Babil’in Hammurabi kanunlarından Tevratik kültürlere kadar belirleyici olan “göze göz, dişe diş” gibi keskin, katı, kuru ve tavizsizliği çağrıştıran iması ile en eski kuralların Hz. İsa ile yumuşatıldığı, İslam ile dengelenmeye çalışıldığı ve giderek tasavvuf ile toplumsal normların biraz daha eleştiriye tabi tutulduğu söylenebilir. Melâmetîlik/melâmîlik ise tasavvufun salt teori veya zikir içinde kalarak onun gündelik...
Son Yazılar:
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Kategori: Kritik
Geçmişin Gölgesinde Bugünü Anlamak
1930’ların Almanya’sından Bugünün Amerika’sına Otoriterliğe Dair Dersler “Nazi” ve ‘faşist’ kelimeleri bugünlerde çok sık kullanılıyor; çağdaş popülist liderleri tanımlamak ya da biriyle aynı fikirde olmadığınızı belirtmek için ortaya atılıyor. 1930’ların Almanya’sı ile yapılan karşılaştırmalar, içinde yaşadığımız dönemin karmaşıklığına her zaman uymasa da, benzerlikler var. İnsanların otoriter rejim karşısında yapmak zorunda kaldıkları seçimler de bunlar arasında....
SİNEMADA “APTAL SARIŞIN” İMGESİ
1775 yılında Paris’te tiyatro sahnesinde Landry in yazdığı “Les Curiosites de la Foire Saint Germain/ Saint Germain Fuarının Merak Edilenleri” oyunu büyük bir ilgiyle izleniyordu. 12. asırda başlayan Paris’in bu çok ünlü sokak fuarını konu alan tiyatro oyununun büyük ilgi görmesinin, kahkahalarla izlenmesinin nedeni başrol kadın oyuncuydu. Başrol oyuncunun, her sorulan soruya cevap vermeden önce...
Şule Gürbüz: Zamanın İçine Gömülü Ruh
Şule Gürbüz Edebiyatında Çöküntü, Sonsuzluk ve Anlam Arayışı İnsanın kendisiyle kurduğu en büyük yalan, zamanın geçmekte olduğuna inanmaktır. Oysa zaman geçmez, insanın üzerine çöker. Şule Gürbüz’ün eserleri, bu çöküntünün dilini arayan, zamanın içindeki sızıyı dile çevirmeye çalışan metinlerdir. Onun anlatıları, yaşanmış bir hayattan çok, içten içe kırılmış, ancak hâlâ devinimini sürdüren bir bilinç parçasının tekinsiz...
SANATSAL YARATICILIK VE DUYGUDURUM BOZUKLUĞU
Cem Mumcu’nun Sanatsal Yaratıcılık ve Duygudurum Bozukluğu adlı kitabı Okuyanus Yayınlarından çıktı. Birinci ve ikinci basımı Ocak 2025’te yayınlanan kitap Özet, Genel Bilgiler, Yöntem ve Gereç, Bulgular, Tartışma ile Sonuç ve Öneriler bölümlerinden oluşuyor. Cem Mumcu Sunuş bölümünde çalışmanın amacını şöyle özetliyor: “Sanatsal yaratıcılığı olan kişilerin duygudurum dalgalanmaları gösterdikleri gözleminden hareketle, sanatçılarda duygudurum bozukluklarının araştırılması...
DEPREM
Ne yazık ki Türkiye de projelere çok büyük heveslerle başlanır. Sonu gelmez. Yıllarca ABD veya batı dünyası adını verdiğimiz ülkelerde yaşadığımdan ve oralarda projeler gerçekleştiğimden bu değerlendirmeyi rahatça yapabiliyorum. 1999 yılında dünyanın sayılı büyük depremlerinden birini Türkiye’de yaşadığımızda, New York ta olmama rağmen, bir vatandaş sorumluluğuyla ülkeme nasıl bir yardımım olabilir fikrine kapıldım. Benim yapabileceğim...
Titanik Harriet Quimby’nin Rekorunu da Batırdı
Titanik battı. Quimby’nin dünya tarihine geçen uçuşu haber olarak bile gazetelerde yer bulamadı. 15 Nisan 1912 günü batan Titanik gemisinde bulunmayan Harriet Quimby’nin dünya tarihe geçmesi gereken rekoru gemiyle birlikte yok oldu. 1875 yılında Michigan’da doğan Harriet Quimby, 37 yıllık kısa yaşamında yaptığı yeniliklerle dünya tarihe katkıları olan bir kişidir. Küçük yaşlarındayken ailesinin Calfornia’ya taşınmasıyla...
HALKÇI PAMUK PRENSES
Pamuk Prenses’in “kraliçe hep böyle kazanıyor işte: bizi birbirimize düşürerek” diye sitem edip uyarıda bulunması da Pamuk Prenses’teki güncel çağrışımları iyice güçlendiriyor. Sinema tarihinin ilk uzun metraj çizgi filmi olarak canlandırma sineması tarihinde bir dönüm noktası (*) oluşturan Pamuk Prenses ve 7 Cüce’nin (Snow White and the Seven Dwarfs, 1937) 75. yıldönümü vesilesiyle 2012’de Yurt...
VANESSA REDGRAVE: “ÇOK DAHA İYİ OLACAK!”
Vanessa Redgrave, Filistin halklarının kurtuluşu için yaptığı yorumlar ve belgesel filmle, ABD’de anti-semitik kişi olarak ilan edilmiştir. Londra da 30 Ocak soğuk bir kış günüydü. Ona rağmen tiyatro salonu tamamen dolmuştu. Hamlet oynanmaktaydı. Hem de Hamlet’i 20. asrın en büyük tiyatro-sinema oyuncusu seçilen Laurance Olivier oynamaktaydı. Karşısında ise yine bir dev oyuncu vardı: Michael Redgrave....
Sosyolojik Bir Okuma Bağlamında Kişi İsimleri
“Hiç ışık almamış ruhların/ kopyaları hâlinde çoğalıyor nurlu nüfusumuz” (Murathan Mungan) İnsanın, dil yetisini geliştirip içinde bulunduğu çevreyle/türdeşleriyle anlaşabileceği ortak sözcükleri keşfettiğinden beri nesnelere, canlılara ve kişilere isim verilmeye başlanmıştır. Mağara duvarlarına çizilen resimler olayların, durumların ve varlıkların kayda geçirilmesinin yanı sıra isimlendirilemeyen varlıkların görsellerinin resimler aracılığıyla aktarımına işarettir, çok yönlü tartışma içinde bu sadece...









