New York’ta Sam Shepard’ın Fool for Love (Aşkın Delisi) oyununu yönetmeye karar verdiğimde, o oyunun Sam Shepard tarafından New York’ta birkaç yıl önce sahneye koyulduğunu ve o oyunu sadece New York’ta kendisi sahnelermiş diye bir kural olduğunu bilmiyordum. Yapımcımla birlikte prodüksüyonun ilk çalışması olan oyuncu seçmelerine başladığımız gün, avukattan Fool for Love’u yapmaya kalktıştığımız için...
Son Yazılar:
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Yazar: Fehmi Gerçeker
CASABLANCA: RICK’S CAFE
İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla, tutsak Avrupa’daki birçok göz umutla, çaresizlikle özgür Amerika’ya yöneldi. Lizbon önemli bir kalkış noktası oldu. Ama herkes doğrudan Lizbon’a gidemediği için uzun ve dolambaçlı bir mülteci rotası çıktı. Paris’ten Marsilya’ya, oradan Akdeniz’i aşıp (Cezayir) Oran’a, oradan da Afrika kıyısı boyunca tren veya otomobille ya da yürüyerek Fransa’nın yönetimindeki Fas’ın Casablanca şehrine...
SUNDANCE KID: ROBERT REDFORD
Telefon etti. Sesi çok üzgündü.” Bir türlü bağlayamıyorum, ne yapsak olmuyor bir sahnenin kurgusu. Rica etsem bir bakabilir misin acaba? Takıldık kaldık kurgu öylece durdu. Filimi bitiremiyorum. George yardımına ihtiyacım var.” dedi. Çaresizliği sesine yansımıştı. “Tamam yarın stüdyoya geliyorum. Öğleden sonra 3 de oradayım” dedim. Aramızda 1400 milden fazla vardı. Ama gitmeliydim, ilk filmini yapanların...
Sinemanın Bağımsız Nefesi: Jim Jarmush
Dünyanın en eski film festivali olan Venedik Film Festivalinin 82. si geçen pazar günü tamamlandı. Gösterimi bitiminde beş dakikaya yakın bir süre ayakta alkışlanan Father Mother Sister Brother filmi en büyük ödül olan Altın Aslan Ödülünü aldı. Elli yıldır senaryosunu kendinin yazdığı ve yönetmeni olduğu toplam sayısı 20’yi geçen filmleri yapan Jim Jarmusch bence sinema...
DÜNYA’YA UFOLARI TANITAN ADAM: HANS HOLZER
New York’ta yaşamaya başladığımda, en çok dikkatimi çeken konulardan biri UFO’lardı. Hangi kitapçıya gitsem bu konuda kitaplar bulunuyordu. Arada bir TV’lerde bu konuda detaylı haberler, özel programlar yer alıyordu. Devamlı olarak bilmediğim konuları öğrenmek istememe rağmen, genellikle UFO’larla ilgili konuları öğrenme arzusu duymuyordum. Bir gün Prof. Dr. Hans Holzer’le tanıştım. Viyana doğumlu olan Hans Holzer...
GİTTİ, ÖLDÜRÜLDÜ; TROÇKİ
Senin bir mayıslarını gördük Uğultularla duyduk Kocaman bir çam gibi haykıran Troçki’yi Nazım’ın şiirindeki Troçki, dünya tarihini değiştirecek bir kişiydi. 1917 Bolşevik devrimini Stalin’le gerçekleştiren bu kişi, 1929 yılında Rusya’dan Stalin tarafından atıldı. Bütün ülkeler kendisini kabul etmezken. Atatürk’ün yeni kurduğu Türkiye Cumhuriyeti onu kabul etti. Sürgünde yaşadığı 11 yılın en uzun dönemi olan dört buçuk yılını Türkiye’de...
Miles Davis ile Bir New York Gecesi
Amerika’ya gidince, öncelikle en çok bilgi edinmek istediğim iki konu vardı: Caz ve 1929’daki Büyük Ekonomik Kriz. Bu konuları en detaylı biçimde bir belgesel film yaparak öğrenebilirdim. Ben de Amerika’daki ilk belgeselim olan, Jazz and Great Depression’ı yapmaya başladım. Caza ilgim çok eskilerde başlamıştı. Amerika ise cazın merkeziydi.1929’daki New York borsasının çöküşü ise başta ABD’de...
VAN GOGH’UN 90. ÖLÜM YILI: MÜŞFİK KENTER’İN NEW YORK MACERASI
New York’taki Türk toplumunun bazı kişileri; New York tarihinde ilk defa bizim oyunun oynandığı aynı gece, aynı saatte bedava bir yemek verdi. Amaçları Müşfik Kenter gibi bir sanatçının oyun sunmasını sabote etmekti. 13 yıl evvel 15 Ağustos tarihinde yaşama gözlerini kapayan Müşfik Kenter bence Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi tiyatro ve sinema oyuncusudur. New York’ta...
İşte Çekiç: Aki Kaurismäki
Bertolt Brecht’in sanat, gerçeğe tutulan bir ayna değil, onu şekillendiren bir çekiçtir. Sözünü tam anlamıyla gerçekleştiren bir film yapımcısı olan Aki Kaurismäki gerektiği kadar tanınmamaktadır. Uluslararası festivallerde ödüller kazanan 39 tanesini yönettiği 49 filmin yapımcısı Finlandiyalı Aki Kaurismaki’nin filmlerindeki başrol karakterler: çöp toplama kamyonunda çalışan temizlik işçisi adam, markette çalışan kasiyer kız, madenlerde çalışan maden...
HOLLYWOOD KAÇAĞI; JOHN BERRY ve KAYSERİLİ MUHBİR ELIA KAZAN
Mutfaktaki geniş masada eşim Gladsy ile kahvaltımızı ediyorduk. “Kahvaltı çok önemlidir” derdi eşim. Ben sabah koşusundan gelmiş duşumu yapmıştım, o gün evde olacağımdan eşofmanlarım üstümdeydi. Eşim yumurta çırpmış yanına bacon kızartmaktaydı. Kaptaki kahvemin yarısını içmiştim. Kahve fincanım özeldi. O zamanlar kahve kapları yeni çıkmıştı. Paramount Stüdyosu’da üzerinde stüdyonun logoso olan bu kahve kabından özel olarak yaptırmıştı....









