlikte şehit edilmesi olayıydı. Bu kayıp, genç Nazım’ın uykudaki politik volkanını harekete geçiren bir kıvılcım olma özelliği taşıyordu.   Nâzım Hikmet...