EVİN, 22 Ocak – 28 Şubat 2026 tarihleri arasında Mehmet Aksoy’un Şamanlar ve Mitler başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyar. Yapıtlarında Anadolu kültürü, mitolojik ögeler ve doğayla kurduğumuz ilişkiyi odağına alan Aksoy, Şamanlar ve Mitler sergisinde bu referansları çağdaş heykel dili içinde ele alıyor. Sanatçının da vurguladığı gibi, mitler ve şamanlar dünyası insanlığa...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Manşet
ALİ AVNİ ÇELEBİ MÜNİH HANS HOFMANN GÜZEL SANATLAR OKULU DÖNEMLERİ
Ali Avni Çelebi 1918 yılında Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisi’nde resim bölümü öğrencisidir. Henüz 14 yaşındadır. Çok erken yaşta başlayan resim öğrenimi sanatçı duyarlığının erken biçimlenmesine neden olacaktır. Güzel Sanatlar Akademisi’nin öğrenime başlamasının ardından henüz 35 yıl geçmiştir. Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisi olarak kurulduğu yıllarda, 1648 yılında Paris’te kendisinden 350 yıl önce açılan ve dünyanın ünlü...
BEYOĞLU’NDA BAHAR: BEDRİ RAHMİ SERGİSİ
“ Sanat Tarihinde Bir Belge Bir Dönem “ 1947 baharında, İstanbul’un kalbi Beyoğlu’nda, Asmalımescit’in dar sokaklarından birinde, Gamsız Apartmanı’nın birinci katında bir sanat yolculuğu başlıyordu. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun resim sergisine davet eden bu zarif davetiye, yalnızca bir sergiyi değil, aynı zamanda bir çağın ruhunu da bugüne taşıyan nadide belgelerden biridir. İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı küresel...
Sanatla Bir Kesişim Alanı; Secant Space
Cihangir’de çoğu insanın pek tercih etmediği ama keşfettiğinde ise çok sevdiği bir güzergahtır Akarsu Yokuşu… Bir kısmı merdiven, bir kısmı yol olan bu yokuşun bazı noktalarında Boğaz’daki gemileri görmek mümkündür. Sessiz, sakin Cihangir sokakları arasında yer alan bu yokuşta bir süredir yeni ve şirin bir sanat mekânı bulunuyor: Secant Space… İstanbul merkezli Secant Space, her...
Tozan Alkan seçiciliğinde #eklitera Ocak Şiirleri
https://ekdergi.com/category/litera/
Sır (Şiir)
Carlos Drummond de Andrade (31 Ekim 1902 – 17 Ağustos 1987) Brezilya’nın Minas Gerais eyaletinde, küçük bir madenci kasabası olan Itabira’da doğdu. Çiftçilik yapan babası onu bir Cizvit okuluna yazdırdıysa da, Drummond de Andrade uyumsuzluğu yüzünden okuldan uzaklaştırıldı. Daha sonra öğrenimini eczacılık fakültesinde tamamladı. Genç yaşta ülkesindeki yenilikçi şiir akımının yerleşmesine yayımladığı bir dergiyle katkıda...
AKLIN SUSTURULDUĞU SANAT: SÜRREALİZM
Avangard terimi, 20. yüzyılın ortalarında estetik ve politik radikalliğin, kültürel bağımsızlığın, sosyal isyanların şekillenmeye başladığı dönemlerde gündeme gelmiştir. Batı toplumlarında kapitalist gelişmeler, kültürel faaliyetlerin ticari değer çöküntülerine uğraması, sanatı metalaştırmıştır. Avangard sanatçılar, oluşan bu değerlere karşı duyulan huzursuzluktan dolayı sanatsal kurumlardan uzaklaşma gereğini duymuşlardır. Bu ruhsal yabancılaşma ve kopukluk, avangardizmin çıkış noktası olarak gösterilmiştir. Sanat,...
Güneş (Şiir)
Sende bir güneş unuttuydum Sor bakalım halinden memnun mu Bende bir vatan unutmuşum Bir türlü bulamıyorum yerini Kalemle sayfa belirler şiirin hacmini Âşıkla maşukanın zihinleri ölü Leylak diridir görünüp kaybolan Bir kadeh daha artarsa içerim Yarım ay varmış gül yarım aşk Geceler değerlendirilmez kısaldıkça Resim: Sonia Delaunay
ATLARIN GÜRÜLTÜSÜ (ŞİİR)
sessizlik ve hareketsizlikle istiflenmiş otağında ama hazır gecenin şairane iyiliğinde patlamaya bırakıyorsa dallarını ansızın keskin ve sert yapraklar belli ki kızıl rüzgârıyla bir bir salınarak yer açıyordur imgelem mavisindeki sesiyle gökyüzüne kök salan ağaçların yazında halk olmuş da mümkünleriyle geliyor umut dolu dizgin doru atların gürültüsünde otağında istiflenmiş sessizlik ve hareketsizlikle...
çanlar kimin için çalıyor (şiir)
çanlar çalıyor uzak bir ülkede paul’ün hayaletinin ayak sesleri gibi yalnızca ben duyuyorum zamanı anımsatıyorlar yaşadığımız tüm zamanı ve anın akışkanlığını paul ve beatrice olamadık heidi ve peter idik yalnızca bazen de dali ve gala sürüklüyorum kendimi delice akan bu zamana sen ise herkesi şaşırttın o ne usta manevra çoğaldıkça çoğaldın matruşka insan...









