Türk edebiyatı tarihini, Batıcılık ve Modernleşmenin yerlilik ve millilikle karşı karşıya gelip, çatıştığı yer diye tarif etmek yanlış olmaz. Bu çatışmanın orta yerinde ise, iyi ve kötü olarak yapılandırılan kadın imgesi duruyor. Söz konusu imgenin yapılandırılmasında, Peyami Safa (1899-1961) ve Nezihe Muhiddin (1889-1959) ortak bir noktada buluşuyorlar. Her iki yazarın da yollarının üzerinde duran yerlilik,...
Son Yazılar:
Şahbender Korkmaz: Kasabanın Kuyu Dibinden Dünyaya Bakmak!
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Kategori: Manşet
Artemisia: Karanlığın Beyaza Hezimeti
¨Ressamlar gölge ve ışıkta bizim göremediğimiz pek çok şeyi görür.¨ Academica adlı eserinde böyle söyleyen Romalı retorik ustası, hatip siyasetçi Cicero’nun ¨Multa vident pictores in umbris et in eminentia, quae nos non videmus!¨ sözünü, şimdi nalburda arasan bulamayacağın eskilerde kalmış Lofça Çivisi ile buraya bir güzel çakalım ki, karanlığa bakarak oradan aydınlığı gören ressamlara dair...
YOU CAN CALL ME AL ya da Güzelliğin Delirttiği Kalabalık
Geceyi Paul Simon’ın Hyde Park konseriyle kapattım. Performansın görkemiyle çıldıran izleyici, salgıladığı akıl almaz enerjiyle, şiirin ve ezginin yanında, onunla iç içe bir özge güzellik daha yaratıyor burada, sanatçıyla eşleşen sesi ve gövdesiyle dev alanı kalgıtarak. Günüm MegaMikro’larla geçti bir bakıma. Nejat’a “kal” dediğimize pişman olmuştuk sonradan. Önce sarhoşluğuyla rahatsız etti hepimizi. Sabah biz uyanmadan...
Mahmud Derviş’te lirizmin sefaleti
Kelimeler tesirli yüzlerine herkese göstermezler. Sadece şairler, duyarlı yürekler, gözü ve gönlü açık olanlar görür onları. Ellerini uzatıp sadece onlar alabilirler hayatın dikenli çalılıkları arasından. O yüzden, avuçları, yürekleri kadar çizik çiziktir şairlerin. Mahmud Derviş’in şiirinde çoğu zaman bir kıyamı sadece bir kelime başlatır. O vatanını önce dilde inşa etmeye çalışan bir şairdi. 26 yılı...
BAŞKENT KÜLTÜR YOLU FESTİVALİNDEKİ ANKARA KEÇİLERİ
Ankaralılar yıllarca geniş kapsamlı kültür festivali özlemi çekerken 2022 yılında yaz ve sonbahar programlarıyla sanatseverlerle buluşan Başkent Kültür Yolu Festivali bu boşluğu büyük ölçüde gidermiş görünüyor. Başkent Kültür Yolu Festivali’nin beğenilmiş olmasından; hiç bir noktasında eleştirilecek bir yeri olmadığı, plan ve uygulamada hiç eksiklik ve hata olmadığı sonucuna ulaşılamaz. Eksikleri görelim ki; gelecekte sanat adına...
Bir Başka Olur Elçilerin Hikâyeleri
Elçiler anlatınca, hikâyeleri öteki meslek erbabının hatıratına benzemez. Elçilerin diplomasi sanatında devlet işlerini dışarılık memleketlerde takip etmesi binbir tuzak, fırıldak, tehlike ve pusu, uyanıklık ve zekâ oyunları gerektirdiğinden elbette heyecan vericidir. Üstelik elçi dediğin yabancı ülkeleri gezmeye çıkmış Evliya Çelebi’den farklı değildir. Eğer ustaca naklediyorsa, diplomatını dinle seyahatini ona göre düzenle! Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin 1720’de...
Yener Orkunoğlu ile Hegel Üzerine
Yener Orkunoğlu, Darmstadt Üniversitesi Ekonomi-Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde okuduktan sonra aynı üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Halen aynı üniversitede çalışmakta olan Orkunoğlu, birçok gazete, dergi ve internet sitesinde siyasal ve toplumsal içerikli yazılar yazıyor. Orkunoğlu’nun Bilim ve Gelecek, Hayat ve Sanat, Dönüşüm, Müdahale, İnsancıl gibi dergilerde uzun araştırma yazıları yayımlandı. Yurtdışında günlük gazete olarak yayımlanan...
Medea söyleni: Francisco Goya’da karanlık romantizm ve suçun erotize edilmesi
Bana sorarsınız, Atinalılık kültü mizojini bir ruh üzerine kurula geldi. Atinalı olmak, barbarlara eş olmamaktan ve kadınlara benzememekten geçiyordu. Örneğin, bilgelik tanrıçası Athena, Zeus’un kafasından doğdu. Herkül de çıldırıp ailesini doğradı, ancak ona gösterilen hoşgörü Medea’ya gösterilmedi. Mesela, Atina milliyetçiliğine destek olan en önemli söylenlerden biri, ilk kralları olan Erikhthonios’un, Atina’nın kendi toprağından doğuşunu anlatan...
BİR ÖLÜM ŞARKISI MIRILDANMAK
Yaslı mıyım? Hayır! Sonsuz kere hayır! Hiç siz gördünüz mü, her an ölürken yas tutulduğunu? Cesaret istiyormuş bazı şeyler; yaşama sıkı sıkıya sarılmak, mücadele etmek, ilerlemek, kazanmak… Peki ya tersi? Bunların hiçbirisini yapamamak? Cesaretsizlik? Okunmaması esamesi cesaretin? Büyük bir özgürlük değil mi? Bütün bunlardan azade olmak… Düşünün; büyük bir krematoryumun önündesiniz. Birazdan mı...
Murat Ka’nın Çoğul Tarihi’nin İzinde
Bugüne dek Varlık, Yeni e, Son Gemi, Ekin Sanat, Galapera Öykü Fanzin, Temrin, Acemi, BroyEski, Edebiyatist, Kahverenkli, Yalnızlar Mektebi, Tetkik Dergi, Poesis Edebiyat gibi dergilerde öykü ve incelemeleriyle yer aldı. Son Gemi öykü seçkisi, “Bir Kaşık Sütlaç, Bir Nefes Tarçın” öykü antolojisinde de öyküleriyle yer alan yazarın Söz Dağının Ardındakiler, Suya Gazel, Hep Uzak, Dehlizler...









