yedi kusursuz yıl geçti hiçbirine inanma hayır hayır hiç ağlamadım gözüme çöp battı erken yattım bu rüyaya o saat gördüm kabusu ben buraları toplarım git sen geç kalma yedi ayrı yıl yaşadım yedi ayrı şehirde hayır hayır boş oturmadım hiç seni sevdim sürekli bulduğum her kıyıyı döve döve içimde başıboş atlar çok düşündüm ölmeyi sen...
Son Yazılar:
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Ana Sayfa
Bekir Turba
Yazar: Bekir Turba
unutma suları (şiir)
dandalaz’a varmadan sola saptık taş köprünün dibinden kimsenin bilmediği yola zaman bir takvimin yırtılan son yaprağı zihnimiz delik deşik oysa hiç iz yok gölgeler bizden ince şaşarak baktık ayrıntılı içimizde kuruyan nehirler ne kadar benziyor dandalaz’a bitmiş yazın berraklığı sararmış arzular aynı yolda dönüp durduk soğuk güneşin altında ısınmış çakıl taşları kalbimizden kırmızı...

