Bugün sanatla ilgili konuşmamız gereken meselelerin başında kuşku yok ki merkezin Avrupa’dan Yeni Dünya’ya taşınmasıyla birlikte, özellikle de II. Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan kulvar kaymasının anlamlandırılması geliyor. U-dönüşü de diyebilirdik, fakat bu olguyu ifade etmek üzere hangi kelimeleri seçersek seçelim, Paris’ten New York’a göçle beraber dümenin bambaşka bir rotaya kırıldığı, o rota değişikliğinden beri...
Son Yazılar:
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Kategori: Kritik
Türkiye Sinemasında Karlı Bir Doruk: ‘Ağrı Dağı Efsanesi’
Yönetmen ve yapımcı koltuğunda Memduh Ün’ü, senarist koltuğunda Lütfi Ö. Akad ve Duygu Sağıroğlu ve yine Memduh Ün’ü, oyuncu olarak Hakan Balamir (Ahmet), Fatma Girik (Gülbahar), Hayati Hamzaoğlu (Mahmut Han), Yavuz Selekman (Zindancı Memo), Reha Yurdakul (Demirci Hüso), Hüseyin Peyda (Kervan Şeyhi), İhsan Yüce (Vezir, İsmail Ağa), Nuran Aksoy (Mahmut Han’ın Kızı), Coşkun Göğen (Gülbahar’ın...
HEIDEGGER’İ ELEŞTİRMEK: VARLIĞA VARLIK OLARAK BAKMAK
Heidegger’in hiçbir şekilde orijinal olmayan, daha çok masal ve saçma olan kendi “varlık” öğretisine alan açmak içim tüm felsefe tarihini hemen her bakımdan hiçleştirdiğini görürüz. Neymiş? Varlığa varlık olarak bakıyormuş. Bunu kendisinden önce hiç kimse yapmamış. Kocaman felsefe tarihinde bunu kendisinden önce kimse akıl etmemiş. “Dasein” kavramı da kendisine aitmiş. Kendisinden önce kimse kullanmamış. Sanki...
BEYNİN HÂKİMİYET SERÜVENİ
Soğuk, ancak soğuğu zaman zaman okşayan ılık rüzgarlı bir kış akşamında önceki gün kaybettiği iddianın diyetini ödemek için Meriç bizi akşam yemeğine çıkarıyor. Metroda giderken kendimi yer yer İzmir metrosunun Hilal durağında hissetsem de Almanca anonslar beni kendime getiriyor, buğday yüzlü insanları izlemeye devam ediyorum. Bu esnada Meriç yanımda, eski bir arkadaşıyla telefonda konuşuyor. Neredeyse...
Ekonomik Kriz ve Kapitalizmin Doğası
Sosyal medyada, ekonomik krizi açıklamak ve anlamlandırmak adına, çeşitli videolar dolaşıyor. (*) Bunlar içinden en çok paylaşılanlardan biri, ‘Üreticinin Güçlü Olması’ başlığını taşıyor. (**) Bu, hatalı bir video. Kapitalizmin temel kuralından haberdar bile değil. Bir ürünü 100 değil de 200 adet üretince ürün daha ucuz mu olur? Her zaman değil. Yatırımcı üstünde devlet denetimi...
KAMUSAL YÜZ VE MODERNLİK
Rönesansla birlikte yüze yapılan vurgu arttı. Yüz bedenin diğer kısımlarına oranla ayrıcalıklı bir konum kazanmaya başladı. XVI. yüzyılda yüz ile insanın karakteri, iç dünyası arasında bağlantı kuran yaklaşımlar ortaya çıktı. Bu yüzyılın sonlarına doğru Giovanni Battista Della Porta fizyonomi alanında önemli bir çalışma yayınlayacak, insanların yüz özelliklerinin onlardaki belli davranış biçimlerine karşılık geldiğini ileri...
Boş Kültür Merkezi: Şehrin Alzheimer’a Yakalanma Belirtisi
Boş belgeyi bilgisayarımda açtım. Boşuna olduğunu bilsem de boş bir yazı yazmayacağım. Başlık, iki nokta üst üste: ‘Boş Kültür Merkezi’. Ne yazık ki büyük sanatçı Hieronymus Bosch’a (1450 – 1516) ve Türk Hollanda kardeşliğine adanmış loş bir kültür merkezinden bahsetmeyeceğim. Kulağa tanıdık ve hoş gelen ‘boş’ burada bir kısaltma ya da özel isim değil,...
Kasaplığın Elkitabı: BORIS VIAN
Mekan neydi? Mekan, hikayenin boyutlarından biriydi. Üsküdar’dan Marmaray’a binip, Yenikapı’da aktarma yaparak, Mecidiyeköy istasyonunda inince, Cevahir AVM içindeki Devlet Tiyatroları sahnesine metro tünelleri ve yürüyen merdivenler aracılığıyla, en son dışarısını Üsküdar’da görerek ulaşabiliyorsunuz. Üsküdar’dan sonra, sadece mekanın içindesiniz. Ama bu içlik, içinde kaotik bir kaybolmuşluk da barındırıyor. Salona girip, sahne dekorunu gördüğümde mekanı daha da...
Ataol Behramoğlu’nun Vietnam’ı Üzerine
Vietnam’ı birkaç günlüğüne ziyarete gelen birçok Türkiyeli, memlekete yanlış izlenimlerle dönmekle kalmıyor; bunların bir bölümü bir de gazetelerde kendilerinden emin bir biçimde Vietnam gezi yazıları yazıyor. Bu yazılar genellikle hatalar ve yanlış anlamalarla dolu oluyor. Tipik olarak, genç kuşak yazarlar, yalan ve yanlış bile olsa abartmayı seviyor. Örneğin, yüksek tirajlı gazetelerden birinde, Vietnam’da temel yemeğin...
WALTER BENJAMIN: DUYUMSAL OLMAYAN KARŞILIKLAR
[Bu yazı Margaret Cohen’ın Dindışı Aydınlanma: Walter Benjamin ve Gerçeküstücücü Devrimin Paris’i isimli kitabından alıntılanmıştır.] Türkçeleştiren: Suat Kemal Angı *** Althusser Benjamin’in psikanalitik söyleminin materyalist potansiyelini netleştirmeye katkı yapadursun, bu düşünürler arasındaki önemli farklılıkları basite indirgememek önemlidir. Benjamin ne Marksist teorinin tarihsel tartışmalarını Althusser kadar yakından takip eder, ne de titiz bir Marks okuması ile...









