Uzun yıllar popüler kültür üzerine kafa yordum. Uzun yıllar dediğim de şunun şurasında 20 küsur yıl. Göz açıp kapayıncaya kadar geçti. (Popüler kültür ile olan ilişkimin bu yıl 41. yılını idrak etmiş bulunuyorum. 20 yıl önce Medya Popüler Kültürü Gizler kitabımın önsözü olarak yayınlanan bu yazı şu anda da satır satır güncel.) 1981 yılında...
Son Yazılar:
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
Kategori: Manşet
MENTORLU SANATÇI
Aralık ayının son demleri. Hava aynı hep. Açık. Berrak. Lodos. Dalga. Eski bir radyom var. Ondan başka hiçbir şeyim yok sürekli dinlediğim. İnsan alışkanlıklarından vazgeçemiyor. Zaman zaman zihni karışıyor onun da benim gibi. Az önce aniden değişiverdi sürekli dinlediğim radyo kanalı. Yerini alaturka parçalara bırakarak… Hep aynı teraneler… Bazen bıktırıcı oluyor, bazen de devam edip...
Özel Bir Gün (Una Giornata Particolare-A Special Day) Filmi Üzerine
“Hitler’in Mussolini ile buluşmak üzere İtalya’ya yaptığı tarihi ziyaret günü iki kişi dışında herkes meydanlara koşmuştur: Ev işlerinden boğulan ve tüm hayatı evde geçen Antonietta ile eşcinsel yazar Gabriel. Karşılıklı oturdukları evlerinde gün boyu birbirini izleyen bu kadın ve erkek, sonunda meraklarını gidermek ve vakit öldürmek için konuşmaya başlarlar. Gün boyu devam eden sohbet ilginç...
Beethoven Üzerine Doğaçlama: Girişimci Bir Sanatçı mı?
Kültürel üretim alanları Pierre Bourdieu’nün (1930-2002) sosyolojisinde önemli bir yer tutar. Bourdieu özellikle Sanatın Kuralları‘nda Gustave Flaubert’in Duygusal Eğitim romanının Paris’in ortamıyla ilişkisini ayrıntılı biçimde incelemişti. Méditations pascallienes (Pascalcı Meditasyonlar-Düşünceler) adlı kitabında da çok az değinmesine rağmen Franz Kafka ile Prag Yahudileri arasındaki ilişkinin kültürel -edebi- üretim alanı açısından çok iyi bir örnek olduğunu gözünden...
‘Siyaset ve Mizah’ temalı İzmir Mizah Festivali 20 Aralık’ta başlıyor
İzmir Uluslararası Mizah Festivali, 20 Aralık Salı günü başlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği festivalin açılış töreni Metin Uca’nın sunumuyla gerçekleşecek. Törende, Feridun Andaç Aziz Nesin, Zeynep Oral Haldun Taner hakkında kısa konuşmalar yapacak, “Azizname” ve “Vatan Kurtaran Şaban” oyunlarından bölümler sunulacak, ardından bu yılın ‘2022 Aziz Nesin Mizah Ödülleri’nin sahipleri tiyatro sanatçısı Ahmet Gülhan, karikatürist...
RAŞEL MESERİ: “KÜT OYNAYAN KADINLAR” VE “MESKÛN ZAMAN”
Raşel Meseri’nin “Küt Oynayan Kadınlar” ve “Meskûn Zaman” novellalarını hızla okudum bitirdim. İki novellanın da geçtiği mekanlar, hayali bile olsa kahramanlar, kişisel tarihimle kesişiyordu. Bu yüzden ilgiyle okudum. Bir de bu kişisel tarih en masum halimden en deli dönemime geçiş olunca daha değerli hale getirdi iki kitabı da. Dünyayı öğrenemeye başladığım yıllar aynı zamanda Karataş...
İZMİR’İN BİR GETTO ROMANI: BİBER ÇOK ACIYMIŞ
18 Kasım 2021 tarihinde, burada “Bir İzmir Edebiyatı Var Mı?” adında bir yazı yazmıştım. Alt metnin özetinde, temel iddiam şuydu; İzmir, kendi edebiyatının evi olamamış. Nedeni de, şehri bir karakter olarak değil, bir fon olarak kullandığını dile getirmiştim. Bu iddiamı, sarsıcı bir dille yıkan bir roman okudum; Biber Çok Acıymış. Yazarı, Kutlu Işık Kanberoğlu. Tuhaf...
Adalet Nedir? In The Name of The Father
Film kapsamında o dönemin İrlanda’sından bahsedeceğim öncelikle. Belfast, eğitim hakkı az olan bir bölge. Azınlıkta olan kesime çok imkân sağlanmıyor. “Zaten beyaz yaka bir işe sahip olamayacaksın” gibi kalıplar var. Dolayısıyla İrlanda’ya karşı kapsayıcı, eşitlikçi yaklaşmayabilirler. Aynı eşit düzlemde olmayı kabul etmeyebilir. Ancak “iyi bir azınlıksanız” ve “devlete yakın” iseniz bu değişebilir. Belfast iki bölgeye...
YÜZÜCÜLER, MÜLTECİLER, GÖÇLER
Akşam Netflix’de izlediğim “Yüzücüler” filmi son yıllarda ülkemizde de gündemden hiç düşmeyen göç konulu bir film. Gerçek öyküden yola çıkılarak yapılmış bir umut yolculuğunu gözler önüne seren bir film. Sadece savaş nedeniyle ülkelerini terk edip Türkiye’ye gelen Suriyelileri değil, göç hareketleri süreklilik taşıyan Ukraynalı, Afgan ve diğer ülkelerin sığınmacılarını da hatırlatıyor. Göç insanların ezeli sorunu,...
Kara (Öykü)
O bölgede kış ayları çok soğuk geçerdi. Kuru ve soğuk. Yazlar ise kuru ve sıcak. Yıllardır ülkenin güneydoğusunda idim. Çünkü petrol oradaydı. Günlerim, sorumluluğu bana verilmiş olan “atbaşı” petrol pompalarını denetleyerek geçiyordu. Çalışıyor durumda olmalıydılar. Uluslararası dev bir şirket olarak ya kendimizi kandırıyorduk ya da başkalarını. Aynı rezervin üstüne onlarca pompa kuruluyordu. Araştırmalar sonuçsuz çıkıyordu....









