kilden külden yapılmış olabilirdim dağılabilirdi parçalarım rüzgârda her parçanın dağılışı bıyıklarını hatırlardı babamın olmak adına bıyık bırakmak ki çok eskilerde kalmış bir adetti artık belki bu sebepten babamı anlamadım ömrümce on iki yıl oldu öleli gömüleli bir on sene adı bir mermere yazılalı çok zaman geçti çok ülke çok şehir çok kasaba çok köy çok...
Son Yazılar:
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Kategori: Manşet
ÇÖLÜN KALBİ (ŞİİR)
Bir sabah Gümüş ışıklarında ormanın Yüzüne tünemiş uzaklıklarla çıkagel Göğsümde gölgesine uluyan bir yumru Gül kurusu Göğ dolusu kuşlarla Çırpınıp dursun zaman Yaydan çıkmış hakikat O porselen yüzüne eğreti Kırmızı ruj Aynalara yabancı Çatlatıp da rüyayı Öpüşsün aşkta tecrübesiz Belki o zaman Soyunur bedeninden ciğerleri Sırtında İki kanat Kanatır kartalın telini Valhalla’dasın Tanrıların sofrasında Bilerek...
Marlene Dietrich: ‘Mavi Melek’ Ve Kötücül Bir Çağın Kırdığı Kanatları
Marlene Dietrich, adı kalpte bir okşamayla başlayanın ve bir kırbaçlamayla bitenin mitidir. Ben, şahsen büyülü çekiciliğe karşı hassasım. Muhtemelen bunu burjuva çağının narsistik bir semptomu olarak değerlendiriyorum, ama, bence, beni Marlene Dietrich’e sürükleyen şey, zarafetin nezaketi, Soul, Jazz ve daha geniş anlamda Alman kültürünün derin soluğudur. Siyah elbiseler, çıplak kollar ve karanlık bir dünya tarihinin...
HİCRAN ASLAN VE OTOPORTRE
Otoportre’den Cüzler: Bir bildiğim en kalabalık sayıdır çünkü ilk yudum ağzımın itiraflarıdır… Mistik bir anlatımla; ben her şeyim, her şey de benim. Bu nedenle; bu kadar kesrete rağmen, tekim. Her sayı gibi BİR’den türedim. Türeyen ne kadar çok olursa olsun, aslında birim ve söyleyeceklerim, çok olsa da, aslında bir. Çünkü bu anlatılanlar ancak...
Gerçeküstücülüğün Serüveni ve Akademik Dogmatizm
Akademi özgür düşüncenin mezarlığıdır- demişti Ömer Uluç. Doğru ama eksik bir tespit, çünkü bilimsel, disipliner, uzmanlaşmış, depolanmış bilginin iktidarı olarak akademi aynı zamanda katil ve kurbanının mezar kazıcısı olmakta ister; her ne kadar bu suçları hiçbir zaman üstlenmeye gönüllü olmasa da… O uygar dünyanın ve onun grift iktidar ağının ona verdiği oyunu büyük söylemler,...
Kara Safra Üzerine
Bir kara safranın atımında dehşete düşüren bir saflaştırıcılık vardır. Yaşam Ölüm / Ölüm Yaşam. Vebadan olabilir ölüm ya da bir araba kazasından, bir cinayetten. Ama aslında hangisi olursa olsun vebadır o. En ilkel anlamıyla canlı olan, moleküllerinin en ince sınırlarına dek kendisini organsız yapmaya uğraşmış olan bir beden: Artaud / Elektroşok / Toplumu uyandırmak gerek....
Stefan Zweig: Beni bana geri getiren yoldaki sapmalar
Bir Şubat öğleden sonrası 60 yaşlarında adamın biri evinin yatak odasında ölü bulundu. Sırt üstü yatıyordu ve ellerini göğsünde kenetlemişti. Karısı da yanında uzanıyordu. Adam bir intihar notu bırakmıştı. Ölüm nedeni olarak polis zehirlenme tespiti yapmıştı. Bu apaçık bir intihardı. Adam 22-23 Şubat gecesi intihar etti. Anlayacağınız, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden bir gün önce. Seksen yıl...
Kül ve Rüzgâr (Şiir)
Dar günler geçiriyorum jiletle oynayarak iğde zamanı, duygularım delik deşik, tedirgin buruşturup attığım akşamlar oluyor her sözcüğün arkasına bakıyorum harflerin arkasına, bulamıyorum meğer sen suskunluğuna gizleniyorsun. Saçlarım azaldı iyice, alnım eskidi yaşlandı sesim çok özledim haylazlığımı. Ölü bir dile çalışıyorum, olsun hiç değilse kendimle konuşurum. Birlikte sevdiğimiz kediler oldu bırak bu halk...
Suat Taşer’in Şiirlerini Okurken
Suat Taşer’in bütün şiirleri Bir Ben Bir Yokuş adıyla Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlandı. Müjde Bilir’in yayına hazırladığı çalışma, şairin yayımlanmış Bir, 1943, Hürriyet, Merhaba, İkinci Kurtuluş, Hayret Bey’in Serüveni ve Evrendeki Ellerimiz kitaplarının yanı sıra ilk kez kitap olarak bir araya gelen şiirlerden oluşan Alçak Basınç ve son şiirlerini kapsamaktadır. Taşer, Hasan İzzettin Dinamo, Rıfat...
LAL LALEŞ: EDEBİYAT KORKUYLA YAPILMAZ
Yaptığımız bu uzun söyleşi boyunca kapsama alanında gidip geldiğimiz/tartıştığımız Kürtçe ve anadil bahsini; bu netameli alanda gıdım çekince duymadan, Türk dilinin verili durumundan (zenginliğinden) Kürt dilinin hak ettiği şekilde gövermesi / görünür olması adına karınca kararınca emeği olan Şair Lal Laleş’in çok dilli üretimleri ile gerek anadili Kürtçe gerekse de kalemi (eserleri) ziyadesiyle gelişti… Bu...









