Ah o münekkit! Çok sık hatırlatıyor kendini. Çok sık hatırlıyorum bugünlerde. Müstehzi bakışlarını. Tasvipkâr olmayan… Hem nasıl olsun? Zordu, münevver bir münekkit olmak. İnşa, inşa, inşa… Hep çalış. Kendi üstünde, başkalarında… Çalışılabilir miydi sahi ona göre? Bunu hiç sormamıştım. Hem ortada değil miydi her şey? Tenkitçiler neden azalmıştı? İşine gelince iktidar odaklarından bahseden ülkemiz “sanatçısının”...
Son Yazılar:
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Kategori: Manşet
SALÂH BİRSEL: NESNELERİN İKTİDARINI SÖZEL İRONİYLE PARÇALIYOR
Bu makale, bir simgesel şair olan Salâh Birsel’in şiirlerinde sözlü, durumsal ve dramatik ironiyi ele alıyor. Analiz edilen metinler, 1950’li yıllardan gelmektedir. Birsel, şiirlerinde ironiyi ve yergiyi ustaca kullanırken kimi şiirlerinde espri, yergi ve ironi dozunu alabildiğine yükselterek dilde ve içerikte deneysellik ve mizahı yer yer anlamsızlığa ulaştırır. Böylece toplumcu-gerçekçi şiire yakın durmakla birlikte şiirde...
ÇAĞDAŞ SANATI ANLAMAK
20. yüzyılda teknolojinin gelişmesi ve sanatın değişime uğraması ile yeni teknikler, malzemeler ve yeni akımlar oluşmuştur. Dolayısıyla sanat farklı biçimlerle karşımıza çıkmaya başlamıştır. Teknolojinin gelişmesi ile sanatçılar kendilerini daha özgür ifade edebilmişlerdir. Ekspresyonizm, Kübizm, abstre expresyonizm, Op Art, Pop art gibi bu yüzyıla ait pek çok sanat akımları meydana gelmiştir. Bu akımlar, sanatçıların özgürleşmesi ile...
GANİ TÜRK İLE SÖYLEŞİ
“KENDİMİ SİL BAŞTAN YARATMAK İSTİYORUM.” [email protected] Öncelikle yeni çıkan “Yazmak ve Bilinç Akışı” isimli son kitabınla yeni baskısı yapılan “Cennetin Havarileri” isimli ilk kitabın hayırlı olsun… İlk ve son kitaplarını birlikte çıkarmanın hikâyesi nedir? Bu nasıl bir duygu? Teşekkür ederim, var olasın. Evet, ilk eserim ve son eserim birlikte basıldı. Bu arada kitaplarım zamansizdergi.com’daki...
Suç Fiili Olarak Dikizleme
Sudaki yansımasından kendi imgesine çarpılan Narkisos’tan, Borges’in öyküsünde çoğaltma gücü nedeniyle korkulan aynalara, Camera obsuca’dan, Benjamin’in altını çizdiği modern yeniden üretme tekniklerine ve oradan herkesin gözetleyici-kaydedici olduğu günümüzün high-tech kültürüne; uygar insanın tarihi bir çeşit izleme-izlettirme uygarlığı ola gelmiştir. 50. yılında bir gözetleme-gözetleme klasiği olan Michael Powell’ın Pepping Tom filmi üzerinden, insan ruhunun karanlık dehlizlerinden,...
“Vahşi Kent Ormanı”romanı üzerine
“Vahşi Kent Ormanı” romanı biçimselliğiyle, kurgusallığıyla, temalarıyla, metaforlarıyla, psikolojik çözümlemeleriyle, toplumsal yaraları deşme ve çırılçıplak bir şekilde deşifre etme cesaretiyle, törelerin darmadağın ettiği bireylerin savruluş hikâyeleriyle, hayatın ne kadar acımasız olabileceği gerçekliğiyle tam bir edebiyat şölenidir. Dışsal hikâyeler ile içsel hikâyeler iç içedir, bilinç akışı ile iç monolog anlatım teknikleri yan yanadır. Roman, akıcılığı ile...
BİLGİ ÇÖPLÜĞÜ OLMAK YA DA BİLGİCİLİKTEKİ KOFLUK
“İletişim çağı” masalı ile insanlık, karadelik gibi her şeyi kendine çeken bir bilgi çöplüğünün içine çekildi. Her gün milyonlarca “akıllı” telefon, internet, tv kanalıyla dünyaya yayılan denetimsiz sahte ve yalan bilgiler, dört yanımızı kuşatmış durumda. Bu çöplük bilgiler, neredeyse kendi doğamızın, kendi özümüzün düşmanı haline getirdi bizi. Ne tarafa dönsek üstümüze üstümüze gelen bu şişirme,...
BEDRİ BAYKAM İLE UTKU VARLIK’IN KOMET POLEMİĞİ ÜZERİNE
Bizler, “yapmamayı tercih ederim” diyemeyen “gönüllü katılımcılarız…” Keşke 2014 Dünya Kupası öyle olmasaydı! İçime oturmuştu ve unutamadığım bir yazdı o yaz. Tam da 2022 Kupası Katar’da devam ederken… Dönüp dönüp izliyorum hâlâ. Ne yaparsınız? Takıntı haline geliyor bazı şeyler. Ülkemiz kültür-sanatını bir müsilaj gibi kaplamış olan, yol almamızın önündeki büyük engel, intihal de öyle. Yukarıdan...
İLETİŞİM BİLİMLERİNİN TÜRKİYE’DEKİ KURUCUSU ÜNSAL OSKAY HOCA
12 Eylül 1980 faşist darbesi daha henüz olmamıştı. ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden (uluslararası ilişkiler de dahil) yeni mezun olan biri olarak ne yapacağımı bilemiyordum. SBF (Mülkiye) lisansüstü programına girerek askerlik tecili almak ve sonra karar vermek yapılan en yaygın ve akla uygun işti. O arada, hem AİTİA’da (Ankara İktisadi ve Ticari İlimler...
ÇAKMA SANATSEVERLİK
Sanatseverliğin temel olarak sanatı beğenme yanında sanatı koruma fonksiyonun da olduğu oradadır. Gerçekten sanatsever olarak adlandırdıklarımız bilerek veya bilmeyerek sanatı korumanın aksine ona zarar verecek eylemlerde bulunurlarsa onlar sanatsever demeye devam edilmeli mi? Sanat dünyası; sanatla doğrudan bağlantılı, konum ve etkinlik düzeyleri farklı sanatçı, sanatsever, sanat eleştirmeni, sanat öğreticisi, küratör, galeri sahibi, sanat koleksiyoneri, müze...









