buğdaylar ateşe verildiğinde öldük biz bir gazel gibi aşağı iniyordu dağdan atlılar kör kurşunu dişleyen dostları uyandırmaya yüzüne türküler sürdüğümüz kızları unutmaya yazılmış fermanları yırtmaya koşuyorduk biz hasmın göğsünde közle bıçak varmış bilmedik bileyledik durduk geceler boyu en acı dualarımızı hınç ve düşleri dantellere işlendi kadınların kardeşim, can kardeşim, evimiz dağıldı bizim kırk gün...
Son Yazılar:
Savaşın Çocukları (Şiir)
Bu Önemsiz Sabah (Şiir)
Umut evden dışarıda (Şiir)
EFLATUN (ŞİİR)
İNMELİ KEDİ (ŞİİR)
Deniz Çöpçüsü (Şiir)
Hiçbir Şey Öğrenmemişiz Tarihten (Şiir)
Acıda Dinlenmiş Yüz (Şiir)
YAŞAM DERDİ (ŞİİR)
Carlo Ginzburg: Tarihte olduğu gibi sinemada da her yakın çekim, perde arkasında yaşanan bir sahneyi ima eder.
MERDİVEN MASALI (ŞİİR)
Solis (Şiir)
Çoktan Unutulmuş Günler İçin (Şiir)
Ansızın Giden Güzel Adam: Mustafa Horasan
Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı “Zaman Salıncağı” yayımlandı
YOUTUBE HOLLYWOOD’U YENDİ!
Stefan Zweig’den Maxim Gorki’ye: “Mektuplar günün birinde yine anımsanır”
Yerden Göğe Bir Vizyon: Türk Arkeolojisinin Doğuşu ve Epistemolojik Dönüşümü
“Gerçek Ötesi”ne İtalya’dan En İyi Sanat Filmi Ödülü
Ana Sayfa
Hüseyin Ali Mersin
