adınız ihanet kurşunu ülkeme doğrultulan aralanan sayfalarda duyulur dünyanın soluduğu hastalıklı boşluk hatırlanmaz hangi anıların güldüğü geceyle gündüzün çelişkisi gibi bir suçluluk gelip oturur soframıza çünkü kendi kanını içmektir tarih arayış çabası bu yol hep isyana çıkar incinmiş okul çatılarında dedim bir ülkeyi sevmek uzun uzun düşünmeye benzer ölümü ve insan çok denklemli...
Son Yazılar:
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
Kategori: Manşet
Ütopya: “Hiçbir yerden” mevcut olanın en çetin mücadelesine
Ütopya kavramı, Thomas More’un «ou-topos (yer-ötesi) dediği «hiçbiryer» ine keskin göndermeler içeriyor. Ancak hiçbir yere gidebilmek için önce bir yerin olması gerekiyor. «Gerçek şeyler dünyasında mı yoksa simüle edilmiş hayali bir gerçeklikte mi yaşadığımızı nasıl bilebiliriz?» sorusu bu bağlamda önem kazanıyor Deneyimlerimiz bize maddi şeylerden oluşan bir dünyanın varlığından söz ediyorlar ve bu materyal dünyanın...
Mustafa Aydoğan’la Söze Dair Üzerine
Eleştiri konusu eseri elime aldığımda bunun bir röportaj olduğunu biliyordum. Kendim bir hikâye ve roman yazarı olarak röportajlara çok da ilgi duyan biri olmadığımı söylemekte fayda görüyorum. Çünkü birçok röportajda, kişinin kendini olduğundan farklı yansıttığını, bunu bir tür reklam aracı olarak kullandığını, eserleri için tanıtıma bir malzeme yapmaya çalıştığını gördükçe röportaj okuma hevesim kaçalı çok...
“Bir Rüyanın Ölümü”ya da yazılmamış bir öykünün “karamsar” analizi
İnsanlık, kapitalist modernitenin yıllar önce öngörülen felaketleri karşısında abartılı tepkiler veriyor. Oysa bu felaketler malumun ilamından öteye bir anlam taşımıyor. Tabii burada asıl felaket içsel olanıdır. Yabancılaşmanın anaforunda kaybolanlar bu içsel felaketin ayırdına varmadan hayatlarını sürdürüyorlar. Farkındalıkları gelişmiş olanlarda ise kendini takip etmek için bitmeyen bir istek uyanıyor. Bunu, kendine karşı acımasız bir sürek avı...
GESTALT KURAMI: ALGI VE ALGIDA ÖRGÜTLENME
İnsan beyni, mantığı, yapıyı, kalıpları gözlemleyebilecek şekilde yapılandırılmıştır. Dünyayı algılamamıza yardım etmektedir. İnsan duyusu ile birlikte algı, günümüze kadar gelen modem gelişmelerin ışığında gelişme ve değişme göstermektedir. İnsanlar, herhangi bir nesneyi düşünürken ya da bir düşünce süreci analiz edilirken genellikle ögelere ayrı ayrı odaklanmazlar, büyük bir bütünün varlığı olarak görmektedirler. Gestalt teorisi, bu tür insan...
GÜLSEREN MUNGAN İLE SÖYLEŞİ
“UMUDU VE KARARLILIĞI ELDEN BIRAKMAMALI” [email protected] Yazar Gülseren Mungan’ı ve sanatsal çalışmalarını okurla buluşturmak temel gayem olsa da dikenli sahalarda sarf edilen kimi “radikal söylemlerin” maksadımızı aşabildiği hatta karşıtına dönüşme riskini de barındırdığı muhakkak… Sayın Mungan’a, “bağrış çağrış”, “Kadınların mağduriyetlerine baş müsebbip şeklinde hedef tahtasına konulan erkeklerin yerine geçerek onlara benzemek neyi halledecek?”...
SUÂL İŞÂRETSİZ DAĞINIK YAZI
Suâl işâretsiz dağınık bir yazı yazmak istiyorum. Sadece kendime bir suâl işâreti koyarak:) Yazı; bana gülümsemeli:) Asık suratlı yazıları hiç sevmem. Mır mır etmemeli. Büyülemeli, süssüz bile olsa. Sahici. Soğuk sesli ve solgun değil. Canlı, capcanlı. Yazı, nihavent yalnızlıkta okunmalı. Almalı ellerine sesimi. Hissettirmeli kokusunu belli belirsiz. Yamuk bakmalı. Bağırmalı. Issız bir melankoli ...
RADİKAL AVANT-GARDE: BÜYÜK SAVAŞTAN BÜYÜK DEPRESYONA ÇÜRÜMENİN KARŞI-ESTETİĞİ
“Yıkılan biziz – duvar değil” Paul van Ostaijen, İşgal Altındaki Şehir, 1921. İlgi çekici eseri Window Shopping’de, görsel sanatlar eleştirmeni Anne Friedberg “avant-garde” için “baş ağrıtan üçüncü kavram” der; diğer ikisi, tahmin edilebileceği üzere, “modernizm” ve “postmodernizm”dir.[1] Fransızca askeri terminolojide “öncü birlik” anlamına gelen avant-garde (avangard), on dokuzuncu yüzyılın gelişkin sanat dünyasında yeni sanatsal...
Düzen Adamı: Normalliğin Yumuşak Patikası
“Ama Marcello, hepimiz masumduk… Ben de masum değil miydim? Hepimiz şu veya bu şekilde masumiyetimizi kaybediyoruz. Normallik böyle işte.” (Alberto Moravia, Düzen Adamı, s. 315, çev. Leyla Tonguç Basmacı, Kolektif Kitap) Normal olduğunuzu düşünüyor musunuz? Peki bunu hissediyor musunuz? Bana kalırsa normallik kavramı üzerine düşünmek dahi başlı başına bunun dışına itilmiş olduğumuzun bir göstergesi. Küçük...
SİZ HANGİ KUŞAKTANSINIZ?
Kuşaklar ve kuşak çatışmaları her zaman güncelliğini koruyacak olan bir konu. Her türlü iletişim yetersizliğinin kuşak çatışması olarak değerlendirilmemesi gerekir. Kuşaklar arasında fark kaçınılmazdır. Nasıl olmasın ki? Sürekli değişim ve gelişim bir diyalektik yasası olduğuna göre, insanoğlu da hayat da sürekli değişecek ve gelişecektir. Sosyal medyada son zamanlarda sıkça rastlanan “ok boomer” sözü “sen eski...









