Bin telkin niyetiyle elini omzuna atıp arkadaşına seni ambulansla Mars’a sevk ettireceğim, diyor. Kara mizacı yırtılıp ayrı yere konuyor bu bir anlatıymış gibi Buraya kadar her şey normal diyerek güne başlıyor başhemşire. Her gün. Sonra işinin yolunu tutuyor. Kızı kreşe gidiyor. Oğlan babasında. Ölüler derneği kuruyor bir şair Fizan’dan yolu açıp tanrılara aldırmadan. Daha doğrusuna...
Son Yazılar:
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
Kategori: Manşet
GECENİN GÖZLERİ (ŞİİR)
İnsanlardan ve sorulardan uzakta Kısa bir süre önce, hiç üzülmediler Mutlu anlarında aç ve kokan nefesleri Siyaha boyadıkları kırmızı duvarımız Seni benden alırken zamanla bir Geceler geçer, alma içeri rüzgarı Onlar çekilince Seviştiğim seninle, her bir sonda Merdivenlerinden sarkarken ipleriyle kalbim Sıra gelmiyordu belki ölüme Duyuyorum yolu olan günün ihtimalini Ve bakarak sevdiğin gecenin iktidarını...
GELENEKTEN MODERNLİĞE: 19. YÜZYILDA TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMLERİN BİREYSEL SONUÇLARI
“Peşlerinde kadim ve hürmete şayan önyargılar ve kanaatler silsilesini sürükleyen tüm durgun, donuk ilişkiler silinip süpürülüyor; yeni ortaya çıkan her şey daha kemikleşemeden miadını dolduruyor. Katı olan her şey buharlaşıp gidiyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve en sonunda insanlar hayatlarının gerçek koşullarıyla ve diğer insanlarla ilişkileriyle… yüzleşmeye zorlanıyor.”1 K. Marx – F. Engels Giriş...
GÜNDELİK ANESTEZİNİN ANTİ-TEZİ (ŞİİR)
Bezginliğin yapıtı devasadır: Gaddarlığında çalışkan dünya, şu kımıl kımıl vahşetle dolup taşan arı kovanı, bu yapıtın içinde atan nabızdır. Aslında ne de zordur, hiçbir şey yapmamak: Dakikalar, günler, aylar boyunca. Durakalmak, bulanık bir gölün kıyısında, yıllar boyunca. Çamurlu su yüzeyinde yansımanı bile göremezken. Sonunda kaygan pullu balığa dönüşen yıllar, kayıp gider, avuçlarının arasından. Yaptığın gözünün...
gerdâniye (şiir)
Suphi Ezgi’nin Gerdâniye Saz Semâîsi eşliğinde düşmüyor dilimden sözün kemi karanlık yükseliyor sönmek üzere kalbimin kandili… dinliyorum...
KAPİTALİST SİSTEMİ SORGULAYAN BİR POLİSİYE “CESETLERDEN HALLİCE”
Cesetlerden Hallice Nuray Karadağ’ın ilk romanı, ilk romanı olmasına rağmen başarılı bir roman diyebiliriz. Gerçi Karadağ iki romanını birlikte çıkardı. İkinci romanı Kelle Koltukta. İlk fırsatta Kelle Koltukta romanını da okuyacağım. İsimlerinden anlaşıldığı gibi iki roman da polisiye romanlar. Öncelikle, ne zaman polisiye roman görsem kapitalist sistemi meşrulaştıran bir anlatı olarak düşünürdüm. Önceden okuduğum bazı...
orphic trilogy (şiir)
jean cocteau’ya… 1. le sang d’un poète çünkü eylem ve su kıstırılmıştır damarda ve akan zaman maddenin kanına dönüşür ruhta yıkılışı yığınla benliğin...
KALBİ AĞZINDA (ŞİİR)
Sana denizler biriktirdim Sır dolu aynalar ve gölgeler Yorgun Közde uzun geceler biriktirdim Çıplak Öfkesi terli yalnızlıklar Yalan Yontusu kalabalık taşlar biriktirdim İhaneti yakalayan ellerim Kan revan Uçuşan eteklerinde sesimin Güller, yaseminler biriktirdim Bembeyaz Sana Kalbi ağzında bir kadının Düğümlerini çözdüm Biriktirdiği talan _____ NOT Erkan Karakiraz’ın editörlüğünü yapıp seçtiği eserler, ELEŞTİREL KÜLTÜR internet sitesinin...
Musa Eroğlu ve Gülşen’i yargılamaya hakkımız var mı?
Dini duygular ve kutsal öne sürülerek düşünce ve ifade özgürlüğü kısıtlanabilir mi? Düşünce ve ifadenin bir sınırı olmalı mı? Bu soruları son dönemde medyaya yansıyan iki olay üzerinden tartışmak istiyorum. İlk olay, Gülşen Bayraktar’ın imam hatiplilerle ilgili hiç doğru bulmadığım sözleri diğeri de Musa Eroğlu’nun Hz. Ali ve Alevi dedeleri hakkındaki kabul edilemez sözleri. Şimdi...
SOL-HEGELCİ PERSPEKTİF ODAĞINDA METAFORUN GÜNÜMÜZ TÜRK ŞİİRİNE ETKİLERİ
Daha önce de belirttiğim gibi, ‘metafor’ terimi; eğretileme ve/ya mecaz anlamına gelir. Bu, şiir ve imge tarafından paylaşılan bir ‘endişe’dir. O zaman metafor oluşturma kalitesini artırabilecek olan şiir ve şiir kompozisyonundan elde edilen anlayış ve bilgiler nelerdir? Kısmen bu keşif, şiirin dil ile gerçekleştirmeyi amaçladığı şeyin tanınmasını içerir, çünkü metaforlar dil aracılığıyla dile getirilmelidir. Bu...









