Kadir İnanır’a geçmiş olsun dileğiyle Türk sinemasının maddi ve manevi giderek içe kapandığı, fabrikasyon arabesk filmlerin ötesinde; geniş kesimlere seslenen güldürülerin, aile melodramlarının, avantürlerin gerileyip orta sınıf katmanında alıcısını arayan yeni bir dilin geliştiği 80’ler ikinci yarısında üç tip yerli filmin daha evvel olmadığı kadar çok arz edildiğini görürüz. Aydın/sanatçı sorunlarını işleyen ve umutsuzu, bocalayanı...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Ana Sayfa
Atıf Yılmaz
Etiket: Atıf Yılmaz
Aaahh Belinda: Seksenlerin sonunda, Doksanların Başında Çocuk Olmak
Burçak Çerezcioğlu’na 1986’da Atıf Yılmaz tarafından çekilen filmi 90’ların ilk yarısında televizyondan izlemiştim. O dönem Camdan Kalp (1990) ve Türkan Şoray’ın başrol oynadığı Şahmaran (1993) filmleriyle ile birlikte izleyip etkilendiğim fantastik içerikli filmlerin başında geliyordu Aaaahh Belinda. Onu, adı geçen diğer filmlerden ayıran tarafı fantazyanın olay örgüsünde kullanımıydı. Şahmaran, hikâyesiyle açık bir masalsı destansı havayı...

