şu pırıltı zarif ve umutla yükselen göğe karanlığım için bir reçine gibi süzülüyor aşağı, kelimelerim ve kalbimdeki o büyük sızı. onun ışıktan köze dönüşü, küle, onun yere düşüşüne bakıyorum. kehribar yüklü bir sabah gibi buradan böyle gitmemeliydi ama buradayım ben gürgen ağaçlarının arasında dört nala geçiyor yanımdan hayat neden bu kadar hızlı bu akıl, bu...
Son Yazılar:
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Roland Barthes: Dil Bir Deridir
MEYDAN, HAFIZA VE SINIF: BİTMEYEN 1 MAYIS
Savaş sonrası Almanya’sında yaşam mücadelesi
Şükran Moral, New York Foursome’da Sanat Pratiğini Anlatıyor
Salad Man: Ânı sahiplenmek ve durmayı öğrenmek adına
SARHOŞ KORSANLAR DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
Kategori: Manşet
TEHLİKELİ HAYVANLAR: FARKLI BİR MÜCADELECİ KADIN FİLMİ
Klasik dönem ana akım sinemadaki kadın temsillerinin esas itibariyle “melek ya da şeytan” veya “rahibe ya da orospu” ikiliği içinde, yani ya kötücül ya da “saf, masum” karakterler üzerinden olduğu kabul edilir. Benzer minvalde, korku sinemasının sessiz sinema döneminden 1970’lere dek sürdüğü söylenebilecek klasik döneminde kadın temsilleri şayet canavarlar üzerinden perdeye yansımıyorsa kadın karakterler daha...
Nilhan Sesalan: Belleğin Parçaları, Modernliğin Biçimleri
İzler Kalır, Ben Kaybolurum, Nilhan Sesalan’ın arkeoloji, gelenek ve bugün arasındaki tanıdık sınırları yerinden eden heykelsi bir müdahalesini sahneler. İstanbul Arkeoloji Müzeleri bahçesinde bu işle karşılaşmak, belleğin ve modernliğin hangi koşullarda dile geldiği üzerine düşünmeye davet eder. Müze mekânı, geçmişin fragmanlarının bir uygarlık ve süreklilik anlatısına göre düzenlendiği bir arşiv olarak kendi ağırlığını taşır. Bu...
dalgalar-parçacıklar (şiir)
sonra yarım bırakılmış farklı şeylerin çokluğunda bakıp en küçük zaman eşiğinden oluşun her sonlu aralığına sızıp geçtim yanılsamalar denizini tüketilmiş bir soluktan karanlık bir veda bırakıp arkamda. bir bulut uçuşu bu ya da bir hiç için adları bilinmezlerin geçit töreni Resim: Yves Tanguy
Başında Kavak Yelleri (Şiir)
İstanbul Türkçesi’yle sokakları temizliyor Her yer çer çöp Elleri yok Kendi kendine topluyor süpürgesi Çok sarışın bir kadın geçiyor Gülfidanı sokağından ...
Özgür Üniversite 2025 Güz Dönemi başlıyor!
Özgür Üniversite’nin 2025 Güz Dönemi 18 Ekim Cumartesi günü Fikret Başkaya’nın yapacağı, ‘Eko-Sosyalist, Eko-Feminist Devrimin Gerekliliği Ve Aciliyeti’ konulu açılış semineri ile başlıyor. Güz Dönemi’nde tarihten felsefeye, güncel siyasetten çevreye, sosyolojiden psikodinamik film okumalarına, politik ekonomiden edebiyata ve sanata pek çok konuda seminerler online ve yüz yüze düzenlenecek. Özgür Üniversite, Güz Dönemi için kapılarını açıyor....
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – III
Çeviri: Deniz Gökduman Ruskin’in genel teorisi ve uygulamalarının pek çoğu hakkında ne düşünürsek düşünelim, gerçek şu ki: “hakikat” üzerine yazdığı bölümlerde, barbarca bir söyleyişle “doğanın tipolojisi” diyebileceğimiz pek çok alanda yeni bir standart belirlemeyi başarmıştır. Örneğin, tüm zamanlar için şunu göstermiştir: Yalnızca insan, hayvan, kostüm ve binalar değil, toprağın şekillenmesi, dağların profili, farklı ağaçlar, çalılar,...
Kişisel Gelişim Dayatmasına Romanla Meydan Okumak
Kişisel gelişim kitapları, modern insanın hayatındaki boşlukları doldurmayı vaat eden ama çoğu zaman yeni bir baskı biçimi yaratan metinlerdir. Çok satanlar rafında “kendini geliştir”, “fark yarat”, “rezilyans kazan”, “çevik ol”, “inovatif düşün” gibi sloganlarla seslenen bu kitaplar, bireyi bitmek bilmeyen bir performans yarışına sokar. “Been there, done that” (“Ben de bunları yaşadım” ya da “Bunlar...
“Sonsuzluk Kapanı” – Gerçeğin Sınırında Bir Polisiye
Selin Bak’tan, İstanbul’un karanlık sokaklarında bilimin etik sınırlarını zorlayan çarpıcı bir roman: Sonsuzluk Kapanı İnsan yaşamının “sonsuzluk” arzusunu, adaletin gri alanlarıyla buluşturan Sonsuzluk Kapanı, Türk polisiyesinin güçlü kadın karakterlerinden Başkomiser Asya’yı okurlarla tanıştırıyor. Ümraniye’nin sabah sislerinden Cevizli’nin koruluklarına, Gayrettepe Emniyet’ten mezarlıkların sessizliğine uzanan bu hikâye, yalnızca bir suçun değil, sistemin de izini sürüyor. Bilim, ölüm...
“Ah İstanbul!”: Halis Karakurt’un Neşeyle Boyanmış Şehri
Sonbahar yağmuru ince ince Nişantaşı’nın taş kaldırımlarına düşüyordu. Damlalar vitrin camlarından aşağı doğru süzülürken, gökyüzünün karanlığı ufuktaki dolunayı bir perde gibi şehrin üzerine bırakmaya başlamıştı. İşte tam o anda, kendimi Doku Sanat Galerisi’nin önünde buldum. Yağmurun serinliği, taş duvarlara sinmiş yılların kokusu ve o eski tip tabelanın altın sarısı ışıltısı, beni içeri davet ediyordu. Kapıdan...









