Coronavirüs belâsının tüm dünyayı avucunun içine aldığı; bizde de kararsız ve mütereddit önlemlerin gündemde olduğu günlerdeydik. Tüm dünyadan felâket haberleri yankılanıp geliyordu, ama bizim pek ciddiye aldığımız yoktu. Bir önceki yılın sonlarına doğru faaliyete geçip etkinliklerini hızlandıran Yaykoop Kadıköy şubesi 14 Mart cumartesi için bir imza ve söyleşi etkinliği koymuştu. Bu etkinliğin bitiminden sonraki saatlerde...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Kritik
Yazlıkçılar: Bizimkiler’in Sayfiye Deneyimi
Umur Bugay’a, ölüm yıldönümünde saygıyla Uğurtan Sayıner’e geçmiş olsun dileğiyle* Türk sinemasında Ertem Eğilmez ekolü daima konuşulur, referans verilir. Eğilmez, Yeşilçam’ın Yeşilçam olduğu, seyircisini yakalayıp kimliğini bulduğu 60’larda pişen, yönetmenlikten yapımcılığa, filmlere çeşitli açılardan dokunmuş önemli bir sinemacıdır. 1989’da hayatını kaybeden Eğilmez çoğu görüşe göre sinema tarihimizin en komik oyuncu kadrosunu toplamış ve uzun süre...
KEMAL TAHİR’İN ROMANLARINA YAPILIR MI BU?
Kemal Tahir’in ölüm yıldönümü münasebetiyle, 22 Nisan 2019’da Vakıf binasına yaptığım ziyarette; İthaki Yayınları’nın Kemal Tahir Külliyatı’nı yayınlamadaki gradolarını görmek için Bir Mülkiyet Kalesi’yle yanımdaki arkadaşım için de Hür Şehrin İnsanları romanlarını almıştım. Aslında her ikisini de Bilgi Yayınevi’nden ilk çıktıkları 1976 ve 1977’de alıp okumuştum. İthaki Yayınları’nda birinci baskısı 2009’da yayımlanan Bir Mülkiyet...
BİR YAZI YOLCUSU OLARAK FERİT EDGÜ METİNLERİ
Yazı evreninde “minimalist” veya “küçürek” öykü kavramının önem kazanmayı başladığı modernist edebiyat ortamında özellikle yazının rotasını, metnin eksiltilmişliği çerçevesinde kısa ama etkili bir bağlam kazanması dahilinde de ele almamız gerekir. Türk edebiyatında modernist çizginin anlatılan kadar anlatma halindeki farklılık ve özgünlüğü esas aldığı bu noktada kolaylıkla ifade edilebilir. Borges’ten Hasan Ali Toptaş’a kadar birçok modernist...
YANLIŞLAR VE HATALAR POTPURİSİ
NENA ÇALİDİS’İN ANLAYAMADIĞI İSİM… Genellikle kitap eki nedeniyle aldığım Perşembeleri ya da ara sıra topluca baktığım günlerde epeydir Cumhuriyet’te ve ekinde “Nena Çalidis” imzasına rastlıyordum. Bu imza genellikle kültür-sanat haberlerinde ya da bazı yazarlarla röportajlarda yer alıyordu. Bu kez de 26 Şubat 2004 tarihli “Fikret Otyam’la yapıtları üzerine/ Türkiye’ye bir projektör tutmaya çalıştım” başlıklı röportajda...
Hotanto Venüsü’nün Şafağı
Bakmak hiçte masum bir eylem değil ve sanırım hiçte öyle olmadı.. Uygarlık tarihi mülkiyetin tekelleştirilmesi, hiyerarşilerin organizasyonu, toplumların disipline,insanların köle edilmesi yanında insan bedenin de tahakküm altına alınmasının da tarihiydi. Bedene dair tahakkümün merkezinde hep erk’in gözü vardır.Sınıflı/sınırlı toplumlarda kadın erkeklerin gözbebeklerinde büyür, erkeklerin mülkiyetindeki dünyada gözetlene gözetlene büyür; serpilir, bir çocuktan kadına dönüşür- sonsuz...
İKİRCİKLİ BİR İZMİR ÜTOPYASI: DELİBO – II
Delibo incelemesinin ilk bölümünde İzmir’in post-Kemalizm sonrası dönemin sosyal yapısı için çeşitli öneriler içeren ikircikli bir ütopya olarak tanımlamış fakat bu ütopyayı program olarak önüne koyacak solun temsilinin problemli olduğunu belirtmiştik. Şimdi bunun detaylandırmasına girelim. Hangi Sol? Delibo’da, yazarının sol müktesebatı doğrultusunda, “sınıfsız imtiyazsız kaynaşmış bir kitle” olarak sunulmuyor İzmir. Konya-İzmir arasındaki kültür savaşına saplanıp...
Kitapları Yakmanıza Gerek Yok, Çünkü Kimse Okumuyor!
Belki de şöyle başlamalıyım sesli konuşmaya, sistemin hafızaları silmesine gerek yok, kimse düşünmüyor; hatırlamıyor. Ölülerin ardından hep ‘unutmayacağız’ diye haykırılan bu çöl ülkesinde. Ancak bir düşünce çölünde hep ‘unutmayacağız’ diye kendi kendimiz manipüle edilir. Bir avuç insanın ‘unutmayacağız’ amentülerinden fışkıran hüzün, bozuyor dengemi; yön duygum birden yitiyor. Saklı İlk gençliğim, 80’li yılların sonu, 141-142’den...
Kurucu Bir Romanın Yeniden Yorumlanması: Michel Tournier-Pasifik Arafı
Bir Okuma Girişimi/İnsan Kuruluşunun Bir Veçhesi Olarak Roman 1- Tournier, Pasifik Arafı’nda Defoe’nun Crusoe’sini eksen alarak insan varlığının temel meselelerine yeniden bakma ve başka yorumlar getirme imkânlarını araştırır. Bilindiği üzere Defoe’nun Crusoe’si, yeni bir sınıf olarak ortaya çıkan burjuvazinin ve onun önerdiği birey olma biçiminin eğilim ve yönelimlerinin sanat tarafından bitmeyen keşfedilmesinin ilk basamak noktalarından...
ÜTOPYA ÇAĞRISI (Yer-değiştirmek/Göre İş)
Ruhun yüzeydeki görünüşünden hareketle gizli ve zor ulaşılan derinliklerine durmadan ilerleyen psikanalizin sonunda kendi doğal sınırı ve aynı zamandan kendi temelleriyle karşılaşması kaçınılmazdı…artık biyolojik açıdan kavrayabiliyoruz onu… doğum travmasının bütün insanlığın gelişimi açısından muazzam ruhsal sonuçlarını analiz deneyimlerine dayanarak tasarlamayı deniyoruz ilk kez. Bu travmada ruhsal olanın nihai ve somut, biyolojik esasını buluyoruz ve...









