Lilith, Sümer mitolojisinde yarısı yılan, kanatlı ve baykuş pençeli bir yaratık olarak resmedildi. Sex ve dişilik tanrıçası olarak betimlenen Lilith, günümüzde vamp kadın ve gothic tarzlara esin kaynağı oldu. Sevişirken kimin üstte olacağı mücadelesine indirgenen, sınıfsal bağlamından koparılmış feminizmin grotesk sembolu olarak da kullanıldı. Pseudo-biblik varlık olarak Lilith, alegorik bir anlatım aracılığıyla Eski Ahit’te diablo...
Son Yazılar:
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
ELİF AYDOĞDU AĞATEKİN: KIYIDA, GÖLGELER ve GÜNLÜKLER
İsyankâr Dişli: Dennett, Smolin ve Dostoyevski’nin İzinde Varoluşsal Bir Sentez
Yazar: Josef Kılçıksız
Aki Kaurismäki: “Ve Bulutlar Uzağa Gittiler”
Aki Kaurismäki’nin Ve Bulutlar Uzağa Gittiler adlı filmi Cannes’daki yarışmada ve Locarno’daki Piazza Grande’de yaklaşık on sekiz bin seyircinin önünde görücüye çıktı. Kaurismäki’nin kahramanlarının «karanlık» dünyası, şüphesiz Finli olmayan izleyicileri derinden şaşırttı. Bu film, yapımcısının jest ve araç düzeneklerini, biricik ve ayrıksı sinematografik dilini ve dünyaya bakış açısını tanıma fırsatı sunuyor. Kaurismäki bu filminde, izleyiciyi,...
Bir Damat Ferit
Birinin gülüşü hoşunuza giderse onun iyi biri olduğundan tereddüt etmeyiniz » der Dostoyevski. « Damat Ferit’in » zamane genç kızlarının kalbini feth eden ve onun iyi biri olduğunu ele veren bir gülüşü vardı. Makinistin kestiği film parçalarını yazlık sinemanın arka duvarının dibinden toplayan çocuklardık biz. Birçoğumuz taşra dışındaki dünyayı, sinemada gördü ve onun filmleriyle tanıdı....
Jorge Luis Borges: Arjantin edebiyat Panteonunun ölümsüz tanrısı
Borges Arjantin edebiyat panteonunun ölümsüz tanrılarından biriydi. Yaşadığı çağ, kelimenin tam anlamıyla, aile hafızası ile sınıf arasına, tarihi mitler ve kurgu arasına sıkışmış karakterleri biriktiren bir yüzyıldı. Bu karakterlerin kişiselleştirilmiş temsilleri Borges’in yapıtlarında başarıyla gerçekleşti. Yüzyılın entelektüel kuşağı, Hispanizm savunması etrafında safları sıklaştıra dursun, arka planda ideolojik ve kültürel cephelerin hizalandığı bir süreç yaşanıyordu. Borges,...
Vincent van Gogh’un hâlâ kanayan kulağı
Vincent van Gogh’un adı, bende bir efsane ve renk seli çağrıştırıyor. “Lanetli ressam”, kulağını, sanatçı meslektaşı Gauguin ve kardeşi Theo ile tartıştıktan sonra, bir delilik nöbeti sırasında kesti. Arles kentindeki Sarı Ev’de Fransız meslektaşı Paul Gauguin ile birkaç ay boyunca yaşadı. Gauguin ile yaşadığı çelişkilerin üstüne, yarım kalmış projelerin olumsuz yükü binmiş, bu durum, zaman...
İstanbul’da Kafka’ya rastlamak
Prag’ta yarı erimiş karla kaplı yollardan ağır ağır evine dönen adamın sessiz sessiz ağladığı, ancak son seferlerini yapan, gürültülü banliyö trenleri demir köprüden geçtikten sonra anlaşılabiliyordu. İfritleri ayaklanırdı böyle zamanlarda. Kimisi sonsuza uyumasını, kimisi de sabahlara kadar kendiyle boğuşup bitap düşmesini istiyordu. Karanlık duygular, dünyaya dair en habis şeylerin maskelerini takmışlardı yüzlerine. Bir türlü dünyanın...
Rainer Maria Rilke’de kendilik kaybı, yalnızlık ve ölüm korkusu
Cevabı değil soruyu yaşamayı ilke edinmiş olanlar için… Sınırın geri dönüşsüz olarak aşıldığı, bireysel özneyi ihlal eden, mutlak bir dünya ve zamandan kopuş fenomeni olarak ölüm, Rilke’de kentsel ve anonimdir. Rilke, ölüm temasını, büyüleyici bir şekilde, romanının anlatı sorunu ve parçalı karakteriyle nasıl ilişkilendireceğini çok iyi biliyordu. Kendisini iletişimsel bir dilin dışına yerleştirerek, yaşanmış hayata...
Eugene Delacroix’nın “Özgürlük” Tablosu: Bir başka analiz denemesi
Gerçekçi ve yenilikçi olan bu tablo, gerçekliğin kavramlar aracılığıyla kutsandığını görmeye alışkın eleştirmenler tarafından kıyasıya eleştirile geldi. Halk ayaklanmasının kral yaptığı Louis-Philippe rejimi bile tabloyu halktan uzun yıllar gizlemeye çalıştı. Çünkü, yarı çıplak öncü kadın figürünün muhafazakâr tarihsel kontekst içinde eril ezberleri bozan bir özelliği bulunuyordu. Özgürlük dürtüsünden çıkmış gibi görünen tablonun temel izleği Halk...
“Bozkırkurdu”: Karmaşık Bir Ruhun Biyografisi
Hesse de anlatım, kendi kendine okumanın farklı seviyelerinde, Matruşkayı andıran bir çokkatmanlılık içinde gerçekleşir. Hesse, karakterinin içine, onu giderek ele geçiren korku ve ıstırapları cömertçe boca ederken, kurt ile insan doğası arasında kurulması mümkün tüm analojilere kapı araladı. Hesse’nin hikayeleri, protagonistin çevresindeki toplumla ve egosuyla ilişkisini analiz eden bir monolog şeklinde ilerlerler. Ana konu dışında...
Abdulrazak Gurnah-Elveda Zanzibar: Sürgünün ve İmkânsız Aşkın Masalı
Tanzanyalı yazar Abdul Rezzak Gurnah, “Elveda Zanzibar” adlı romanıyla, birkaç gün önce, Nobel edebiyat ödülüne layık görüldü. 1948’de Zanzibar’da doğan Gurnah’ın gösterişli freskleri andıran yapıtları küçük Parisli yayınevlerinin özverili çalışmaları olmasaydı, belki de gün yüzüne çıkmayacaktı. Elveda Zanzibar da, doğru zamanda veya uygun bir siyasi iklimde yayınlanmamış olması yüzünden edebi önemi gözden kaçırılan bir yapıttı....









