Marksist düşünür Étienne Balibar komünizm ve sosyalizm üzerine tarihsel tartışmaların hattında kapitalizmin krizini ve devrimci radikalizmin imkanlarını tartışıyor.
Son Yazılar:
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
Kategori: Manşet
Eleştirel Çizgi
Halis Dokgöz çiziyor.
Filozof Henri Bergson’un tek ses kaydı: Sanat ne işe yarar?
1936 yılında Henri Bergson ile yapılan bu kayıt, 20. yüzyılın en büyük filozoflarından biri olan Bergson’un elimizde olan tek ses kaydı. İşin ilginç yanı, bu kayıt aslında gerçek mülakatın öncesinde yapılan teknik bir deneme. Bu denemede Bergson, kendisine ait Gülme kitabından sanatın ne işe yaradığına dair bir bölüm seslendiriyor. Çeviri: İlker Kocael Paylaşım için...
REFİK DURBAŞ’IN HATASINDAKİ ISRARI…
Rahmetli şair Refik Durbaş’ı severim. Refik Durbaş şiirini de severim. Son yıllarında “Birgün” gazetesinde yazmaya başladığı haftalık yazılarını da, severek, olabildiğince takip ettim. Zaman zaman facebook sayfalarına aktarıldığında da okumamazlık etmedim. Cumhuriyet dönemi şair, yazar ve edebiyat insanlarımızdan anılar, anektotlar aktarıyordu yazılarında. Bu yazılar “Şiirin Gizli Tarihi” adıyla kitap oldu.(Doğan Kitap, Kasım 2016, 334...
UGO FOSCOLO VE İTALYAN ROMANTİZMİNİN DOĞUŞU
Sen oğlundan bu şiirden başka bir şey alamayacaksın Ey benim anayurdum, kader bize Gözyaşlarından yoksun bir mezar yazmış Ugo Foscolo, “Zakintos’a”, 1897. Avrupa Romantizmi üzerine yapılan değerlendirmelerde İtalyan Romantizmi pek de önemsenen bir alan değildir. Hatta politik ya da felsefi Romantizm konusunda akıllara İtalya’dan pek kimse gelmez. Edebiyatta ise Ugo Foscolo (1778-1827), Giacomo Leopardi (1798-1837)...
Frankenstein: Kahraman mı Yoksa Cani mi?
Bir roman nasıl yanlış okunur? Filmde gördüklerinizi unutun! Frankenstein romanı bir korku romanı mı? Emekçilerle ucube arasındaki benzerlik nedir? Cani olan kim? Bilim adamı Frankenstein mı yoksa ucube mi? Ezberler neden işe yaramaz… “Frankenstein ya da modern Prometheus“1… Birçok insan, Mary Shelley’in Frankenstein kitabını bir korku romanı sanır. Evet, o birazcık korku romanıdır...
Güvenpark, 1978 (Şiir)
Kavga iki hecedir aşk üç harf işte sana epeski bir fotoğraf Ankara, Güvenpark, 1978 polis kaynıyor dört bir taraf asl’olan şeydir, gerisi laf-u güzaf şeydir, iştir, haktır, dirençtir Sırat’ı değil buğdayı sor bize demire ne zaman su verilir bakır nasıl dönüşür galvanize onu sor, gümüş nasıl geçirilir haddeden telkariye nasıl işlenir acı, tehcir...
Géza Radványi: “Avrupa’da Bir Yerde / Valahol Európában” (Türkçe Altyazılı)
Bu haftaki film kuşağımızda hem Macar hem de dünya sineması adına çok önemli bir film var. Yönetmen Géza Radványi’nin 1947 yapımı “Avrupa’da Bir Yerde / Valahol Európában”, 2. Dünya Savaşı sonrası Macar sineması adına büyük bir başarı elde ederken Yeni Gerçekçilik akımı için bir mihenk taşı oldu. Senaryosunu efsanevi film eleştirmeni ve teorisyeni Béla Balázs’ın...
ORHAN VELİ ŞİİRİNDE TOPLUMCULUK
On sene önce böyle bir başlık görsem “Orhan Veli kim toplumculuk kim, toplumcu dediğin Nâzım Hikmet gibi olur, ötesi ıvır zıvırdır, perde gerisinden toplumculuk olmaz” diyerek okumadan geçerdim bu yazıyı. Çünkü Orhan Veli’nin, “Türk şiir sesi”ne bugün hala kapanamayan yaralar açtığını düşünen insanlardan biriyim. İlk gençliğimde, yukarıda değindiğim sebep yüzünden toplumculuğu da kendime yakın...
Sinekler, Tanrılar, Yazarlar: Bir Garip Devridaim
Nemrut ve sinek kıssasını ilk duyduğumda sanırım ortaokuldaydım. 11-12 yaşındayken kendini Tanrı ilan eder bir adamın, burnundan girip beynine doğru ilerleyen bir sinek yüzünden kafasını duvarlara vura vura öldüğünü anlatan bu mesel beni derinden etkilemişti. Sinekleri “avlayıp” küçük şekerleme paketlerinin içine hapsederek gözlemleyen bir çocuk için (sanırım bunu yapmayan çocuk azdır) sineklerin korkunç bir varlık...









