“Beria” adlı romanınız bir mülteci sorunundan yola çıksa da hem karakterleri hem de olay örgüsü açısından oldukça zengin. Katmanları olan bir öykülemeyi paralel kurgu olarak sunmuşsunuz. Bu yazım şekli üzerine neler söylemek istersiniz? Beria’dan önce işleyeceğim temanın trajik olmasına karar vermiştim. Dramatik bir roman olacaktı. O dönemde polisiye öykülere rehberlik edecek notlar almaya başlamıştım. O...
Son Yazılar:
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
İçimdeki Yabancı – Geri Gelmemecesine Yitirdiklerimizden Baki Kalan Anılarımız
Yılmaz Kömürcü “Büyük Yalnızlık”la Geri Döndü
Çağdaş Sanatta Akışkan Form
Göz, Dil ve Sözcükler
Fotoğraf ve Felsefe
TOZAN ALKAN’IN ŞİİRİNDE HAFIZA, SİYASET, DİL VE KAYBEDENLERİN TARİHİ
Bozlu Art sonbaharı “Wabi-sabi” başlıklı yeni sergisiyle karşılıyor!
Asmalımescit-Tepebaşı-Şişhane Hattı: Bir Sanat Coğrafyasının 1990 Sonrası Dönüşümü
Çizginin Öteki Yüzü: Ressam Güngör Kabakçıoğlu
TRANSENDENTAL LOGOS/ VACH
Moksvin (Öykü)
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Ana Sayfa
Avni Sarper
