Kapitalizmin şu an iki büyük güncel meselesi var: Birincisi hem ABD, hem Çin hem de Almanya ekonomisinden gelen yavaşlama sinyalleriyle birlikte bir küresel resesyon, yani durgunluk dönemine girilip girilmediği, yani kapitalizmin yeni bir krizle karşı karşıya olup olmadığı sorusu. İkincisi ise ABD ile Çin arasında gelecekte yaşanacak çok daha sıcak bir savaşın ön gösterimleri diyebileceğimiz...
Son Yazılar:
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Kategori: Kritik
MODERNLEŞME, TÜRK ŞİİRİ ve SEKÜLERLEŞME
Önce modernleşme algısı üzerine: Modernleşme, modernizm ve ‘gelenek’, belki de son üç yüzyılda yalnız akademik dünyanın değil toplumun önemli bir kısmının dâhil olduğu en tartışmalı konularından biri oldu. Bunun sebebi ise, modernleşmenin sosyal, politik ve kültürel havzayı içinde taşımasıdır. Her şeye ideolojik bakılması, her şeyin ‘evrenselleştirilmesi’ bu tartışmayı ister istemez güncel kılmaktadır. Oysa ideolojik bakış...
Nazım Hikmet ve Friedrich Nietszche: Dilin Ötesi
Genelde Karl Marx’ın ideolojisini kurduğu modern Komünizm fikriyatının bir neferi ve münevveri olarak görülmekle birlikte, Nazım’ın yaşadığı dönemin Alman felsefesinin kafasını epeyce kurcalayan Friedrich Nietszche konusunda genelde suskun olması acaba neyin belirtisi olarak görülebilir? Şiirsel dil hakimiyetini kurduğunda, Dionysosça bir yaşamla ancak insanlığın özgürlük duygusuna erişebileceğini savlayan Nietszche ile inşacı bir şiiri, şiirin “yapıldığını” savlayan...
Nâzım Hikmet ve Yalçın Küçük
İKİ GENÇ DEVRİMCİNİN ORTAK KADERİ İnsanlar babalarından çok yaşadıkları zamana benzermiş. Edip Cansever “insan yaşadığı yere benzer” demişti “Mendilimde Kan Sesleri”nde… Öyle mi? Ya sanatçı? Yazar? Yazar kuşkusuz yaşadığı zamana benzer. İster istemez onu yansıtır, fakat eğer başarabilirse de onu aşar. Tabii ürettiği yeni sorularla, zamanının kendisine yönelttiği soru ve yanıtları eskitebilirse… Buradaki sorumuz şu:...
Türk Kültür Dünyasının Sureti Haktan Aydınları: Alev Alatlı
AKP önderliğindeki İslamcı camia, iktidarının ilk yıllarında -özellikle 2010 öncesi- “sureti haktan görünmek” ifadesini sık sık kullanırdı. Sağ kesimden olan, mütedeyyin bir karaktere sahip ancak kendilerini desteklemekten uzak gruplar, yeni milli görüşçü kesim için sureti haktan görünenler idi. Tehlikeliydiler çünkü söylem ve dünya görüşleriyle AKP’nin doğrudan hedeflediği kitleyi ikna etme gücüne sahiplerdi. AKP’nin tek başına...
KIRILMA
Yaşadığımız günlerde, felsefe araştırmalarında ortaya çıkan ve netliğini giderek artıran bir sorun var. Söz konusu olan felsefenin bir sorunu mu, yoksa felsefeye ilişkin bir sorun mu, diye bir soru ortaya atarak konuya girmek yerinde olacak. İkisinin aynı şey olduğu söylenebilir ilk ağızda. Oysa bu, kesinlikle doğru değil; en azından ben bunların tümüyle ayrı alanlara gönderme...
Bir merkez bankası soymak: Devrimci bir fikir
Hayır, bir dizi eleştirisi yapmayacağım, kültür endüstrisindeki ve popüler kültür araçlarındaki dönüşümden ya da internetin sinema ve dizi izleme alışkanlıklarını değiştirmesinden, dijital platformlardan da söz etmeyeceğim. Yapacağım şey, basitçe ifade etmek gerekirse, “La Casa de Papel” vesilesiyle para, sermaye ve merkez bankaları hakkında birkaç şey söylemek. Çünkü senaristlerin tercihleri bunu mümkün kılıyor ve bu üçü,...
ENİS BATUR: OPERA’YI KENDİ BAŞINA BIRAKMAK
Genel olarak bilim inceleyeceği nesneyi kurucu birimleriyle görgül bir biçimde önünde bulmak ister. (1) Pozitif bilimlerde incelenecek nesneler; duyularla algılanabilen, mikroskopla gözlenebilen, sosyal olarak istatistikleştirilen fenomenler olarak ortadadır. Oysa soyut kavramlarla uğraşan bilimlerde duyularla algılanamayan nesneleri tözel olarak tanımlamak zorundadır. Genel olarak şiir incelemelerinde kullanılan üç ayrı yöntem biliyoruz: yazınsal, dilbilimsel ve gösterge bilimsel şiirbilimleri.(2)...
Sıradan Kahramanlar Süperlere Karşı: The Boys
Sonunda Süper Kahramanların da maskesi düşecekti. Bekliyorduk ama bu kadar acımasız değil elbette. Son 5 yıldır başta Netflix gibi yapımlarda gördüğümüz, kapitalizme, neo liberal piyasacılığa dönük eleştirileriyle solcu- anarşizan eğilim The Boys adlı dizi de tavan yapmış görünüyor. Evet; ilk sezonu yayınlanan The Boys gerçekten kurduğu dil ile bir “büyü bozumu” yapıyor; tam da Amrika’dan...
CEHENNEMDEN GELEN ÇIĞLIK: C. BUKOWSKİ
“yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden. şimdi yıkıldı duvarlarım, her şeyin kenarları var. ellerine geçirdiler beni-“(1) C.Bukowski’nin 20.yy edebiyat dâhileri ile birlikte anılmasının nedeni; yazdığı eserlerin gücü, edebiyat içindeki tavrı ve en önemlisi de kendi yaşamı içinden söz almasıdır, denebilir. Bukowski, çocukluğundan başlayarak yetişkinliğe ve yazarlık serüvenine değin, çağın birçok yazarından farklı yaşadı.. Bu farklılık içinde...









