2002’de çektiği Hollywood Ending filminde izleyiciyle dalgasını geçmiş, sektörün ezber kalıplarını bir bakıma teşhir etmişti Seksen yaşını geride bırakmasına rağmen setlerden ayağını hiç çekmeyen Woody Allen, ununu eleyip eleğini her defasında gözümüze sokmayı başarıyor. Nasıl başarıyor? Asıl mesele o… Elek ve un çok değişmiyor: Aşk hikâyeleri, çiftlerin kâh komik kâh buruk deneyimleri, ayrılıp barışmaları, kavuşup...
Son Yazılar:
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Kategori: Manşet
DADAİZM VE ERCÜMEND BEHZAD LAV
Birinci Dünya Savaşı öncesinde Marcel Duchamp ve Francis Picabia gibi isimler yaptıkları girişimlerle o zamana kadar var olan sanat akımlarına ve bu akımlarda oluşturulan eserlere karşı çıkarak dünyada kuralsızlığı ilke edinen bir sanat akımının doğumuna önayak olmuşlardır. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte tarafsız ülke olan İsviçre’ye sığınan Tristan Tzara, Jean Arp, Richard Hülsenbeck, Marcel Janco,...
Çünkü İnsan Mesuliyettir!
Üniversite yıllarımda bir sohbetimizde Attilâ İlhan’a, “şair halktan beslenmelidir değil mi hocam” diye sormuştum. Cevabı kısa, net ve muhteşemdi: “Şiir halktan gelir halka döner. Ancak gelenle giden aynı şey değildir.” Geçtiğimiz günlerde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Araştırmaları ve Uygulama Merkezi’nin açılışı yapıldı. Türk edebiyatı için faydalı çalışmaların yapılacağı bir merkez...
Çin’in Kültürel Biçimlenmeleri: Geçmişler ve Bugün
Çin ve Çinliliğin yeni vizyonları, hepsi birden, emperyaldir, mekânsal hak iddiası taşımaktadır ve sonuçları itibariyle yıkıcıdır. Çinlilik kavramının mekânsal olarak genişlemesi tarihsel farklılıkları Çin fikrinin iç mekânına kadar sokar; ulusal veya uygarlıksal bir alanın eklemlenmesi olarak Çin ideasının, homojen bir kültürle mi yoksa ortak bir kader ile mi tanımlanmış olduğunu sorgular. Çin uygarlığının “geleneksel” sunumu,...
ARİF DİRLİK ÖLDÜ! (MÜ?)
Benim tanık olduğum süre içinde (2003-2017), Arif Dirlik hayatında iki şeyi reddetti: Ölüm makinalarına para ödemeyi ve kanser tedavisi olmayı. Askerlik yapmadığından 1964 yılından beri Türkiye’ye giremiyordu. Kendisine birkaç kez bedelli askerlikten yararlanıp bu sorunu çözebileceğimizi söyledim. Önerimi ret ederek, bana her seferinde, “ben ölüm makinalarına bile bile para ödemem” dedi. Nisan 2017 sonunda Arif...
Arif Dirlik’i okumak…
1 Aralık’ta kaybettiğimiz Arif Dirlik’in anısına… İlk defa ismine, 90’lı yıllarda hızla Türkçeye çevrilen, modernizm-postmodernizm eksenli kitaplardaki dipnotlarda rastladığımı hatırlıyorum. Mutlaka, İngilizce referans bolluğunun arasında, tınısına aşina bir isim olarak dikkatimi çekmiş olmalı. Özellikle de o yıllarda yaygınlaşan Doğu-Batı, oryantalizm, kolonyalizm ve post-yapısalcılığı tartışan önemsediğim yazarların (Wallerstein, T. Eagleton, F. Jameson, P. Anderson ve E....
Yalnızlık’tan Munch’a
Dışavurumculuk akımının en önemli eserlerinden biri olan “Çığlık” bu akımın temel özelliklerini taşır. Fırça darbelerinde ki, akış: bekleme ve sarsıntıların habercisidir. Renk kullanımı ve formların fiziksel olarak çarptırılmasıyla insani duyguların ifade edildiği bir resimdir. Yalnızlık bardak gibidir dolunca taşar. Ama bardağın yalnızlığı ontolojik olarak mümkün olmakla beraber aynı zamanda hiç de mümkün değildir. Kavramsal olarak...
Şener Şen: Köprüden Önce Son Çıkış
Yol Ayrımı baştan sona ‘‘kör göze parmak’’ ilerliyor. Karakterlere derinlemesine inilmiyor. Tüm karakterlerin mazileri Mazhar’ın mazisinde eritilmiş ve o dönüşüp dövüşerek duyguları çözecek, tozu silkeleyecek, burjuva ailenin suçlu geçmişini aydınlatacak. Yavuz Turgul’un son filmi Yol Ayrımı vizyona girdi. Film, özünde Turgul’un, Lumière Kardeşler’in treninden inerek kendi vargeline kürek mahkûmu oluşunu haber veriyor bizlere. Yani Turgul’un...
Borges’e Saygı…
Fernando Savater’e Mektup, Paris 10 aralık 1976 Sevgili dostum, Kasımda Paris’e uğradığınızda, Borges’e saygı kitabı için benden işbirliği yapmamı rica etmiştiniz. İlk tepkim olumsuzdu… ikincisi de öyle. Üniversiteler bunu yapıyorken onu övmek neye yarar? Tanınmış olmanın bahtsızlığı çöktü omuzlarına. Daha iyisini hak ediyordu. Gölgede, farkedilmezlikte yaşamayı, nüans kadar kavranamaz, nüans kadar popülerlikten uzak kalmayı hak...
Mahallenin “kıllı” rövanşı: İvedik
Peki kimdir İvedik? O sanayiide sigortasız çalışan, ürününüzün barkodunu okutan kasiyer pizzayı evimize getiren motokurye, tostumuzu basan lise terk çocuktur, çakma marka giysilerine bakarak çoğu zaman Apaçi deyip küçümsediğimiz. Kısacası İvedik “mahalleye dönüş” mizahının tehlikeli de olabilecek ilk arızalarından biridir. 90’larda Türkiye mizahında oluşan kırılmayı, “bakan” küçük insanın “bakılan” olmaya ve yeni orta sınıfların gözünden...









