Ana Sayfa Manşet

Kategori: Manşet

Yazı
Uzak geçmişteki düşünme biçimleri  

Uzak geçmişteki düşünme biçimleri  

Bronislaw Malinovski ve Claude Lévi-Strauss arasındaki tartışmanın özünü “ilkel” ve “ilkellik” kavramları oluşturuyordu. Malinovski’nin, “uygar” bir dünyadan bakarak “ilkel” dünya üzerine kurduğu tezleri kıyasıya eleştiren Lévi-Strauss, bu gibi yaklaşımların hem bilimi kısıtladığını hem de araştırılan toplulukları aşağıladığını söyleyip “ilksel” veya “öncel” demeyi uygun bulmuştu.  Lévi-Strauss’un bu demokratik ve hümanist tavrı, kendisinden sonra gelen antropologları etkileyip...

Yazı
KENTSİZLİK HAKKI

KENTSİZLİK HAKKI

Bir yeryüzü kesitinin kent olarak tanımlanabilmesi büyüklüğüne, üzerinde binalar, binaların arasında sokaklar bulunmasına, etrafında surlar olmasına ya da bir kanun metnince kent olarak tanımlanmasına değil, ama üzerinde yaşayanlar arasındaki işbölümünün niteliğine ve düzeyine bağlıdır. Bir araziye, üzerinde çok sayıda insanın yaşamasına olanak verecek şekilde yapılar bina edilmiş olması, bu arazinin yüzölçümü ve üzerinde yaşayan kalabalığın...

Yazı
28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali başlıyor

28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali başlıyor

13-19 Eylül tarihleri arasında yapılacak festivalin gösterim ve etkinlikleri bu yıl Adana’nın bir çok ilçesinde gerçekleştirilecek. 28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Basın Toplantısı, Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda yapıldı. Toplantıya Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Atın Koza Film Festivali Yürütme Kurulu Başkanı Menderes Samancılar, 28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Yürütme...

Yazı
BİR SANAT DALI OLARAK EDEBİYAT

BİR SANAT DALI OLARAK EDEBİYAT

“Edebiyat tüm sanatlarınüzerinde yer alıyor.”[2] Öncelikle edebî değerlendirme veya “eleştiri”nin, nihai kertede “öznel” olduğunun altını ısrarla çizmem gerek. Tamam; yazına ilişkin her türlü kavram ancak yazınla uğraşanlar tarafından geliştirilir ve kalıcılaştırılabilirse de, bunun sınırı öznellik, yaratıcılıktır. Gilbert Murray’ın, “Eleştirmen ne kadar kötüyse, [yapıtta] o kadar çok kusur bulacaktır”;[3] ya da Francis Bacon’ın, “Yalanlamak, reddetmek, inanmak,...

Yazı
ZÜRÂFAYLA KİRPİ SOYU (ŞİİR)

ZÜRÂFAYLA KİRPİ SOYU (ŞİİR)

1 Uyukladığım koltuğa sordum: Hangi uykuya yatayım? Kapat gözlerini, rüyana yat dedi koltuğum. Söz dinledim. Yeter bu kadarı, çıktım bu şiirin ikinci katına. 2 Çilek elbet toprakta yetişir diye başladım -başlamıştım balkonumdaki saksıya dalını gömdüm küllerinden doğdu çilek aşağı balkona, Miyâsânım’a ulaştı duydum: Hoşgördüm dedi, beni sula. 3 Baksana dedi şiir. Nasıl baksaydım, onu yazıyordum...

Yazı
ZAFER YALÇINPINAR İLE ORUÇ ARUOBA VE USTA DEFTERİ’NE DAİR

ZAFER YALÇINPINAR İLE ORUÇ ARUOBA VE USTA DEFTERİ’NE DAİR

31 Mayıs 2020 tarihinde vefat eden ustamız Oruç Aruoba’yı saygıyla anıyoruz: Emrah Sönmezışık, Alparslan Beyhan, Cem Onur Seçkin ve B. Emir Alisipahi, 6:45 Yayın tarafından basılı nüshası gerçekleştirilen Oruç Aruoba, Usta Defteri hakkında Zafer Yalçınpınar’a çeşitli sorular yönelterek, usta ve ustalık olgularını irdeliyor… ORUÇ ARUOBA, USTA, USTALIK VE USTA DEFTERİ‘NE DAİR… Emrah Sönmezışık: Oruç Oruoba ile gerçekleştirdiğiniz görüşmelerin “ustalık ile yaşama onuru” kıymeti taşıdığını belirtiyorsun....

Yazı
LALE MÜLDÜR VE GÜNLÜK DİLİN İMKȂNSIZLIĞI

LALE MÜLDÜR VE GÜNLÜK DİLİN İMKȂNSIZLIĞI

Günlük dilin imkânı ile kurulan şiir, bir topun içinde yuvarlanabilir, ama yine de bu, sivri burçlarını dışa doğru çevirmek içindir. Elbette dili yansıtabilir veya konuşabilir, ancak asla kendi kendine geri dönmez, asla ölüm getiren makineler gibi kendi kendine hareket etmez. Olay her zaman mutlak bilgiyi kesintiye uğratır veya bozar, ototelik özellikler… Kendisine yakın olmak… Bu kalbin...

Yazı
MODERNİZM ANTİ-MODERNİST MİYDİ?

MODERNİZM ANTİ-MODERNİST MİYDİ?

GEÇ VICTORIA ÇAĞINDAN HİROŞİMA’YA BİR PANORAMA DENEMESİ Edebi modernizm, toplumsal düşüncede Marx, fen bilimlerinde Darwin, felsefi düşüncede Nietzsche, kozmik düşüncede Einstein ve psikolojide Freud’un kurduğu yeni paradigmalarla, daha önceki düşünme, açıklama, yorumlama biçimlerini terk etmeye başlayan sanatçıların 19. yüzyılın sonlarıyla 20. yüzyılın başlarında, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da ortaya çıkardığı ve 1920’lerde altın çağını yaşayan...

Yazı
Bir aşk fısıltısı: Henüz sana tamamen güvenemiyorum!

Bir aşk fısıltısı: Henüz sana tamamen güvenemiyorum!

Kemanı arşesiyle beraber sol elinde kutsal bir emanet gibi tutuyor. Öte yandan, sağ eliyle, kuyruklu piyanosu başından kaldırıp ve hafifçe ayaklandırarak kucakladığı genç kadını büyük bir ihtirasla öpüyor. Kadınsa, omuzları düşük ve dökümlü bir abiye elbise içinde tir tir titremektedir, nefes alıp verdikçe elbisesinin ve korsesinin kumaş hışırtısını resimden yansıdığı gibi, işitiyoruz. Çünkü, Lev Tolstoy’un...

Yazı
Gar, Düşler ve Başka Hurdalıklar (Öykü)

Gar, Düşler ve Başka Hurdalıklar (Öykü)

Birkaç beden eksik yaşamanın ruha sinmiş zindeliği miydi, yeniyetmelik yıllarının kendi halinin yorgunluğuna bırakılmışlığı mı ya da? Tam karar veremiyorum şimdi… Tek hatırladığım, ilk kara trenin telaşlı sesiyle bir Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sırasında tanışmış olmam. Bu yüzden de ilk düşündüğüm şey şuydu belki: Neden bir hafta sonu ya da mesire gününde değil de resmȋ bir...