yedi kusursuz yıl geçti hiçbirine inanma hayır hayır hiç ağlamadım gözüme çöp battı erken yattım bu rüyaya o saat gördüm kabusu ben buraları toplarım git sen geç kalma yedi ayrı yıl yaşadım yedi ayrı şehirde hayır hayır boş oturmadım hiç seni sevdim sürekli bulduğum her kıyıyı döve döve içimde başıboş atlar çok düşündüm ölmeyi sen...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Ana Sayfa
Bekir Turba
Yazar: Bekir Turba
unutma suları (şiir)
dandalaz’a varmadan sola saptık taş köprünün dibinden kimsenin bilmediği yola zaman bir takvimin yırtılan son yaprağı zihnimiz delik deşik oysa hiç iz yok gölgeler bizden ince şaşarak baktık ayrıntılı içimizde kuruyan nehirler ne kadar benziyor dandalaz’a bitmiş yazın berraklığı sararmış arzular aynı yolda dönüp durduk soğuk güneşin altında ısınmış çakıl taşları kalbimizden kırmızı...

