1 Aralık 2017’de kaybettiğimiz tarihçi Arif Dirlik’i saygıyla anıyoruz. Arif Dirlik’i okumak… ARİF DİRLİK ÖLDÜ! (MÜ?) Çin’in Kültürel Biçimlenmeleri: Geçmişler ve Bugün Arif Dirlik’i Okumak: Global Ekonomi Politik, Radikal Geçmişler ve Türkiye Veysel Batmaz: Arif Dirlik’i Okumak-1 Anlıyor musunuz ne kaybettiğimizi? Arif Dirlik
Son Yazılar:
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Kategori: Manşet
TERRA’YI ANIMSAMAK
Anatolia. Bir kadim ana kara. Anımsadığım bir geçmiş. Terra Toria. Güzel bir şarkı. Helen. Gidecekmiş gibi… Bakış. Sanki göz açıp kapayıncaya kadar, tarih sahnesinden silinivermiş kadim uygarlıklar. Çorak ve kıraç topraklar, uçsuz bucaksız. Kurumakta olan susuz bedenler. Susmuşlar evini tıka basa doldurmuş olan. Yürüyorum. Barbaros Bulvarında. Vedat Örs atölye sergisi için. ‘Terra’ için. Düşünüyorum. Bu...
Bir Kiraz Kuşunun Hikâyesi
Lafın cımbızla seçilip, yedi yüz küsür sayfanın içerisinden çekilip, çıkartılıp birkaç kelimeyle anlatıldığı sanılmasın, nitekim bu Kiraz Kuşu meselesi büyük bir karmaşanın içinden doğup karşımıza çıkmaktadır. Bilakis değerli mimar-akademisyen Alper Ünlü’nün “Uzaktaki Boşluk” isimli eseri cımbızın ucuyla tutulacak kadar ince ve küçük değil, aksine uçurumun kenarından derin bir boşluğa; sonu gelmez, ufuksuz, dev bir su...
MELİH CEVDET ANDAY ŞİİRİ: RADİKAL BİR KOPUŞ DENEMESİ
Anday şiirinin, 1962 sonrası için girdiği özgün kulvarda bildiğimiz ve alışageldiğimiz anlamda şiirden bir kaçış vardır. Dönem şiirinin temsillerinden, dilinden, biçiminden, içeriğinden, imge kurulumundan ve ahenk unsurlarından bir uzaklaşma isteğidir bu. Eskiyi temsil eden dönem şiirinin bir şiirsel modalitesi varsa ki var ona göre, Anday’ın özellikle yeni şiirinde bu yapı unsurlarının tecrit edilmesi, kazara da...
KOCAKARI EDEBİYATINDAN ŞARK GOTİĞİNE
MURAT BAŞEKİM’İN DEMİR ABİ ÖYKÜLERİ VE ANADOLU’DA KORKU Gotik bütünüyle Avrupai bir kavram mı? Gotiği, Anadolu’da arayabilir miyiz, aramalı mıyız? Edebiyatımızda korku arayışı yeni olsa da, unutulmuş geçmişe uzanan tekinsiz dalları, kökleri olduğunu biliyoruz. Murat Başekim, bir dönem kaleme aldığı “DG” adlı öykü kitabında, ancak özellikle “Hayal Et Hikâyeleri” ve “Demir Dövme Öyküleri”nde bu kökleri...
BENİM MEMLEKETLERİM
Ahmet Hamdi Tanpınar Beş Şehir adlı eserinin önsözünde eserin nasıl yazdığını anlatırken mazinin, geçmişin önemini vurgular ve kendimiz olarak yaşayabilmek için geçmişle hesaplaşmaya, anlaşmaya mecbur olduğumuzu söyler. Beş Şehir bir iç hesaplaşmanın sonucunda yazılmıştır. Yazar Anadolu’nun en önemli beş şehrini anlatırken tarihi eserlere baktığında, izlediğinde kulağına gelen kervan sesleri ile Itri’nin, Dede Efendi’nin musikisini hatırlar....
Seramik Heykellerde Bütünleşen İmgeler: Kadın ve Kilitli Gaz Maskeleri
Günsu Saraçoğlu: Akademik kariyeri olan bir seramik sanatçısınız. Bize kısaca kendinizden ve sanatla yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahseder misiniz? Fatih Şimşek: 1986 yılında Ankara’da doğdum. İlk ve orta öğretim yıllarımda sanat alanındaki eğitimimi, resim öğretmeni olan ablam Hülya Şimşek’ten aldım. Kendisi her zaman benim bu yoldaki en büyük destekçim oldu. Aksaray Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nin ardından Anadolu...
Kalbime Yapıştırdığım Bir Magnet (Şiir)
Kalbi, gezegensel mataritmik bir film olarak düşünelim kayıtta. Nehri zeka olarak, nehri patlamak üzereyken yakalayalım koyu sakız balonundan insan bedenleri. Tabii en göz ellerini aralarında iyi ve bir o kadar kötü kayıtlanmış olanları, fethedilmiş hemen hemen doksan santimlik vücutları magnet olarak yapıştıralım kal bin kere yanımda diye kalbine. Atameteor motorların yanmış, küflenmiş ve tekrar cilalanmış...
Rafet Arslan’dan KURGUSAL ÂLEMLER Sergisi
Uygarlığın parlak izleri ve sanat tarihinin birikimi ile gündelik yaşamın sonluluğu ve tüketimle iç içe geçmiş görsel dili karşı karşıya… Şeklen birlikteliği sorgularken aralanmış bir kapı… Sonrası? Rafet tam da bu noktada yalnız bırakıyor izleyiciyi. Tek tek varlıkları mı, yoksa bunlar arasındaki tesadüfi ilişkiyi mi dikkate almalıyız? Her iki durumda da apar topar tahayyül gücüne...
MEDYATİK BİR ELEŞTİRİ ÜSLUBU OLARAK SINIFLAMA: 2000’LER SONRASI ŞİİR
Türkiye’deki şiir eğilimlerini sınıflamaya, bu eğilimleri temsil eden bazı örnekleri (şairleri) saptamaya ve eğilimler arası ilişkileri anlamaya çalışan bu çalışma, özellikle sonuç ürünü gözetildiğinde spekülatif ve provokatif olmaya açıktır. Tartışmaların somutluk kazandığı şiir dosyası, şiir eleştirisinin giderek medya imajlarına teslim olduğu günümüz ortamı içinde şiir medyası-üstü bir çerçeve olarak görülmek yerine almaşık tartışmalara zemin hazırlayan...







![EREN BURHAN, ''fe'' [EREN Burhan'ın kendi işi] Kalbime Yapıştırdığım Bir Magnet (Şiir)](https://ekdergi.com/wp-content/uploads/2022/11/EREN-BURHAN-fe-EREN-Burhanin-kendi-isi.jpg)

