20. yüzyıl Türk edebiyatında korku türünde örneklere çok az rastlanır. Ancak geçen yüzyıl Türk edebiyatının, belirli esinlemeler taşımakla birlikte muhtemelen uyarlama olmayan, oldukça özgün sayılabilecek bir gotik korku romanı var ve bu roman, böyle bir eser çıkarması, ilk duyuşta, şaşkınlık yaratacak bir yazarımızın kaleminden çıkma. Söz konusu eser, popüler melodramatik aşk romanları yazarı Kerime Nadir’in,...
Son Yazılar:
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
Kategori: Manşet
Dada!
Zürih’te 1916 yılında Alman yazar ve düşünür Hugo Ball, I Dünya Savaşı’na muhalif olan bir ekibin bir araya gelip dayanışma içerisinde olacağı Cabaret Voltaire isimli bir mekân açmıştır. Hans Arp, Tristan Tzara, Richard Hüelsenbeck de gruba katılmışlardır. Kabare, Batı uygarlığına karşı çıkmak amacıyla üretilen yapıtları gösteriler ile dünya ilişkilerinin korkusuzca koparılmak istendiği bir eylem alanına...
Gotik Film Üzerine
I St. Denis Kilisesi’nin başrahibi Suger, on ikinci yüzyılın ilk yarısında kilisenin yenilenmesi işini üstlenirken, ortaya çıkan yapının devasa sütunlarıyla, gül pencereleriyle, sivri kemerleriyle ve kaburgalı çapraz tonozlarıyla – hem düşünsel hem de biçimsel anlamıyla – yeni bir mimari üsluba öncülük edeceğini, Chartres, Amiens ya da Notre-Dame gibi dünyaca ünlü katedrallerin inşasında esin kaynağı olacağını,...
BİR AŞIRILIK/lar ROMANI OLARAK GODARD MAKİNESİ
“Bir romancı olarak kendimi her zaman tarihin içinde hissetmişimdir, yani bir yolun ortasında, benden önce gelmiş olanlarla ve belki de (daha az) benden sonra geleceklerle, kendimi diyalog halinde hissetmişimdir. Bir başka birinden değil, hiç kuşkusuz roman tarihinden söz ediyorum ve ondan gördüğüm gibi söz ediyorum: Roman tarihinin Hegel’in insan dışı aklıyla hiçbir ilişkisi yoktur; ne...
enderemiroğlu’na On (X) Gurbet Tespiti
Kabul; kimse başkalarına iyilik yapmadı. İyiliği kötülükle yapanlar çoğunluktaydı. Çokluktaydı. “Yaşasın kötülük!” ve de “Paris’ten almıştım şekerim!” işkencesi yapıldı şu bizim doksanlar kuşağına. Şairler lükse gark olmuştu. Devrin cefasını çekmiş, sefasını sürüyorlardı… O günler bizler, retro masa örtülü kafelerde vakit doldurur, akşamları sidik kokusuyla sarmalanmış rock barlarda içer ve soğuk odalarda illegal sevişirdik. Gün günden...
Nesli Türk’ten “Ritüel” Resimleri Galeri Miz’de
Nesli Türk “Ritüel” 1-29 Kasım 2022 Galeri / Miz, 1 – 29 Kasım 2022 tarihleri arasında genç sanatçı Nesli Türk’ün “Ritüel” isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Beden ve etkileri üzerine çalışmalarıyla tanınan Nesli Türk, son sergisi “Ritüel”de doğanın, buyruğun, şiddetin ve mitlerin izini sürüyor. Formları zorlayan boya sürüşüyle dikkati çeken sanatçının ilk imgesel durağı...
Yemek Yemenin Ekonomi-Politiği: Ölüm Kadar Hakikattir!
Eski çağlarda baharı karşılayan şenlikler hasadın bolluk getirmesi, hayvan sürülerinin hastalıklara yakalanmaması için yapılan tören, adak ve ritüeller ile biçimlenirdi. Tanrıların gazabını uzak tutmak ve onların hoşgörüsü kazanarak bolluğun hasıl olmasını sağlayacak bir pozitif enerji yaratmak amaçlanırdı. Kıtlık tehlikeliydi, o sadece açlık değil aynı zaman da huzursuzluk ve savaş demekti. Onun yanında bolluk imgesi, geçmişte...
BİENALLER VE PARALELLER
Sıradan bir günün akşamında, gün batımına az kala, soluklandığım bankta, on dokuz suları, unutulmuş bir dergiyle birlikte oturduğumu fark ettim. Evirdim, çevirdim. Öteden beri kültür-sanat yazıları ilk göz attıklarımdandır. Küçük puntoyla yazılmış kısa bir yazı gözüme çarptı. … bienaline paralel bir sergi-etkinlik haberi kaleme alınmıştı bir sanat yazarı tarafından. Başka bir yerde, bir başkasından, neredeyse...
İki farklı yazara bakmak: Nezihe Muhuddin ve Peyami Safa
Türk edebiyatı tarihini, Batıcılık ve Modernleşmenin yerlilik ve millilikle karşı karşıya gelip, çatıştığı yer diye tarif etmek yanlış olmaz. Bu çatışmanın orta yerinde ise, iyi ve kötü olarak yapılandırılan kadın imgesi duruyor. Söz konusu imgenin yapılandırılmasında, Peyami Safa (1899-1961) ve Nezihe Muhiddin (1889-1959) ortak bir noktada buluşuyorlar. Her iki yazarın da yollarının üzerinde duran yerlilik,...
Artemisia: Karanlığın Beyaza Hezimeti
¨Ressamlar gölge ve ışıkta bizim göremediğimiz pek çok şeyi görür.¨ Academica adlı eserinde böyle söyleyen Romalı retorik ustası, hatip siyasetçi Cicero’nun ¨Multa vident pictores in umbris et in eminentia, quae nos non videmus!¨ sözünü, şimdi nalburda arasan bulamayacağın eskilerde kalmış Lofça Çivisi ile buraya bir güzel çakalım ki, karanlığa bakarak oradan aydınlığı gören ressamlara dair...









