Sabah ezanı alır götürür beni, sevdiğimi gördüğüm yola. “Mahur Beste” çalınca içtiğim acı tütünün koca filtresi gelir aklıma. Montumun naylon astarına dökülen tütün taneleri gelir. Fenerin maçı, kapalı Kadıköy yolları. Uzun yolda dinlenilen müzik, bir kameradan bakmamızı sağlar hayata adeta bir filmin karakteri olurum. Kendi filmimin. Kalasla bakışırız çoğu zaman. Bir fare evine koca bir...
Son Yazılar:
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
Kategori: Manşet
N’EN VAR KUZUM! SOLGUN GÖZÜKÜYORSUN…
Badi Ekrem: Ben bu yaz neredeydim? Şaban: Nerden bilelim ya… Badi Ekrem: Size soruyorum ben bu yaz neredeydim? Şaban söyle ben neredeydim? Şaban: Valla Kayseri’de olabilirsiniz. Üzerinden çok sular aksa da bazı şeylerin modası hiç geçmez. İzlediğimiz Yeşilçam filmleri, okuduğumuz klasikler gibi bırakamadığımız birçok alışkanlık, günlük hayatımızda bizi biz yapan karakterimize dönüşüyor....
GÖKKUŞAĞI MELEĞİ veya KENDİLİK ANITI
Örtü Geçen yüzyılın Marxist filozofu Benjamin, bin marka bir eser satın alıp masasına koymuştu. Bu, Paul Klee’nin Angelus Novus (Yeni Melek) adlı eseriydi. Sonra, Benjamin’in sonu bir trajediyle (intihar) bitecek bütün entelektüel ve yaşamsal serüveninin de temel esin kaynaklarından biri olacaktı bu Angelus Novus. Benjamin’in Modernizm’i kritik ettiği bütün düşünsel uğraklarda, misal; estetik, etik ve...
TÜRK ŞİİRİNDE KANON ALGISI VE ELEŞTİRİ
Okurları kanonla tanıştırmanın denenmiş üç yolu vardır. Birinci yol, klasik olduğu kesinleşmiş bir kitap okutup sonra bir başkasına geçmelerini sağlamaktır; daha sonra daha bir başkasına. İkinci yol, kanonun süregelen kalıcı sorunlarından biri üstünde dikkatlerini odaklaştırmak ve bu sorun hakkında çeşitli eleştirmenlerin neler söylediklerini karşılaştırmalarını istemek; daha sonra da aynı şeyi öteki sorunlar için yinelemektir. Üçüncü...
Bir Damat Ferit
Birinin gülüşü hoşunuza giderse onun iyi biri olduğundan tereddüt etmeyiniz » der Dostoyevski. « Damat Ferit’in » zamane genç kızlarının kalbini feth eden ve onun iyi biri olduğunu ele veren bir gülüşü vardı. Makinistin kestiği film parçalarını yazlık sinemanın arka duvarının dibinden toplayan çocuklardık biz. Birçoğumuz taşra dışındaki dünyayı, sinemada gördü ve onun filmleriyle tanıdı....
LA BELLE EPOQUE: AVRUPA MODERNİTESİNİN YALANCI BAHARI
Bazı zamanlar vardır, hemen sonra kopacak fırtınayı ruhunuz duymaz. La Belle Epoque [Fr. Güzel Çağ] da Avrupa medeniyeti için öyle bir eşiktir. Stefan Zweig’ın 1914’ün yaz ayları için “daha huzurlu, daha hoş bir yaz yaşanmamıştır” diye, Franz Kafka’nın I. Dünya Savaşının patlak verdiği gün “Bugün pek bir şey yok. Almanya Rusya’ya savaş açıyormuş. Öğleden sonra...
ŞİMDİ BİR FİLM ATIF YILMAZ’I ANLATMALI
Bir film jilet gibi olmalı. Ringi dar etmeli insana. Sersemleştirmeli. Ağlatmalı, duvarları yumruklatmalı. Bir film, kalbini söküp duvarlara fırlatıp parçalatmalı insanı. Bir film, insanı kiralık bir katile dönüştürmeli, soğukkanlı bir cerraha, sıcak bir çay yapan garsona… Bir film, uzun yürüyüşlere, yeni maceralara, soğuk bir kadeh rakıya alıştırmalı. Bir film, Gelinin Muradı olmalı. Bir film, Kibar Feyzo, Balatlı Arif,...
Düşbaz Kitaplar Üzerine
Düşbaz Kitaplar edebiyatta yeni yollar keşfetme heyecanımız ve arzumuzun yanında Ayrıntı Yayınları’nın otuz yılı aşkın süredir yayıncılıktaki engin tecrübesinin de yardımıyla Eylül 2021’de yayın dünyasına taze bir başlangıç yapıyor. Adını eski Türkçedeki “düş” kelimesi ve Farsçadan gelen “baz” kelimesinin birleşiminden alan ve “düşlerle oynayan kişi” anlamını taşıyan Düşbaz, listesinde edebi ve çoksatar romanlardan popüler bilim,...
Jorge Luis Borges: Arjantin edebiyat Panteonunun ölümsüz tanrısı
Borges Arjantin edebiyat panteonunun ölümsüz tanrılarından biriydi. Yaşadığı çağ, kelimenin tam anlamıyla, aile hafızası ile sınıf arasına, tarihi mitler ve kurgu arasına sıkışmış karakterleri biriktiren bir yüzyıldı. Bu karakterlerin kişiselleştirilmiş temsilleri Borges’in yapıtlarında başarıyla gerçekleşti. Yüzyılın entelektüel kuşağı, Hispanizm savunması etrafında safları sıklaştıra dursun, arka planda ideolojik ve kültürel cephelerin hizalandığı bir süreç yaşanıyordu. Borges,...
Çatı (Şiir)
1997 yılındaki evimin çatısı el ayak çekilince benim günlük uğrak yerimdir. Hırıltılar çıkaran ağaçların arasından esen ahenkli bir meltemin üstünde yolculuk eden tilkilerin çığlıklarını duyan, yalnızlığımın sıradan bir alışkanlığı. Bazen, yaşamla yüz yüze gelmenin cesareti bir oyuna benzer ve çatıda yaşamımın bu günlük parçası bezginliğe ve kaçış yoluna veriverir bir soluk arası. Arada sırada, bir...









