Sarı yaprakların inişi gibi Gözlerimde hüzün oturuyor Acı beni parçalıyor Ve yaralar ısınır gaddarlıkla dolu İçimde kök salan hasret doluyum bavulu alıyorum Kalbimi uzak yerlere bırakıyorum Gökyüzünün öfkesi yüzümde patlıyor gözlerim titriyor aklımda tekrar ediyorum Biri beni gözyaşlarımın izinden bulacak… Tersi Gülümsemeler nereye gidiyor? Şiirler kendilerini nerede saklar? Bir parçam hala anıları örüyor Pencereler,...
Son Yazılar:
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
Kategori: Manşet
CEZMİ YALÇINKAYA: MOZART OLAMADIM BARİ CEZART OLAYIM!
Cana can veren Dengbêjlerin suyudur, nağmeleri ise soyumdur derim… Yaşadıklarının bir özeti olarak, ‘Kırılan dalıma kimse destek olmadı, bende kimseye çınar olmadım.’ diyen Sanatçı Cezmi Yalçınkaya’yı (namı diğer Cezart’ı) tanımak ve bu vesileyle onu tanıtmak için yaptığım bu söyleşinin sizlere de iyi geleceğini düşünüyorum. Böylesi (kırık ve kırgın) seslere ses verin, tanıyın/tanışın vesselam. -Sanatçı Cezmi...
1922’DEN GÜNÜMÜZE NOSFERATU
Klasik korku anlatılarında canavar figürü, kurulu düzene, bu düzenin kurumlarına, değerlerine aykırı, bu düzeni, onun kurumlarını, değerlerini tehdit eden bir unsurdur. “Sessiz sinema” olarak anılan (*) dönemin ve özel olarak dışavurumcu sinema ekolünün başyapıtlarından Nosferatu’nun (1922) son on yılın gözde korku/gerilim filmleri yönetmenlerinden Robert Eggers tarafından çekilen yeniden çevrimi ülkemizde de sinemalarda gösterimde. Bram Stoker’ın...
VAHİY (ŞİİR)
Beni porselen bir bebeğe dönüştürene kadar öp lütfen Yüzüme ölüm gibi gülümse Kalbindeki hayattan bana da ver Midemde kelebekler uçmuyor Birbirimizden başka kimsemiz yok Öyle bir sarıl ki Kaburgalarım kırılacak sanayım Vahiy getir bana Sonsuza kadar unutmayayım Hava inadına hayat dolu Bense bir mermiye sahibim Aile tepeden tırnağa bir trajedidir dersen Ben de sana Bir...
BEN BU DEĞİLİM… (ŞİİR)
Ben bu değilim İki kaş arasında esirdir kıyılmış kalbim İki dudak arasında ezilir biterim İncecik ipek mendillere sarılır yüreğim Zor zamanlarda yakar kendimi veririm Dostun suskun süren kavgasına Sokaklarından geçmişim Dağlarından Şehirlerinden geçmişim Denizlerinden Ayrılık şerbetini içmişim Emek vermişim Tezgâhtan geçmişim Ben bu değilim Zalim bir kıştı kışlada zaman alçalmıştı Ama yaşadıklarımız unutulmamıştı Oysa bütün...
2024’TE TÜRKİYE SİNEMASI
Yakın dönem Türkiye sinemasının önemli handikaplarından biri, son derece kalburüstü ilk uzun metraj filmleriyle çıkış yapan genç yönetmenlerin bazılarının daha sonra ikinci bir film çekebilme olanağını yakalayamamalarıdır. Türkiye sinemasının geçen yılki kuşbakışı portresini çizmeden ve öne çıkan yerli yapımları değerlendirmeden önce geçen yıl Türkiye’de sinemanın durumunu kısaca ele almak yararlı olacak. Covid pandemisinin yoğun yaşandığı...
GELECEK KÖTÜYÜ DÜŞÜNMENİN ESTETİK HAZZI: DİSTOPYA
Distopya, hiç istisnasız günümüzün en gözde anlatım formu. Holywood’dan Netflix gibi platformlara neredeyse olmazsa olmazı. Buna milyonlarca gencin takip ettiği, fanı olduğu anime, manga sektörünü eklemek de gerekiyor. Artık gündelik dilimizin parçası olmuş ütopya kavramını, yani Yunanca-Latince kökenli Olmayan Yer’i 15. yüzyılda kitabına Ütopya ismini veren düşünür, siyasetçi Thomas More borçluyuz. Ütopya katı kuralları olsa...
Şu Arabesk Olayı
Tane tane anlatalım: Arabesk müziğin içinde doğduğu, büyüdüğü ve doruk noktasına ulaştığı dönem, Türkiye’nin 70’li yıllarıdır. Bu süreç, öznenin varlık nedeni olan iç göçün de zirvesini oluşturur. 80’lerin son çeyreği. Okul çıkışı. Bir grup arkadaşla Üçgen Mahallesi’nden TRT’ye doğru yürüyoruz. Urfalı Osman, kulaklarımızı tedirgin edici tiz bir sesle bir İbrahim Tatlıses şarkısını terennüm ediyor: “O...
Ferdi Tayfur İçin Kişisel Bir Veda
Çocukluğumun ilk büyük yıldızı da Ferdi Tayfur’du. Hayatımda sinemada izlediğim ilk film de, semtin onlarca kadınıyla beraber, Şişko Halamın kolumdan tutup götürdüğü, Manavgat civarında çekilen “Çeşme” oldu. Tırnak içindeki “aydınımızın” popüler olanla ilişkisi çoğunlukla tartışmalı olmuştur. Kemal Sunal’ı gişe rekorları kırdığı ve çökmekte olan Yeşilçam’ı neredeyse tek başına sırtladığı günlerde kıyasıya eleştirenler, geçmişe dönüp yazdıkları...
“FIRTINA” VE “KIRDA ÖĞLE YEMEĞİ” YAPITLARINDA TOPLUMUN KADIN İMGESİNE BAKIŞININ KARŞILAŞTIRILMASI
Kimi sanat tarihçilerine göre modern sanatta nü türü önemini bir ölçüde yitirmiştir. Manet bu bakımdan bir dönüm noktası sayılır. Edouard Manet’in “Kırda Öğle Yemeği” resmi 1863’te Paris Salonu’na sunulduğunda kabul edilmedi. Salonun jürisi bu çalışmayla birlikte 3000 eseri daha reddedince İmparator III. Napolyon’un emriyle Reddedilenler Salonu açıldı ve tablo orada sergilendi. Bellini atölyesinde yetişen ve...









