buğdaylar ateşe verildiğinde öldük biz bir gazel gibi aşağı iniyordu dağdan atlılar kör kurşunu dişleyen dostları uyandırmaya yüzüne türküler sürdüğümüz kızları unutmaya yazılmış fermanları yırtmaya koşuyorduk biz hasmın göğsünde közle bıçak varmış bilmedik bileyledik durduk geceler boyu en acı dualarımızı hınç ve düşleri dantellere işlendi kadınların kardeşim, can kardeşim, evimiz dağıldı bizim kırk gün...
Son Yazılar:
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
yurdu geniştir şiirin
kıs(s)alar… (şiir)
Her Akşam 8’de (Şiir)
“Das Kapital” Neden Sabırlı? Çin Modernleşmesi Perspektifinden ‘Das Kapital’i Yeniden Okumak
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Kıyamet Şimdi ve Sonra: Yapay Zekâ, Kapitalizmin Nihai Hedefidir
Misale Masal Hicran (Şiir)
akşam (şiir)
kalbim (şiir)
Soğuk Yazgı (Şiir)
Ana Sayfa
Hüseyin Ali Mersin
