18 Kasım 2021 tarihinde, burada “Bir İzmir Edebiyatı Var Mı?” adında bir yazı yazmıştım. Alt metnin özetinde, temel iddiam şuydu; İzmir, kendi edebiyatının evi olamamış. Nedeni de, şehri bir karakter olarak değil, bir fon olarak kullandığını dile getirmiştim. Bu iddiamı, sarsıcı bir dille yıkan bir roman okudum; Biber Çok Acıymış. Yazarı, Kutlu Işık Kanberoğlu. Tuhaf...
Son Yazılar:
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
Kategori: Manşet
Adalet Nedir? In The Name of The Father
Film kapsamında o dönemin İrlanda’sından bahsedeceğim öncelikle. Belfast, eğitim hakkı az olan bir bölge. Azınlıkta olan kesime çok imkân sağlanmıyor. “Zaten beyaz yaka bir işe sahip olamayacaksın” gibi kalıplar var. Dolayısıyla İrlanda’ya karşı kapsayıcı, eşitlikçi yaklaşmayabilirler. Aynı eşit düzlemde olmayı kabul etmeyebilir. Ancak “iyi bir azınlıksanız” ve “devlete yakın” iseniz bu değişebilir. Belfast iki bölgeye...
YÜZÜCÜLER, MÜLTECİLER, GÖÇLER
Akşam Netflix’de izlediğim “Yüzücüler” filmi son yıllarda ülkemizde de gündemden hiç düşmeyen göç konulu bir film. Gerçek öyküden yola çıkılarak yapılmış bir umut yolculuğunu gözler önüne seren bir film. Sadece savaş nedeniyle ülkelerini terk edip Türkiye’ye gelen Suriyelileri değil, göç hareketleri süreklilik taşıyan Ukraynalı, Afgan ve diğer ülkelerin sığınmacılarını da hatırlatıyor. Göç insanların ezeli sorunu,...
Kara (Öykü)
O bölgede kış ayları çok soğuk geçerdi. Kuru ve soğuk. Yazlar ise kuru ve sıcak. Yıllardır ülkenin güneydoğusunda idim. Çünkü petrol oradaydı. Günlerim, sorumluluğu bana verilmiş olan “atbaşı” petrol pompalarını denetleyerek geçiyordu. Çalışıyor durumda olmalıydılar. Uluslararası dev bir şirket olarak ya kendimizi kandırıyorduk ya da başkalarını. Aynı rezervin üstüne onlarca pompa kuruluyordu. Araştırmalar sonuçsuz çıkıyordu....
Tanat (Öykü)
“Kaymakam eşinin, makam aracıyla işe gelmesinin hukuksal karşılığı nedir?” diye sordum. Kardeşim, telefonun ucunda her zamanki gibi uzun uzun güldü. Yüzünü görmesem de gülüşünden yola çıkarak o anki oturuş pozisyonunu bile tahmin edebiliyorum. Böyle de bir özelliğim var işte: Doğruyu bulmak. Bu özellik çoğu zaman başımı belaya sokuyor. Bela dediğim de küçük hesaplaşmalar, kusumsuz mide...
FREUD’U GÖREN VAR MI? (ŞİİR)
Yanavi’de azgın Zigmond Cümle danışanları Dil kökünden öpüyor Oluk yırtmış bir olçum Hem skrotum hem hortum diye tutturmuş burda Mantar peyliyor kamar, zırıb gibisi var mı Adı ar mı damarın, bisturiyi bozar mı? Enkürabl demiştik Marsilya’dayken buna Deniz suyuna sokar küçültürdük mantarı Arı gibi sokar o da, önüne çıkanı sokar Kendini de kendini de sokar...
Gamze Gökçen ile Sinestezi ve Renkler Üzerine
Günsu Saraçoğlu: Sohbetimize sizi kısaca tanıyarak başlayalım mı? Gamze Gökçen: 1993 İstanbul doğumluyum. Çocukluğumdan beri görsel sanatlara merakım ve yeteneğim vardı. İlk ve ortaokulun ardından Adıgüzel Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü’nden mezun oldum. Resmi olarak resim ve sanat alanındaki eğitimimin temelleri burada atılmış oldu. 2022 yılında da Yeditepe Üniversitesi Plastik Sanatlar ve Resim bölümü Yüksek...
son ah (şiir)
dünya yine aynı güzellikte düş yine alabildiğine sonsuz ve yine herkes kendi dünyasından bakıyor yaşama yaşadığı sınırlar içinde çiziliyor kaderleri. sokaklarda, fabrikalarda insan sesinin olduğu her yerde yaşam sevgisizlikle akmaya devam ediyor yavaş yavaş insan oraya doğru gidiyor. dik yamaçlarda ufku izleyen hayvan sürüleri yükseklerde avını gözetleyen kartallar tarlasını süren, ekinini hasat eden çiftçiler ve...
Yolcuğa davet: Betül Merkan resimleri
Önceleri “Kam” kadındı. Kadın “Kam’lar”, birlikte yaşama zorunluluğu gereği ve kadının doğurganlığı nedeniyle yaşadığı toplumun biyolojik ve tinsel merkezi haline gelmişti. Şamanizm de Umay bir tanrıçadır ve kadınları korur. Şaman kültüründe doğanın sınırı evrenin sınırsızlığı ile komşudur. Böylece tapınak yoktur. Tapınak doğanın kendisidir. Hatta evrenin her hangi bir noktası da tapınak olabilir. Şaman, inanan...
Arabesk Bahçeler (Şiir)
Orhan Koçak için Her şey çabuk unutulur buralarda. Uzun, ama adsız biter ovaların kekeme tarihi. Bir yılkı atının kör menzili olur ömrümüz Kurdun kuşun ağzında, tanrısız ve korkak. Sonrası, arabesk bahçelerde bir oturak cumhuriyetidir! Toz, ter, pasaklı bir güneş ve suikast… Kurdun dişindeki kan emzirir sırtımızdaki darağacını. Yerli ve derin odalarda, yeni barbar Durmadan aklıma...









