18.yüzyılda, Aydınlanmaya olan inancın ve bilimin itibarının dorukta olduğu bir çağda Pierre Simon de Laplace’ın söyledikleri hâlâ bir abide gibi duruyor. Tabiî burada genelgeçer bir pozitif anlamdan söz etmek olanaksız, çünkü farklı düşünsel eğilimlere göre belirlenen bir içerik söz konusu. Örneğin gerçekçiler için, yaşadığımız dünyaya ilişkin bildiklerimize ve bileceklerimize güven tazeleyen bu sözler, görecilerle agnostikler...
Son Yazılar:
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Kategori: Kritik
Sanat ve Göç: Zehra Doğan üzerine
Sanatın bir çeşit sağaltım mekanizması olduğu, üretiminden alımlanmasına bir çeşit ruh sağlığına tekabül ettiği, şu ya da bu akımını, üslubunu veya anlayış kriterini savunalım, herhalde sağduyuya sunulduğunda kabul edilebilecek bir önerme. Deliliğin estetik bir edim haline getirilebileceğini bile savunsak, bu en fazla estetize edilmiş bir sayrılık olacaktır, ki genellikle de öyledir: banal bir duyarlılık gösterisine...
Nietzsche Dağı’na tırmanan Heidegger
Felsefe tarihinin en tartışmalı isimlerinden biri olan Martin Heidegger, metafiziği insanın özünü aramak diye yorumladığında, yaşam felsefesine ve varoluşçuluğa doğru dümen kırmıştı. Heidegger’in 1930’lardaki siyasi kafa karışıklığı ve bu bağlamda girdiği karanlık tünel bir tarafa, kendisini varlık ve hiçlik gibi iki ağır konuya kaptırması, Kıta Avrupası felsefesinin yirminci yüzyıldaki rotasını belirleyen gelişmelerdendi. Varlık yapısı incelenerek...
Gençliğin Baştan Çıkma ve Yola Gelme Rehberi Olarak Fesat
“Belki de gerçek eylem niteliğinde pek az şey bulunduğundan olacak, çiftleşmeler, cinayetler, anıtların yapımı, yol açma, bir tiyatro topluluğunun kaçırılması gibi şeyler biter serüven sayılıyor.” (Kitaptan) Paul Nizan (1905-1940)’ın kaleme aldığı Fesat (La Conspiration-Komplo) hakkında yazmaya kitabın yurdumuzdaki yayın hikâyesi ve kitabı okumak noktasında sergilediğim kişisel girişimlerden söz ederek başlayacağım. Türkçe’ye Özdemir İnce tarafından çevrilen...
Bir dilin hatırlatabileceği örtülü tarih
“Bir yerde çınlayan bir beden –bir masadaki bardaklar gibi– bir başka bedenin sallanmasına yol açar ve aniden bütün zemin cam kırıklarıyla kaplanır.” Evren Barış Yavuz,“anlatı” türündeki ikinci kitabı “Kuşlarınsüvarisi” Chiviyazıları yayınevi tarafından raflarda yerini aldı. Kuşlarınsüvarisi, yazarın 90’lardan bu güne yaşadığı ve yer yer daha eski bir tarihle hesaplaştığı otobiyografik bir sayıklama hissiyatı yaratmakla birlikte,...
POLİTİK BİR SÖYLEM OLARAK ARKADAŞ Z. ÖZGER ŞİİRİ: BİR GİRİŞ DENEMESİ
Eski şiir, asırlar boyunca zevkin seçtiği nadir örnekleriyle değil,bütünüyle göz önünde tutulursa, daima bir “kendinin dışında” konuşma, hatta kendi dışında yaşama ameliyesi gibi görünür. Pek az edebiyatta konuşan benliğin bu cinsten ve bu kadar ısrarla kendisini inkâra rastlanır.” Ahmet Hamdi Tanpınar, XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi 1. Şiir-Şair Dünya edebiyatında şiir ve şiir sanatı /...
Meclis: 21’inci Yüzyılda Yeni ‘Prens’i Oluşturmak
“Spinoza’nın dediği gibi, toplumsal bünyenin zorba kellesini uçurmakla yetinirsek, parçalanmış bir toplumun cesediyle baş başa kalırız. Yapmamız gereken, reddin çok ötesine geçen bir projeye girişmek, yeni bir toplumsal beden yaratmaktır. Bizim kaçış çizgilerimiz, çıkışımız kurucu olmalı ve gerçek bir alternatif yaratmalıdır.” (Hardt ve Negri) Ne yapmalı? Nasıl örgütlenmeli? Nasıl bir liderlik yaratmalı? Örgütleri ve kurumları...
“HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK” NEYİN ADIDIR?
Son on yıldan fazla bir süredir sıklıkla anons ettiğimiz isyan fırtınaları hız arttırarak bütün hızıyla devam etmekte. Türkiye’de kopan ilk büyük fırtınanın adı “Gezi isyanı” oldu (2013) ve bir kasırgaya dönüşerek bütün Haziran ayaklanması müddetince bütün hızıyla devam etti. Fransa’daki isyan en gösterişli biçimde Paris’in bir meydanını (Place de la République) işgalle başladı (2016) ve...
AKADEMİYE SÖVGÜ
Yazıya başlamadan önce ne mazisiyle, ne kuruluş amaçları ve saikleriyle ilgili herhangi bir kafa karışıklığı bırakmamak adına Akademi üzerine kısa bir tarihçeyi gözler önüne sermemiz boynumuzun borcu. Akademi, Fransız Devrimiyle beraber sanatı bir disiplin haline getirme çabalarının bir devamı olarak kuruluyor, kurumsallaşıyor. Amacı, derdi, gayesi, sanatın kurallarını doktrine etmek ve sanatın nasıl yapılıp nasıl yapılmayacağıyla...
SYRIZA Döneminin Kapanmasının Ardından Türkiye Solu Özeleştiri Yapıyor mu, Yapacak mı?
Dün itibariyle Yunanistan’da SYRIZA dönemi kapandı. Türkiye’de neredeyse solun tümü, SYRIZA konusunda yanıldı, Ocak 2015’teki seçim zaferini alkışladı. HDP, CHP, ÖDP ve hatta AKP, “Türkiye’nin SYRIZA’sı biziz” yarışına girdi. Yanıldıklarını anladıklarında çok geçti ve hâlâ özeleştiri yapmış değiller. SYRIZA Konusunda Öngörü Sahibi Olanlar: SYRIZA’nın sol bir parti değil, sistemi restore edecek bir parti olduğunu önceden...









