Ortaçağın ve Barok dönemin şölenleri, kamusallıktan ciddi anlamda uzaktır. Halk-avam tabakası dışarıda tutulur, onlar kendi aralarında eşek şakaları yapar, asiller enfiye çekip onları uzaktan seyreder. J.Habermas‘dan okursak, zamanla, ¨Turnuvalar, dans ve tiyatro kamusal alanlardan parklara, caddelerden sarayların salonlarına çekilir.¨ Henüz monarkla ve asilzadeyle yüzleşmemiş burjuva ise eğlencesini, sosyal davetlerle kendi evinde yapar. Halk ve monark...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Manşet
İnsanın kendini tamir hikayesi: Askerin Dönüşü
1974 yapımı Zeki Ökten imzalı Askerin Dönüşü’nü ilk izlediğimde aslında 1980’lere sıçrama yapmış, her ne kadar askerden dönen orta sınıf bir adamın iç hesaplaşmasına yaslanmasına çalışmışsa da altında bir aydın bunalımı yattığını düşünmüştüm. Sonra filmin arka planıyla ilgili biraz araştırma yapınca Selim İleri’nin filmin senaryosunu ‘Öldürdüğüm Adam’ isimli bir Macar piyesinden uyarladığını öğrendim. Tabii piyes...
Sanat, Eylemsizlik ve Siyaset (2. kısım)
Sanat, gerektiği takdirde ve bazı durumlarda, aynı zamanda siyasi bir önem kazanabilen, estetik bir tür insan faaliyeti değildir. Sanat kendi başına politiktir; çünkü işlevsiz insanın duyularını ve olağan eylemlerini tasarlayan ve uygulayan bir faaliyettir ve böylece onları yeni olası kullanımlara açar. Yücelik aygıtı, boş tahtın ihtişamında mükemmel monogramını bulur. Amacı, hükümet mekanizmasında kutsallığın nihai gizemini...
Fehim Taştekin ile Rojava üzerine…
Cumhurbaşkanı Erdoğan 10 Haz 2011 tarihinde NTV’de katıldığı programda “Bazı kitaplar vardır ki bombadan daha tesirlidir!” Yargı-polis teşkilatının kitabınızı Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi “bazı kitaplar” kategorisinde gördüklerine delalet mi? Erdoğan haklı. Kitaplar tehlikelidir ama diktatörler için. Aydınlanmaktan korkmayan insanların kitapları bomba olarak görmesi düşünülemez. Benim kitabım bu iktidarın Suriye’de işlediği suçlara değinerek sakıncalı bir alana girdiği...
Jean Baudrillard: Medyaya Güvenebilir Miyiz?
Türkçe Altyazı: Ümid Gurbanov
Phaselis Adağı: Yıkık Kentler Arasında Bir Düş Yolculuğu
“Aslında denizin her anı birbirinden farklıdır. Aynı şeyleri her gün yapıyor gibi gözükse de o, bize görünen hâlidir.(…) Bizim ayırdına varamadığımız sonsuz bir devinim içindedir. “ (Phaselis Adağı, s.377) “Navigare necesse est” “Cesaret vermek için denizde yol almak kaçınılmazdır.” (s.526) Benim için Phaselis Adağı, tüylerimi ürperten soğuk bir denize girmek gibiydi. Kendimi aniden bıraktığımda daha...
Beşir Fuad: Bundan tatlı ölüm tasavvur edemiyorum…
Nihilist kavramı, edebi külliyata ilk kez bu romanla girmiştir. Aşkı, şiiri, gelenekleri reddeder Bazarov; Puşkin’i alaya alır. Bilimsel soğukluktan kastedilen de budur. Tüm duygulanımlardan arınmış, coşkunluğun yerini ölçüye bıraktığı, mesafeli bakış… Mum ışığının cılız aydınlığında, çehresiz siyah canavarlar gibi gölgeler vuruyordu duvara. Nesnelerin gölgeleriydi bunlar; boşlukta sallanır gibi gözüken divit, mürekkep hokkası, kitaplar, karalanmış ve...
Azmin İlmihali: Bruce Lee
Abartılı bir benzetme olacak: Zeki Müren’in sahneye taşıdığı yeniliklere yakın yeniliklerdir Bruce Lee’nin getirdikleri. Mesela dövüş sahnelerini ironiyle renklendirmesi kışkırtıcıdır. Ne vakit bir Bruce Lee filmi izlesem, aklıma Johannes de Silentio’nin şu sözü gelir: Çağımız, yalnızca ticaret dünyasında değil, idealar dünyasında da düzenli bir temizlik harekâtı örgütlemektedir. Hayata bulaştığından bu yana var olma mücadelesi içindeki...
Vefa Saygın Öğütle ile Roy Bhaskar üzerine…
Roy Bhaskar’ın ölüm tarihi 19 Kasım 2014 çok yeni olmakla birlikte Türkçe yazında sanki “hiç yaşamamış” ya da 1900’lerde ölmüş algısı hakim. Sizce neden böyle? Türkiye özelinde kuşkusuz önemli bir gerçeklik payı var. Roy Bhaskar’ın aşama aşama teorik kariyeri entelektüel kamuoyunun gözü önünde cereyan ediyor aslında. İktisat teorisiyle başlayan düşünsel serüven Rom Harré’nin danışmanlığı altında (sosyal) bilim...
NURİ BİLGE CEYLAN NEDEN SUSUYOR?
Arka planının “derin” olduğu bu sessizliğe dair söylenebilecek birkaç şey daha vardır: Yılmaz Güney gibi bir “halk sanatçısı” olmanın, Cannes’da ona benzer pozlar vermekten çok daha fazla anlamı olduğu unutulmuşa benzemektedir. Şu sıralar Antalya’nın neredeyse tüm ilan panolarını bir afiş süslüyor. Karanlık zemini ve Venüs Heykeli olmaktan başka her şeye benzeyen görseliyle ikinci sınıf bir...









