Yazar ve aktivist Rebecca Solnit, yakın tarihte Türkçeye çevrilen kitabı Karanlıktaki Umut’taki yazılarından birinde, aktivistlerin kendilerine muhalif kesimler ve iktidarlar tarafından “gereksiz ve gülünç” diye nitelendirildiğini; aktivizm ve direnişin aynı kişilerce tehlikeli bulunduğunu belirtmişti. İktidarların oyunlarına çomak sokan, savaşlara, işgallere, sömürgeciliğe ve şiddete karşı harekete geçerken, bunu daha çok dolaylı biçimde ortaya koyan bu “tehlikeli”...
Son Yazılar:
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
Kategori: Kritik
John Steinbeck’in Vietnam Düşmanlığı
John Steinbeck (1902-1968), işçi edebiyatçısı olarak çok sevilir, fakat ömrünün son yıllarındaki Vietnam düşmanlığı pek bilinmez. Steinbeck’in yaşam öyküsü, insana “onurlu yaşamak yetmez, onurlu ölmek de gerekir” dedirtiyor. Bu bilinmezlik, aslında Steinbeck’in Vietnam düşmanlığının yarattığı utanç ve şokla yakından ilişkili. İşçi yazarı, Nobel ödülünü aldıktan sonra, 1966 ve 1967’de savaş muhabiri olarak Vietnam’da bulunur. Steinbeck,...
ÇERNOBİL MUHASEBESİ: GERÇEKLİK BİR KURGUDUR
Hollywood hayal fabrikasının yaratıcı dinamiğini kaybetmesinin üzerinden uzun yıllar geçti. Süper kahraman furyasına bel bağlayan endüstrinin en son ne zaman geniş kitleler nezdinde tartışma yaratacak bir ürün ortaya koyduğunu hatırlamak bile kolay değil artık. Bağımsız sinemanın delifişek enerjisiyle gündem belirlediği zamanların da geride kaldığını söyleyebiliriz rahatlıkla. Kitle kültürünün can damarını oluşturan eğlence endüstrisinin böylesi bir...
Chernobyl: Gerçekler üzerine…
Kısa süre önce HBO-Sky UK’de gösterime giren Chernobyl dizisi, Nisan 1986’da Ukrayna-Belarus sınırı yakınlarındaki bir Sovyet enerji santralinde meydana gelen nükleer felakete ilişkin değerli bir anlatım. Chernobyl’de facia İsveç doğumlu yönetmen Johan Renck ve dizinin yaratıcısı-senaristi Craig Mazin, tesisin nükleer çekirdeğini açan ve SSCB’nin batısında ve Avrupa’da bulunan geniş bölgelere radyoaktif malzeme yayan patlamaya ilişkin korkunç gerçekliği...
Bilim ve İlerlemecilik Üzerine: Bilime Karşı Geleneklerin Diriltilmesine İtiraz
Post-modernizm, neo-liberal ekonomik modelle birlikte, bilim dünyasında da büyük bir tahribat yaptı. Bilim, sanki eleştirel başka bir yol yokmuş gibi pozitivizmle ve ilerlemecilikle eşdeğer sayıldı ve bunlar gözden düştüğüne göre bilim de gözden düşürülmüş oluyordu. Artık bilimler yerine araştırmalar gözdeydi. Madem ki bilimdeki kesinlik ve nesnellik iddiaları rafa kaldırılıyordu, o zaman daha yumuşak olan ‘araştırma’...
AKIŞKAN GÖZETİMİN AHLAKSIZLAŞMASI
AKIŞKAN GÖZETİMİN AHLAKSIZLAŞMASI Sokakta, bir market yahut işyerinde, CCTV1 kameraları gördüğümde, George Orwell’in aynı adlı kitabından uyarlanan “1984” adlı filmde toplumu sürekli izleyen ve ara ara ortaya çıkıp kendini gösteren “Büyük Birader” metaforu zihnimde canlanır ve bir an ‘Büyük Birader bizi burada da gözetliyor’ diye düşünürüm. CCTV teknolojisi ile kendini kısmen görünür kılan gözetim, toplumsal...
Chernobyl: Asıl Hiroşima’ya Bak!
Çernobil, ilgi uyandıran bir dizi dolayısıyla gündemde.(*) Böyle bir dizinin nükleer enerji ve alternatif enerji tartışmalarını tetiklemesini beklerken, olayın Sovyetlerde geçmesi, başka konuları öne çıkarıyor. Kimi kesimlerde, gözü kapalı bir Sovyet düşmanlığı, onun üzerinden Amerikancı liberalizm güzellemesi yapılıyor. “Zaten verimli bir sistem olsaydı, Çernobil olmazdı” gibi çıkarımlar bile var. Kendini feda eden Sovyet işçilerinin kahramanlıkları,...
KİRLİ GERÇEKLER VE KİRLİ GERÇEKÇİLİK
Kirli Gerçekçilik akımını gündemimize taşıyan olay toplumun kirli gerçeklerinden biri olan pedofiliyi işaret ettiği söylenen bir edebi metnin sosyal medyada tartışmaya açılmasıydı. Yazar ve yayıncı tarafından, metnin kirli gerçekçilik akımına bağlı olarak bu şekilde bilinçli olarak kurulduğu ve belli bir düşünsel, sanatsal tutuma yaslandığı türünde açıklamalar yapıldı. Tartışmanın tozu dumanı dağılınca söz konusu kavram da...
Damızlık Kızın Öyküsü Oryantalist bir eser midir?
Margaret Atwood’un kaleme aldığı ‘Damızlık Kızın Öyküsü’ adlı eser, konusu itibariyle kadını merkezine almaktadır. Yazar, kadınların iki ayaklı seks kölesi haline dönüştürüldükleri distopik tarzda yeni bir dünya oluşturur. Batı toplumunun özgür kadınları bir gecede tüm özerkliklerini yitirir ve yaşanan politik değişim sonrası doğurabilen kadınlar ‘Damızlık’ diye nitelendirilerek doğum yapmak için görevlendirilir. Kitap, dikkatle incelendiğinde görülecektir...
Dünyada Kadın-Erkek Uçurumu Kapanıyor mu?
Eğitim, Sağlık, Ekonomi ve Siyaset Göstergeleri Üstüne Notlar Dünyada kadın-erkek uçurumu kapanıyor mu? Çeşitli nedenlerle eleştirel bir mesafeyle ilişkilendiğimiz Dünya Bankası verileri bu soruyu yanıtlamak için yardımcı olabilecek nitelikte (bkz. The Little Data Book on Gender 2019. https://openknowledge.worldbank.org/handle/10986/31689). Dünya genelinde eğitim düzeyi artıyor. Ortalamada cinsiyet temelli eğitim farkı kapanıyor gibi görünüyor, fakat ayrıntılara inilince bunun...









