Kayıp yakınları doksanlı yılların ortalarından beri Galatasaray meydanında buluşuyor, tüm baskı, yıldırma, engelleme girişimlerine karşın büyük bir umut ve inatla kaybedilen çocuklarını aramayı, kayıplara dikkat çekmeyi sürdürüyorlar. Cumartesi Anneleri’nin 1000. buluşması uzun süredir ablukaya alınarak engellenmeye çalışılan Galatasaray meydanında, geniş bir katılımla yapıldı. Cumartesi Anneleri’nin kaybedilen çocuklarını arayışları, bu uğurda verdikleri mücadeleler bir şiir kitabına...
Son Yazılar:
Savaş sonrası Almanya’sında yaşam mücadelesi
Şükran Moral, New York Foursome’da Sanat Pratiğini Anlatıyor
Salad Man: Ânı sahiplenmek ve durmayı öğrenmek adına
SARHOŞ KORSANLAR DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Kategori: Manşet
Thomas Ripley: Bir Öfkenin Arka Planı
Nisan ayının başlarında Netflix’in Originals serisinde listelenen Ripley (2024), aslında seyircinin çok yakından tanıdığı bir ismi, Thomas Ripley’i kadrajın merkezine yerleştiriyor. Thomas (Tom) Ripley, Patricia Highsmith’in beş polisiyeden oluşan roman serisinin başkarakteri. Hemen her dilde kalabalık bir okur kitlesine sahip Highsmith’in 1955 ila 1991 yılları arasında kaleme aldığı bu polisiye romanlar, bugüne kadar çok sayıda...
Nihilist Konformizmin Dayanılmaz Cazibesi
Foucault’cu heterotopyayı çağrıştıran gece kulüplerinin birine bir arkadaşın ısrarıyla gidiyorum. Terli kalabalıkların olduğu, vücutların birbirine yakınlığını itici bulduğum ve kulaklarınızda çınlayan desibellerin orayı terk ettikten sonra da kafanızda bir uğultu bıraktığı bu mekanlardan aslında hiç hazzetmem. Girmeden önce kapıdaki fedai bizi yarı dini, yarı hijyenik bir ritüelle didik didik ediyor ve sonra bir sekte kabul...
İKONOGRAFİK BAKIŞLA GANYMEDES’İ KİM, NEDEN KAÇIRDI?
Olympos’lu Tanrıların Tanrısı Ulu Zeus! Yunan Mitolojisi’nde, ölümsüzlerin başı, Kronos ile Rheia’nın oğlu. Çocuklarını yiyen babasından nasıl da kaçırmıştı O’nu annesi. Yağmur yağdıran, gök gürleten, şimşek çaktıran Zeus’dan başkası değildi. Hesiodos, Theogonia’da şöyle anlatıyordu: “Rheia Kronos’un yatağına girince şanlı evlatlar doğurdu ona: Hestia, Demeter, altın sandallı Hera ve güçlü Hades, yerin altında oturan, toprağı saran,...
YURT: DERİNLİKLİ ANA GÖVDESİNE KARŞIN EKLEKTİKLİK VE İĞRETİLİK İLE MALUL BİR ‘ÖDÜLLÜ FİLM’
Dünya prömiyerini geçen yıl Venedik Film Festivali’nde yaptıktan sonra bu yılki İstanbul Film Festivali’nde En İyi Film seçilen Yurt, Başka Sinema dağıtımı üzerinden, dolayısıyla sınırlı bir ölçekte de olsa sinemalarda vizyona girdi. Senarist-yönetmen Nehir Tuna’nın ilk uzun metraj çalışması olan Yurt’un konusu, açılışında perdeye gelen takdim yazısında net tarih verildiği üzere, 1996 yılının son aylarında...
Süper Yöneticiler İmparatorluğu
Popüler kültür Nazizm’in karikatürize tasvirleriyle doludur. Hitler sanki kenarda bekliyormuşçasına bir oldu bitti olarak aniden ortaya çıkıyor. Tarihsel akışın bükülmesi, bir anda Weimar’ın çöküşü ve Stormtrooper’lar ile komünistlerin sokaklarda savaşması patlayıcı bir kontekst yaratmıştı. Bir sonraki adımda Hindenburg’un Adolf’a imparatorluğun anahtarlarını teslim etmesinden, görkemli meşaleli geçit törenlerinden, İradenin muhteşem Zaferinden ve arka planda İtzhak Perlman’ın...
MODERNİZMDE PSİKOLOJİNİN ETKİLERİ
20. yüzyılın ilk yarısında Batılı ressam ve heykeltraşlardan bazıları, Afrika, Avustralya, Malinezya gibi, hala varlıklarını sürdüren primitif halkların ürettikleri işlerde ilkel, ancak sağlam bir arkaizmin sağlıklı, anıtsal biçimlerini gözlemlemişlerdir.
1 Mayıs: Stilize edilmiş sınıf, ideolojik talepler ve toplumsal gerçeklik
Efendileriniz size yeni yükler yüklerken, sizden yeni fedakarlıklar talep ederken, esaretinizi artırırken artık hareketsiz kalmayacaksınız. Siyasi farklılıklarınız ne olursa olsun, hepinizin yalnızca ortak çıkarları var, tek bir sınıf oluşturuyorsunuz ve siyasi mahalleler üstü bloğu oluşturursanız hiçbir güç ona karşı koyamayacak.
VAROLUŞ FELSEFESİNİN İLK ROMANI: YERALTINDAN NOTLAR
İnsanların baş kusuru ona göre “erdemsizlik”; “Ama insanoğlu aptal olmasa bile dehşetli nankördür. Nanköründe nankörüdür. Hatta bana göre en uygunu, insanı iki ayaklı nankör bir varlık diye tarif etmektir. Ama bu kadar da değil, insanın başlıca kusurunu unutmamalı: İnsanların baş kusuru tufandan başlayıp Schleswig-Holstein devrine kadar uzanan erdemsizliktir.
İmgenin Görüntüsel Belleği: Sinemada Şiirsellik
Sinemaya şiirsel gözle bakmak bence akılcı bir şey. Çünkü her şiirin bir görüntüselliği söz konusu olduğu için, genel anlamda 'şiirdeki görüntüyü yakalamada' sinema çok iyi yardımcı olacaktır bize.









