Gel birlikte tutalım bu yası bu yük bana çok ağır bıktım bir başına körebe oynamaktan gözler kapalı kulaklar sağır Çekemedim denizin dibine attığım ağları düşündüm durdum ben niye bir harabeyim niye deviriyorum sıra sıra dağları her şeyim vardı oysa: devrim, aşk, telaş devrik bir sandal yosun tutmuş taş ne zaman başladı bilmiyorum ruhumdaki sıtma neden...
Son Yazılar:
Soğuk Yazgı (Şiir)
Biraz Daha Ev Biraz Daha Sevgili (Şiir)
yüzleşerek (şiir)
Büyük Çiftlik Sahibinin Kızı (Şiir)
bozuk gül (şiir)
Gökalp’lerin Gülsün’e Limon Çiçeği Kolonyası Şiiri
Aşk Üşümesin (Şiir)
otopsi (şiir)
kendimi kazdığım derin (şiir)
Günümüz Profesyonel Matematiğinin Sonu Üzerine
“Bakışın Nesnesi” Akademililer Sanat Galerisi’nde
Alain Badiou: Başka Bir Dünya İmkânının Savunusu, Felsefenin Yeniden Çağrısı
Hukuksal Emperyalizm: Geç Emperyalizmde Uluslararası Hukuk ve Bağımlılık
Yapay Zekânız Pek Güzelmiş de Mülkiyeti Kimde?
CEP TELEFONLARI SANATI NASIL DÖNÜŞTÜRDÜ?
THOMAS BALKENHOL: “BİR FİLMİN KURGUSUNU YAPACAK KİŞİ, SENARYOYA BAKAN İKİNCİ KİŞİ OLMALI.”
KİTSCH, İRONİ VE POSTMODERNİZM: JEFF KOONS
ŽİŽEK’İN YAMUK BAKIŞI VE HAKİKATİN KARANLIK YÜZÜ
Anne Carson ile Şiir Üzerine
Ana Sayfa
Barış Yıldırım
